Anneler: Çocuklarınızı bu kampa gönderin!

Anneler: Çocuklarınızı bu kampa gönderin!

         Yaz aylarının gelmesi, okulların kapanmasıyla birlikte birçok genç evlerine döndü. Kimimiz yazı geçirmek için memleketimize, kimimiz yazın çalışmak için atölyelere, sanayilere işe girdik, kimimiz ise kentte, dört duvar ara

Özlem Temena

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaz aylarının gelmesi, okulların kapanmasıyla birlikte birçok genç evlerine döndü. Kimimiz yazı geçirmek için memleketimize, kimimiz yazın çalışmak için atölyelere, sanayilere işe girdik, kimimiz ise kentte, dört duvar arasında ayların nasıl geçeceğinin derdine düştük. Televizyonlar, gazetelerde tatil reklamları çıkmaya başladı… Hani birinde, herkes üzerine düşeni biliyor ya; anne mobilyaları değiştiriyor, kız çocuğu yaz kreasyonunu seçiyor, oğlan çocuğu pahalı bir elektronik oyuncak (?) sahibi oluyor, baba da kredi kartıyla muhteşem bir tatil ayarlıyor. (Bu arada ailenin kadın fertlerine biçilen rol dikkatimizden kaçmasın: Anne tabii ki evde, kız çocuğu da onun izinde). Onlar, tatil yapmanın sadece tüketerek üretimden uzak, sadece zenginin hakkı olduğunu gözümüzün içine sokadursunlar, bizim alternatifimiz var!

Evet, Evrensel Kültür Merkezi’nin 1998 yılından beri biz gençlerle birlikte düzenlediği kamplar, tatilin sadece tüketmek olmadığını, birlikte üreterek, paylaşarak tatil yapılabileceğini kanıtlıyor. Bu yıl da gelenek bozulmadı. Her yıl farklı bir temayla, kimisi uluslararası düzeyde gerçekleştirilen gençlik yaz kampları, bu yıl Türkiye Gençliğinin Özgürlük Buluşması adı altında “İnsanlığa, Bilime, Doğaya Özgürlük” sloganıyla düzenleniyor. 20-28 Ağustos tarihleri arasında İzmir-Selçuk’ta.

Gençler kamp çalışmalarına aylar öncesinden başlıyor. Kamp alanından, programına, atölyelerinden mutfağına kadar kampın en küçük ayrıntılarıyla kendileri ilgileniyor ve karar veriyorlar. Efes, Allinoi vb. tarihi mekânlara geziler düzenliyor, yerel halkın çevre mücadelesine katılıyor, atölyelerde sorunlarını, çözüm önerilerini, deneyimlerini paylaşıyor, yeni yetenekler kazınıyorlar, gece konserlerinde de eğleniyorlar; hep birlikte. Kamp süresi boyunca yemekten temizliğe kadar kampın tüm sorumluluğunu üzerlerine alan gençler, birlikte üretmenin, birlikte eğlenmenin tadını çıkarıyor. Belki de hayatlarında ilk defa kolektif bir biçimde çalışan gençler, kamptan sonra da bu alışkanlıklarını devam ettiriyor.

Bunu, çocuğunu daha önceki kamplara gönderen anneler söylüyor. Onlarla, kamp hazırlıkları sırasında yürüttüğümüz çalışmalar sırasında görüştük. Kamptan sonra çocuklarında gördükleri olumlu değişimi dergimize anlatan anneler, “Kampın faydasını onlardan çok biz gördük” diyerek, tavsiyede bulunuyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KUMRU POLAT: Benim bir oğlum, bir de kızım var. Bu beşinci kampları olacak. Ben oğlumu ilk kampa zorla gönderdim, ilk zamanlar hiç sıcak bakmıyordu. Kampın ilk günü çok zorlanmış. Daha sonra ise eve gelmek istemedi, diğer kampı iple çekti. Oğlum kampa gitmeden önce evde hiç iş yapmazdı hatta kendi suyunu bile doldurmazdı, orada birlikte iş yapmayı öğrendi. Şimdi sürekli evde bana yardımcı oluyor. Evde sürekli yemek seçerdi, şimdi o alışkanlığı kalmadı. Hatta bir gün kamptayken aradım “Nasılsın” diye, bana dolma doldurduğunu söyledi, çok şaşırdım. Arkadaş çevresi genişledi ve sosyalleşti. Diğer kampın sadece katılımcısı değil örgütleyicisi oldu. Benim önerim anneler çocuklarını kampa göndersinler, yüzde yüz değişiklik oluyor. Paylaşmayı ve kendi işlerini yapmayı öğreniyorlar.

SENEM KAYA: Oğlumla kızımı geçen sene kampa gönderdim, kampın faydasını onlardan çok ben gördüm. Yemek yapmayı öğrendiler. Orada edindikleri alışkanlıkları evde de sürdürdüler. Oğlum kendi kamp parasını çıkarmak için takı yapıp sattı, broşür dağıttı, kendi emeğiyle gitti kampa. Artık tek başına her yere gidiyor, kendine güveni arttı. Türkiye’nin dört bir yanından arkadaşları oldu. Tüm annelere tavsiyem, göndersinler çocuklarını. Kamptaki gençlerin çoğu emekçi ailelerin çocukları, aralarında rekabet yok, birlikte üretiyorlar orada.

EMİNE DENİZER: Benim çocuğum iki kere gitti kampa, bu üçüncü olacak. Sosyal faaliyetlere katılımı arttı, arkadaş çevresi genişledi, evde daha fazla sorumluluk almaya başladı. Değişim sadece evde olmadı; okulunda, derslerinde de gördüm değişikliği. Tek çocuk olduğu için kaprisleri vardı ama şimdi kalmadı. Orada birey olmayı öğreniyorlar, kendilerine güvenleri geliyor. Mesela orada konserler, atölyeler oluyormuş, gelişimleri için çok önemli. Bir kampta Denizlerin arkadaşı Mustafa Yalçıner ve Aydın Çubukçu ile fotoğraf çektirmiş, çok sevindim. İlk gönderdiğimde tedirgindim, ama değişimi görünce içim çok rahatladı. Anneler hiç tedirgin olmasınlar mutlaka göndersinler, sorumluluk versinler.

www.evrensel.net