Aileler takipsizlik kararına da kan parasına da tepkili

Aileler takipsizlik kararına da kan parasına da tepkili

Torunlar GYO, asansör faciasında yaşamını yitiren 10 işçinin ailesini parayla susturmak istiyor. Kimi aileler yaşadıkları maddi sıkıntı nedeniyle “kan parasını” kabul ederken, davanın takipçisi olan aileler ise tepkili. Torunlar patronları hakkında verilen takipsizlik kararına da öfkeli olan aileler, “Adalet yerini bulmuyor. Sen 10 tane kişiyi öldür ondan sonra takipsizlik kararı ver” dediler.

Torunlar GYO, asansör faciasında yaşamını yitiren 10 işçinin ailesini parayla susturmak istiyor. Kimi aileler yaşadıkları maddi sıkıntı nedeniyle “kan parasını” kabul ederken, davanın takipçisi olan aileler ise tepkili. Torunlar patronları hakkında verilen takipsizlik kararına da öfkeli olan aileler, “Adalet yerini bulmuyor. Sen 10 tane kişiyi öldür ondan sonra takipsizlik kararı ver” dediler.

Ailelerin ve avukatlarının yaptığı habere göre, davadan vazgeçmeleri karşılığında ailelere 500 ile 700 bin lira arasında para teklif edildi. Torunlar’da yaşanan iş cinayetinde yaşamını yitiren 2 çocuk babası Cengiz Tatoğlu’nun (38) memleketi Zonguldak’ta yaşayan babası Emekli Maden İşçisi Selim Tatoğlu (58), firma avukatının takipsizlik kararından bir gün önce anlaşma talebinde bulunduğunu söyledi. Baba Tatoğlu, “Akşam bayan bir avukat aradı beni. O işyerinin avukatıymış. Bana ‘falanca aile 700 bin liraya anlaştı, anlaşalım’ dedi. Ben ‘Onların paraya ihtiyacı varmış, anlaşmış’ dedim. ‘Aynı durumda sizin oğlunuz olsaydı siz ne yapardınız’ dedim. Yine de görüşmeye çağırdılar. 25 Ekim’e randevu verdiler. ‘Gelirim’ dedim. Ama o gün gidebileceğimi sanmıyorum. Başka işlerim var” diye konuştu.

ADALET YERİNİ BULMADI

Torunlar GYO patronları ve üst düzey yöneticileri hakkında verilen takipsizlik kararına da tepki gösterdi. Oğlunu olaydan sonra güçlükle teşhis edebildiğini hatırlatan Selim Tatoğlu, şunları söyledi: “İş arkadaşları cenazeyi gösterdi. Ben bu değil dedim. Benim oğlumun alnında ve parmağında çizik vardı, ona bakarak tanıdık. Yoksa bulamayacaktık. Yüzleri gözleri toz içinde, ağızları toprak dolmuş vaziyetteydi. Bu kararla adalet yerini bulmadı. Sen 10 kişiyi öldür, sonra takipsizlik kararı çıksın.” Oğlunun mezarı başında dua eden anne Müzeyyen Tatoğlu da (59), “Ben dava açacağım yeniden. Benim çocuğumun cenazesi hamur gibi ezilmiş halde getirildi. Bu çocuklar boşuna mı ezildiler orada? Bu asansörde arıza bulundu. Biz bu kararı kabul etmiyoruz” dedi.

ŞİRKET ‘GÜÇ BİZDE’ DİYOR

Kazada yaşamını yitiren Hıdır Ali Genç’in amcası Hüseyin Genç, en başından bu yana böyle bir teklife müsaade etmediklerini söyledi. Genç Torunlar GYO’nun kan parası teklifiyle “Bizim iktidarla bağımız açık, net. Savcılar, hakimler her şey belli. Bize zaten dokunmazlar. Siz de paranızı alın kesin sesinizi. Gücümüz var bizimle yarışamazsınız” dediğini dile getirdi. “Okula gideni var ekmek alamayanı var” diyen Genç, ekonomik güçlük yaşayan ailelerin anlaşmaya mecbur bırakıldığını ifade etti. Genç takipsizlik kararına karşı sorumluların yargılanması için hukuki olarak ne gerekiyorsa yapacaklarını bildirdi.
Hürriyet gazetesinde yayınlanan haberde de kazada ölen Kartonpiyer Ustası Murat Usta’nın ailesinin avukatı Erdoğan İnan’ın sözlerine yer verildi. 820 bin liralık tazminat davası açtıklarını hatırlatan İnan, firmanın aracılar vasıtasıyla 500 bin TL teklif ettiğini aktardı. Şirketin ailelerin reddedemeyecekleri rakamlarla geldiğini kaydeden İnan, bunu kabul etmediklerini söyledi.

PATRONA CEZASIZLIK POLİTİKASI

Torun Center’da yaşanan iş cinayetinde hayatını kaybeden işçilerden Hıdır Ali Genç’in avukatı Yıldız İmrek, olası kast ile adam öldürmek suçundan dava açılması gerekirken bilinçli taksir haliyle dava açıldığını söyledi.

Ana firma olan Torunlar’ın işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili gereken önlemleri almakla yükümlü olduğunu ancak sadece idari ve teknik personelin sorumlu tutulduğunu belirten İmrek, “Daha önce de aynı inşaatta bir işçi, asansörde bir kazayla yaşamını kaybetmiş. Önceki kazada tutulan tutanaklarda, Bölge Çalışma Müfettişleri ve iş güvenliği uzmanları tarafından belirlenen eksiklikler rapor edilmiş. Rapordaki eksiklikler Torunlar şirketi tarafından bilinmesine rağmen giderilmemiş” dedi.

İşçilerin savcılığa verdiği ifadelerde, “Emre Torun’un asansördeki arızayı bildiği ve şantiye teftişleri sırasında merdivenleri kullandığı” ibaresine dikkat çeken İmrek, “Bilinçli taksir ile verilecek ceza 2-15 yıl olacak. Eğer dava olası kast ile açılmış olsaydı, her bir işçinin ölümü için ayrı ayrı 15-20 yıl ceza verilecekti” dedi. “Mahkemeler, iş cinayetlerine karşı caydırıcı kararlar almak yerine patrona cezasızlık politikası uyguluyor” diyen İmrek, takipsizlik kararına itiraz edeceklerini bildirdi.

ASIL SORUMLU TORUNLAR

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Üyesi Murat Çakır, Torunlar Center Şantiyesinde yaşanan asansör faciasının sorumluluğunun asansör ve taşeronun taşeronu olan şirketlere yıkılmaya çalışıldığını söyledi. “Torunlar İnşaat olayın sorumlusudur. Sorun taşeron çalışma sistemindedir” diyen Çakır, Torunlar İnşaat’ın milyarlarca dolarlık yatırım yapan büyük bir firma olduğunu, hiçbir şekilde taşeron çalıştırmadan kendi asansörünü kurabileceğini ifade etti. İşçilerin yönetimde söz sahibi olmasını istemedikleri için taşeronun taşeronu olan bir çalışma sistemi uygulandığını ifade eden Çakır, Torunlar’ın, hayatını kaybeden 8 işçinin ailesine 4 trilyon kan parası verdiğini hatırlatarak “Torunlar için 4 trilyonun önemli olmadığını gerekirse işçiler ölür mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz” dedi. Davutpaşa, Esenyurt ve OSTİM davalarında da asgari düzeyde cezalar verildiğine dikkat çeken Çakır, “Büyük şirketler, ailelere bir apartman dairesi parası vererek kendilerini kurtarıyor. Ben buna modern kan parası diyorum” dedi. Para kazanmak için işçilerin hayatlarının önemsenmediğini ve ölümlerin cezasız kaldığını ifade eden Çakır, “Aynı durum Soma’da da yaşandı. Alp Gürkan şimdi dışarıda dolaşıyor” dedi.
 
DAHA SOMA’NIN HESABI SORULMADI

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Beyza Metin, “Daha Soma’nın hesabı sorulmadı. Sonra 17 Aralık Yolsuzluk davasının üzeri örtüldü. Şimdi de ana işveren olarak iş yerinde yaşanan her eksiklikten birinci dereceden sorumlu olan Torunlar İnşaat patronlarına takipsizlik kararı verildi” dedi. Yargının verdiği bu kararla, patronların ve taşeron düzeninin yanında olduğunu ifade eden Metin, “İşçi sınıfı ve emek örgütlerinin, işyerlerinden mahkemelere kadar yaşanan bütün haksızlıklara ve emek sömürüsüne karşı, hayatın her alanında işçi aileleriyle birlikte mücadele etmesi gerekiyor” dedi.

YARGI PATRONLARI KORUYOR

Torunlar İnşaat’ın daha fazla kâr için işçilerin yaşamını göz ardı ettiğini ve yargı önünde aklandığını açıklayan Yrd. Doç. Özgür Müftüoğlu, “Sendikalı olan işçiler işten atılıyor, ücreti ödenmediği için eylem yapan işçiler dövülüyor, iş cinayetinde ölen işçiler kusurlu bulunuyor” dedi. Toplumun hukuktan bir beklentisinin kalmadığını ve yargıya güvenin kaybolduğunu ifade eden Müftüoğlu, “Sermayenin doğayı, emeği, insan haklarını rahatça sömürmesine karşı çıkanlar, protesto edenler de polis şiddetiyle baskılanıyor” dedi (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

www.evrensel.net