Eyvah Okullar Tatile Girdi!

Eyvah Okullar Tatile Girdi!

         Büyük şehirlerde, daha güneş yüzünü iyice göstermemişken “tatil” pırıltı görünümlerle erkenden hatırlatır kendini. Mağaza rafları tatil ürünleri ile donatılır, nereye dönsek taksit taksit yaz kampanyalar

Aynur Seyrek

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Büyük şehirlerde, daha güneş yüzünü iyice göstermemişken “tatil” pırıltı görünümlerle erkenden hatırlatır kendini. Mağaza rafları tatil ürünleri ile donatılır, nereye dönsek taksit taksit yaz kampanyaları önümüze sürülür.

Köylerde, Haziran geldi mi, daha paydos zili çalmadan kapanıverir okullar. Mevsimsel işçilik yapanlar, çoluk-çocuk kamyon kasasına doluşur, düşerler yollara. Kentlerde eğitim yılının kapanması seçim sonrasına kaldı ama okullar zaten fiili olarak boşalmıştı. Bütün “S”li sınavlar bitince de çocuklar tümden tatile girmiş oldu.

Biz kadınlar, eğitim gören çocuklarımız varsa, hayatımız boyunca “tatil” sözcüğünü belki en çok “okullar kapandı, çocuklar tatile girdi” cümlesinde kullanırız. Birçoğumuz, ev ekonomisine katkı olsun diye memleketinde sebze kurutmayı, salça ve turşu yapmayı tatil planları içinde değerlendirmek zorunda kalır.

Biz de çıktık sokaklara, “cazip” tatil kampanyalarından yararlanma olanağı olmayan kadınlara “tatil”i sorduk. Tatil röportajı yaptığımız kadınların birçoğu, çocukların bakım sorununu dillendirdi. Yıllık izinlerinden fedakarlık yaparak, tatil için ayırabilecekleri kısıtlı bütçeyi, özel yaz okullarına yatırmak zorunda kalanlar da var aralarında. Hafta sonları ailecek gidilecek pikniklerini tatil niyetine sayan da.

Çocuklara Atölye

“Yaz geldi, dalda kiraz sallanır, çocuklar sokaklara salınır!” demiyoruz. Elbette Belediyelerin yapmak zorunda olduğu işler arasında ücretsiz kreşler ve oyun alanları taleplerimiz hâlâ geçerli ve mücadele etmek zorundayız. Seçim çalışmalarından dolayı ara verdiğimiz ve Emek Partisi Eyüp İlçe binasında sürdürdüğümüz atölye çalışmaları, yazın hafta içi üç gün de olsa devam edecek. Çocuklar için satranç, İngilizce, matematik kursları, yaratıcı drama atölyesi, el sanatları, fotoğrafçılık, yazım atölyeleri, çevre bilinci çalışmalarımız devam edecek. Çocuk el beceri atölyesinde zaman, zaman büyükler de katılacak. İlk atölyemiz olan satranç atölyesi 03 Temmuz’da saat üçte. Atölyelere kayıtları ve daha fazla bilgi için ilçe binasına uğramanız yeterli.

Başlarında bir nefes olsun

 

Ayşe Yılmaz: Özel bir şirkette çay servisi, temizlik işlerini yapıyorum. İki çocuğum var. İlk çocuğum doğduğunda çalışmıyordum. İkinci çocuk doğduğunda masraflarına güç yetiremez oldum. Şirkete girmeden önce de evlere temizliğe gidiyordum. Çocuklarıma bakacak kimse olmadığından üzerlerine kapıyı kilitleyip giderdim. Aklım evde kalırdı, defalarca tehlikeler atlattılar... Kışı ayrı, yazı ayrı bir dert. Eğitim masrafları, servis parası belimizi büküyor. Okullar tatile girince kızımı köye gönderiyorum. Büyükanneleri zaten yaşlı, kendine zor bakacak durumda. Çocuklar orada perişan da olsa, başlarında bir nefes var düşüncesiyle yine de gönderiyorum. Ücretsiz kurslar olsa oralara gönderirdim.

Çocuklar evde köreliyor

Mehtap Yiğitdoğan: Bir kız çocuk annesiyim, çalışmıyorum. Aslında, okullar tatil olunca ya da diğer zamanlarda, çocuk bakım sorunu sadece çalışan annelerin sorunu olarak görülmesini doğru bulmuyorum. Tabii ki çalışan annelerin sıkıntıları daha fazla. Fakat çalışmayan kadınlar da ev işleri, fatura yatırma, pazar alışverişiyle uğraşırken bile çocuklarımızı yanında taşımak zorunda. Bütün bunlar hem bizim hem de çocuklar için eziyete dönüşüyor. Yazın evde çocuklar köreliyor, anneler babalar onlara yetemez oluyor. En çok yaptığımız sokağımızdaki parka gitmek. Yaz tatili yapmak herkes için büyük ihtiyaç, keşke herkes yapabilse. Hafta sonları ancak ailecek yakın yerlere giderek tatil ihtiyacımızı gidermeye çalışıyoruz.

 

Tatil hayal oldu

Devlet ve belediyelerin görevi

Seyhan Çoban: Evliyim, iki çocuğum var. Biri üniversitede diğeri ilkokulda. Bu konuyla ilgili aslında söylenecek o kadar şey var ki... Çalışan anne ve babaların en büyük problemlerinden biri bu. Biz de bu konuda epeyce sıkıntı yaşadık. Çocuklar anneanne ya da babaannede kalmak zorunda kaldı. Kızım mesela uzun süre yemek sorunu yaşadı. Benim dışımda kimsenin elinden yemek istemedi. Deniz ise, onu terk ettiğimizi düşünüp bizimle görüşmek istemedi. Bu manevi boyutu, bir de maddi boyutu var. Eğer bırakacak yer bulamazsanız bir etüt merkezine vermek zorundasınız. Halkevlerinde çocuklar için yaz okulları düzenleniyor, Deniz üç yıldır oraya gidiyor. Sabah bırakıp, akşam altı gibi alıyoruz. Tabii iş yerime yakın olduğu için bu çareyi seçtik. Oysa ki bunu, belediyeler ve devlet üstlenmeli.

 

Yasemin Bektaş: Bir çocuğum var. Çocuğumun bakım sorunlarından dolayı işten ayrılmak zorunda kaldım. Mahallelerde oyun evleri olsa, herkes bunlardan yararlanabilse. Sadece çocukların değil kadınların da kendilerini geliştirecekleri yerler olmalı. Eşim öğretmen, onların ücretsiz ya da düşük ücretle tatil yapabilecekleri yerler olsa, hiç değilse ailecek tatil yapabiliriz. Tatilimizi bir hafta, kıştan rezerve edip on iki taksit yaptırdığımız yerde yapacağız. Geri kalan zaman için Emek Partisi’nin çocuk atölyesine katılmayı düşünüyoruz.

 

 

 

 

 

 

www.evrensel.net