19 Ekim 2014 17:21

Barış sürecinin yol haritası

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) çağrısıyla düzenlenen 2. Demokrasi ve Barış Konferansı’daki 4 çalışma grubunun sonuç raporları oluşturuldu.

Paylaş

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) çağrısıyla düzenlenen 2. Demokrasi ve Barış Konferansı’daki 4 çalışma grubunun sonuç raporları oluşturuldu. Raporlarda AKP hükümetinin barış sürecini “terörle mücadele” diye tanımlamaktan vazgeçmediği, süreci şeffaf ve halkla paylaşarak yürümediği dile getirildi. Ayrıca barış sürecinde pratik adımlara geçilerek, yasal düzenlemelerin yapılması için mesafe alınması gerektiğine dikkat çekildi.
 
Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) çağrısıyla düzenlenen 2. Demokrasi ve Barış Konferansı’nın 1. gününde barış süreciyle ilgili 4 başlık altında çalışma grubu oluşturulmuştu. Gruplar çalışmalarını tamamladı ve sonuç raporlarını oluşturdu.

Barışı Tehdit Eden Bölgesel Etmenler ve Çözüm İmkanları Çalışma Grubu’nun sonuç raporunda AKP’nin barış sürecini “terörle mücadele” olarak tanımladığına dikkat çekilerek, sürecin “çözüm süreci” olarak tanımlanması gerektiğinin atık kaçınılmaz olduğu beriltildi. Ayrıca sürecin şeffafa ilerlemesi için halkların bilgilendirilmesi gerektiğinin altı çizilirken, hak ve özgürlüklerin artık tanınması gerektiği ve yasal güvenceye kavuşması gerektiği ifade edildi.  

‘PKK TERÖR LİSTESİNDEN ÇIKMALI’

AKP’nin Kürt hareketini hedefe koyan tutumlardan vazgeçmesi gerektiği, Rojava’daki Kürtlere yönelik olumlu adımlar atması ve artık çözüm sürecinde masaya oturulan PKK’nin “terör örgütleri” listesinde çıkarılması barış sürecindeki adımlardan biri sayıldı.  IŞID’le PKK’yi bir tutan hükümet yetkilileri söylemlerinin kabul edilemez olduğu kaydedilen raporda, Kürtlerin acil olarak Kürt Ulusal Kongresi’ni toplaması ve IŞİD üzerinden süren politikalar karşısında hızla adım atması gerektiği belirtildi. IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırısına karşı ise uluslararası mahkemelerin harekete geçirilmesi için çalışmaların başlatılması gündeme geldi.

‘BÖLÜNME PARANOYASINA SON’

Barış ve Yeni Siyasal Düzen Çalışma Grubu’nun sonuç raporunda devletin çözüm sürecinde taraflardan biri olmasına rağmen halen savaş aygıtı ve yöntemlerine devam ettiği uyarısında bulunularak,  bunun örneği olarak 7,9 Ekim arasında gerçekleşen Kobane’ye destek eylemlerine polisin ve askerin tutumu gösterildi. Barış sürecinin ilerlemesi için Türkiye halkları üzerindeki “bölünme paranoyası’na son verilmesi gerektiğinin altı çizilen raporda, “tüm bölünmüşlüklere karşı ülkeyi kardeşçe yaşanabilir kılma” şiarının halka duyurulması istendi.

Barışın toplumsallaşması için “demokratik özerklik” vurgusunun yer aldığı raporda, bunun Türkiye’nin her bölgesi için geçerli olduğu ve önek olarak da Rojova’nın yer aldığı ifade edildi. Artık ademi merkeziyetçiliğe geçilmesi ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiği açıklandı.Geçmişle yüzleşmek için yerel ve ulusal düzeyde hakikat komisyonları kurulması önerisi de raporda yer aldı.

GEÇMİŞLE YÜZLEŞME

Onarıcı Barış İçin Toplumsal ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu’nun sonuç raporunda tekçi ve asimilasyoncu devlet politikasına karşı mücadele edilmesi, ayrımcı ve nefret içeren söylemlerle yüzleşilmesi ve farklı kültür, kimlik ve inançların bir arada yaşatılması için irade oluşturulması onarıcı ve kalıcı barış için şart koşuldu. Geçmişteki Ermeni soykırımı, Ezidi halkının yaşamış olduğu katliamlar, Asuri, Süryani halklarına yönelik asimilasyon politikalarıyla yüzleşmenin yanı sıra,  Dersim, Çorum, Maraş, Sivas ve son olarak Gezi katliamları gündeme getirildi.

ÇOĞUNLUKÇULUK VURGUSU

Raporda şu öneriler yer aldı:
-    Demokratik özgürlükçü anayasa yapımı,
-     Köylerinden göçe zorlananların mağduriyetlerinin giderilmesi,
-    Türk, İslam sentezli eğitim sisteminin çoğunlukçu yapıya kavuşturulması,
-    Başta Aleviler olmak üzere çeşitli inanç gruplarına yönelik baskılara son verilmesi ve Diyanet İşleri kurumunun kaldırılması,
-    Kominal iktisadi üretim ve bölüşüm yaşam ilişkisinin hayata geçirilmesi,
-    Ekoloji ve doğanın tahribatına karşı mücadele,
-    Kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddetle mücadele,
-    Başta Aleviler olmak üzere farklı siyasi partilere oy veren gruplara karşı dışlayıcı değil birleştirici dil geliştirilmesi.

‘BÜTÜN EZİLENLER BİR ARADA OLMALI’

Barış Süreci ve Barış Mücadelesinin Sürekliliği İçin Örgütlenme Önerileri atölyesinin sonuç raporunda ise “Müzakereler devletle Kürtler arasında değil, devletle bütün ezilenler arasında süren bir mücadele olduğu gerçeğinden hareketle bütün ezilenlerin ortak duruşu” şiarıyla örgütlenme önerisi ilk madde olarak yer aldı. Barış için yürütülen bütün çalışmaların ortaklaştırılması gerektiği ve bu ortaklamanın koordinasyonu sağlanarak Hakikatleri Araştırma Komisyonu Kurulması gerektiği ifade edildi. Yerel izleme ve dayanışma komitelerinin oluşturulması ve uluslar arası düzeyde de izleme ve denetleme komisyonu kurulması önerildi. Kadınların bu komisyonlarda etkin katılımının sağlanması ve çocukların yaşadığı  savaş mağduriyetinin giderilmesi için de çalışma grubu oluşturulması istendi. Barış sürecinin toplumsallaşması için ise kitle örgütleri, sendikalar, spor kulüpleri, inanç grupları vb. ilişkiye geçilmesi gerektiğinin de altı çizildi. (AnkaraEVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Mısır\'da bombalı saldırı: 6 asker yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

50 bin lira maaş alan Özçelik-İş Başkanı Yunus Değirmenci, 1.8 milyonluk araç aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa