22 Ekim 2014 11:33

Torunlar'ın avukatı, ölen işçilerin ailelerine 'anlaşma' önermiş

10 işçinin öldüğü asansör faciasıyla ilgili Torunlar GYO'nun sahiplerine açılan davada takipsizlik kararı verilmesi, acılı aileleri bir kez daha yaraladı. Bu arada firma avukatının aileleri arayarak anlaşma talebinde bulunduğu öğrenildi.

Paylaş

Mecidiyeköy’deki Torun Center inşaatında 6 Eylül 2014’te 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör faciasıyla ilgili Torunlar GYO'nun sahiplerine açılan davaya takipsizlik kararı verilmesi, acılı ailelerin tepkisine neden oldu. Asansör kazasında ölen 2 çocuk babası Cengiz Tatoğlu’nun(38) memleketi Zonguldak’ta yaşayan babası Selim Tatoğlu(58), firma avukatının karardan bir gün önce anlaşma talebinde bulunmak üzere kendisini aradığını ileri sürdü. 

Verilen takipsizlik kararını memleketi Zonguldak’ın Beycuma beldesine bağlı Kaleoğlu köyünde öğrenen Selim ve Müzeyyen Tatoğlu çifti, büyük şok yaşadı. Bu kararla adaletin yerini bulmadığını ifade eden maden emeklisi 3 çocuk babası Selim Tatoğlu(58), haklarını aramaya devam edeceklerini kaydetti. 

'BU KARARI KABUL ETMİYORUZ'

Oğlunun mezarı başında dua eden anne Müzeyyen Tatoğlu(59), "Ben dava açacağım yeniden. Benim çocuğumun cenazesi hamur gibi ezilmiş halde getirildi. Bu çocuklar boşuna mı ezildiler orada? Bu asansörde arıza bulundu. Biz bu kararı kabul etmiyoruz." dedi. 

'FİRMANIN AVUKATI ANLAŞALIM DİYE ARADI' İDDİASI 

Maden ocaklarından emekli baba Selim Tatoğlu ise kendisini bir gün önce firmanın avukatının arayarak anlaşma talebinde bulunduğunu iddia etti. Tatoğlu, "Takipsizlik kararı geldiyse biz tekrar mahkeme açarız. Artık hukuk onu nasıl incelemesi gerekiyorsa inceler. Karardan bir gün önce akşam bayan bir avukat aradı beni. O işyerinin avukatıymış. Bana ‘falanca aile 700 bin liraya anlaştı, anlaşalım’ dedi. Ben ‘onların paraya ihtiyacı varmış, anlaşmış’ dedim. 'Aynı durumda sizin oğlunuz olsaydı siz ne yapardınız’ dedim." ifadesini kullandı. 

Oğlunu olaydan sonra güçlükle teşhis edebildiğini hatırlatan Selim Tatoğlu, şunları söyledi: "İş arkadaşları cenazeyi gösterdi. Ben bu değil dedim. Benim oğlumun alnında ve parmağında çizik vardı, ona bakarak tanıdık. Yoksa bulamayacaktık. Yüzleri gözleri toz içinde, ağızları toprak dolmuş vaziyetteydi. Bu kararla adalet yerini bulmadı. Sen 10 kişiyi öldür, sonra takipsizlik kararı çıksın."

CENGİZ BİLGİN'İN BABASI: ŞİRKETLE ANLAŞTIK

Asansör faciasında hayatını kaybeden Cengiz Bilgi’nin Bursa'da yaşayan baba İbrahim Bilgi ise "Oğlum Cengiz Bilgi asansör kazasında vefat etti. Dün ben İstanbul’daydım. Olayın, mahkemenin nereye vardığından haberim yok ama durum bundan ibaret. Biz davamızı açtık, dava sonuçlandı ama artık ne olacağını bilmiyoruz." dedi.

Davaya takipsizlik kararı verilmesini eleştiren İbrahim Bilgi şunları söyledi: "Ben tabi üzüntülüyüm, fakat devlet bunun peşini bırakmayacak. Mağdur edilen kişiler, eğer bir ihmal varsa bunda, Allah onları da nasıl cezalandırır bilmem yani. Biz işi Allah'a bırakıyoruz. Başka diyecek bir şey yok. Bunu değerlendirecek, söyleyecek bir şey yok. Mahkeme, bazı kişilerle ilgili devam ediyor. Hanım hasta, üzüntümüz büyük. Hanım üzüntüsünden hasta oldu. İki üzüntü üst üste geldi. Biz evladımızı kaybetmişiz daha söyleyecek bir şey yok." 

Davanın üzerinin kapanmasının kendilerini derinden üzdüğünü anlatan İbrahim Bilgi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Konusu yoksa bunu ilgililer takip etmesi lazım, benim takip edecek imkanım yok. Davanın üzerinin kapanması üzüyor tabi bizi. Bir dava açılmış, üzeri kapanması, hiçbir şey olmamış gibi bu hepimizi üzüyor yani. Oğlum 7 senedir çalışıyordu. Üç çocuğum vardı, biri gitti iki kaldı. İki kızım var. Ben olay yerini görmedim, bilmiyorum. Söyleyecek bir şey yok. Tek gördüğümüz televizyondaki şeyler." 

Adaletin kusuru olanlara cezasını vermesi gerektiğinin altını çizen İbrahim Bilgi, sözlerini şöyle noktaladı: "Adalet bunların cezasını vermesi lazım. 10 kişi hayatını kaybetmiş, arkada bırakmış 200 ağlayan, üzüntülü insan bırakmış. Bu kolay mesele değil. Şirketle biz anlaştık. Mahkememiz oldu ve dün bitti. Bize bir şeyler verilecek ama onu bilmiyorum artık ne kadar olacak, kesin bir şey konuşmadık. Avukatları ile görüştük ve davanın artık bittiğini, sulh olduğunu söylediler ve kapandı." (CİHAN)

ÖNCEKİ HABER

Sol Açık’tan Êzidilerle dayanışma kampanyası

SONRAKİ HABER

Soma'da maden işçileri tazminat hakkını istiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa