Kürt iş dünyası tedirgin

Kürt iş dünyası tedirgin

Türkiye Barış Meclisi, Kürt sorununda ‘müzakere süreci’ ve Kobanê’deki gelişmeleri değerlendirmek üzere Kürt iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Yapılan vurgularda, Diyarbakır’da 6-7 Ekim tarihlerinde yaşanan ve 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylardan duyulan tedirginlik öne çıktı.

Fatih POLAT
İstanbul


Türkiye Barış Meclisi, Kürt sorununda ‘müzakere süreci’ ve Kobanê’deki gelişmeleri değerlendirmek üzere Kürt iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Yapılan vurgularda, Diyarbakır’da 6-7 Ekim tarihlerinde yaşanan ve 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylardan duyulan tedirginlik öne çıktı.
Türkiye büyük burjuvazisinin çatışma süreçlerinin yol açtığı ‘yatırım risklerini’ gerekçe göstererek Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı bölge illerine gitmekte gönülsüz davrandığı biliniyor. Bu günlerde, Kürt burjuvazisinin temsilcilerinin de ciddi tedirginlikler yaşadığı görülüyor.
Elit World Otel’de önceki gün düzenlenen panel tam da bunu gösterdi. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berat Özipek’in yaptığı panelde konuşmacılar arasında Güneydoğu Sanayi ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, Diyarbakır Sanayi ve İş Adamları Derneği Başkanı Burç Baysal ve MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı İsmail Özşanlı yer aldı. Panel, TBM Sözcüsü Hakan Tahmaz’ın yaptığı açılış konuşmasının ardından başladı.
İlk sözü alan Güneydoğu Sanayi ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, çatışmaların bölgeye sermaye gelişini engelleyici bir tedirginlik yarattığını hatırlatarak, ‘müzakere süreci’ ile birlikte bölgede bir yatırım patlaması olmasa da, öncesiyle kıyaslandığında önemli bir aşamaya geçildiğini söyledi.

‘SÜRECE GÜVEN AZALDI’

Bedirhanoğlu, Suriye’deki gelişmelere Türkiye’nin yaklaşım biçimine işaret ederek, orada Kürtlerle çatışan örgütlerin Türkiye tarafından desteklenmesinin, Türkiye’deki ‘müzakere süreci’ne güveni azalttığını anlattı ve ekledi “Ancak yine de Kürt toplumu içinde sürecin devamına da azımsanmayacak bir destek var.”
IŞİD’in Şengal’de Êzidilere yönelik olarak giriştiği katliamları da hatırlatan Bedirhanoğlu, “Uluslararası toplumun bu konudaki duyarlılığı Türkiye’den daha fazlaydı” dedi. Bedirhanoğlu, o süreçte çeşitli bakanlıklarla görüşmeler yaptıklarını ve kendilerine çok sık olarak “49 rehinemiz var, o nedenle aktif tutum alamıyoruz” dendiğini söyledi.
Kürt toplumunda Türkiye’nin IŞİD’i desteklediği algısını olduğunu belirten Bedirhanoğlu, “Hükümetin tutumu bu algının gelişmesine hizmet eden gelişmelerdi” dedi. Kobanê süreciyle birlikte Diyarbakır’da yaşanan ve ölümlerle sonuçlanan olaylar konusunda ise Bedirhanoğlu, “Kürt siyasal hareketi bu şiddeti öngöremedi” değerlendirmesinde bulundu. Bedirhanoğlu, Hatip Dicle’nin bu konuda farklı yapılar arasındaki çatışmaların önlenmesinde pozitif bir rolü olduğuna da özel bir vurgu yaptı.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar ise Kobanê’de Türkiye’nin çok önemli bir fırsatı kaçırdığını ifade etti. Sayar, “Kobanê meselesinde hükümet koridoru 10 gün önce açmış olsaydı çözüm sürecinde korkunç bir güven katardı” dedi. Çözüm sürecini “yüzyılın projesi” diye niteleyen Sayar, her iki tarafın da samimi olduğu görüşünde.
Uygulama noktasında sorunlar olduğunu, bunun da karşılıklı güvensizlikten kaynaklandığını dile getiren Sayar, “Yeni müzakere heyetlerinin oluşması karşılıklı güven yaratacaktır. İzleme ve hakem heyeti bir an önce devreye girmeli. İsmi ne olursa olsun araya girecek bir komisyonun oluşturulması lazım” diye konuştu. Sayar, oluşturulacak hakem heyetinin her iki taraf üzerinde de etki yaratacak bir yetkiye sahip olması gerektiğini de savundu.

‘OLAYLAR BİZİ 2 YIL GERİYE GÖTÜRDÜ’

Sayar, bölgede ekonomik kalkınma ile ‘çözüm süreci’ arasında paralel bir ilişki olduğuna vurgu yaparak, “Çözüm süreci nihai sonuca ulaşmadan ekonomik olarak iyi bir yere de gelemiyoruz. Son 2 yıldır, tam da burada bir Ortadoğu pazarı var derken olaylar oldu. Psikolojik olarak bölge ekonomik olarak zarar gördü. Olaylar, tam karar alma aşamasında olan yatırımcıları kararlarından vazgeçirdi. Yaşanan olaylar bizi 2 yıl geriye götürdü.” şeklinde konuştu.
Diyarbakır Sanayi ve İş Adamları Derneği Başkanı Burç Baysal da, “Kobanê konusunda bir parça duyarlılığı doğru yapabilseydik bu kadar insan ölmezdi” dedi. 6-7 Ekim olaylarında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Gerekirse biz yeniden şehirleri inşa ederiz” sözlerine tepki gösteren Baysal, “Bizim kentimizi değil, sanayimizin gelişmesi için alt yapımızı inşa etsinler” dedi.
MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı İsmail Özşanlı da, Kobanê’de yaşananların bölgedeki Kürtleri etkilediğini anlattı. Özşanlı, Roboskî’de Türk savaş uçaklarının bombalaması sonucu 34 sivil vatandaşın katledilmesine uzun süre hiç yer vermeyen medya organlarının Diyarbakır’da ölümle sonuçlanan olayları döne döne vermesini de eleştirdi.

www.evrensel.net