19 Ekim 2014 16:24

Erdoğan, Obama'yla görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile bir telefon görüşmesi yaptı. Dün ABD onayıyla da olsa Kobanê'ye silah yardımına izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan'ın Kabil'den İstanbul'a dönüşü akabinde gerçekleşen görüşmede, IŞİD, Kobanê ve Suriye görüşüldü.

Erdoğan, Obama\'yla görüştü

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile bir telefon görüşmesi yaptı.

Dün ABD onayıyla da olsa Kobanê'ye silah yardımına izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan'ın Kabil'den İstanbul'a dönüşü akabinde gerçekleşen görüşmede, IŞİD, Kobanê ve Suriye görüşüldü.

Görüşmeye dair Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi.

"Görüşmede, yaklaşık 180 bin Kobanilinin de aralarında bulunduğu 1,5 milyonu aşkın Suriyeliye kucak açan Türkiye'nin, bu insanlara yaptığı yardımlara değinildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Obama, IŞİD'e karşı ortak mücadeleyi güçlendirmek için yakın işbirliği yapmayı sürdürme konusunda mutabık kaldılar.İki lider, Afganistan'da barış ve istikrarın güçlendirmeye yönelik çaba harcama konusunda yakın işbirliği içinde olmanın önemli olduğunu da vurguladılar."

ERDOĞAN DÜN NE DEMİŞTİ?

 Afganistan'dan İstanbul'a dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan Kobanê ve ABD'nin İncirlik üssü talebine ilişkin şöyle konuşmuştu:

"Son günlerde bir şeyler dolaşmaya başladı. Nedir o? PYD'ye silah desteği vermek ve PYD'ye verilecek silah desteğiyle IŞİD'e karşı burada bir cephe oluşturmak. Tamam da PYD şu anda bizim için PKK ile eştir, o da bir terör örgütüdür. Bir terör örgütüne kalkıp da bize dost olan NATO'da beraber olduğumuz Amerika'nın böyle bir desteği, açıktan açığa söyleyerek bizden 'evet' ifadesini, yaklaşımını beklemesi çok çok yanlış olur, böyle bir şeyi bizden beklemesi mümkün değil, böyle bir şeye de biz 'evet' diyemeyiz.
İncirlik meselesi ayrı bir mesele. İncirlik'te bizden istenen ne? O henüz belli değil. Bunu gördüğümüz anda değerlendiririz. Bizim güvenlik birimleriyle otururuz bunları konuşuruz, uygun gördüğümüz bir şey varsa buna 'evet' deriz, ama uygun değilse buna 'evet' dememiz de mümkün değil.
Biz niçin güvenli bölge istiyoruz? Güvenli bölge bir işgal hareketi değil ki güvenli bölge sadece kendi topraklarından kaçıp Türkiye'ye sığınan vatandaşa, Suriyeli vatandaşa kendi topraklarına dönme imkanını verme. Ama onlara bir güvenlik temin etmemiz lazım, bir güvence sağlamamız lazım ki onlar topraklarına döndükleri zaman nasıl ki şu anda bizde kamplarda kalıyorlar, kamplar sınır boylarında değil mi? Sınır boylarında. Orada belli kilometre mesafede, bu tabi dağ arazi var, düz ovalar var, bunların hepsi ayrı ayrı. Bazı yerde 5 kilometre olur, bazı yerde 15 kilometre olur, 25 kilometre olur, bunları ilgili birimlerimiz çalışacaklar. Bunlar zaten Amerikalı ilgililerle bizim Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yetkilileri, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri bunları zaten görüşüyorlar. Bu konuda da bunun adımları atılır. Şu anda bakıyorsunuz, Dışişleri Bakanları sözcüleri gerek Amerika'da gerek Avrupa'da bir şeyler söylüyorlar, bunların bir kısmından haberimiz var, bir kısmından haberimiz yok, ama haberimiz olan konularla ilgili biz o 4 başlığı önemsiyoruz. Buralardan taviz vermek mümkün değil. Hele hele biz PYD'ye silah verelim... Sen şu anda arazide rejime karşı, IŞİD'e karşı mücadele verenlere niye bu güne kadar vermedin bu desteği. Madem böyle bir destek vereceksin arazide şu anda rejime karşı da IŞİD'e karşı da savaş verenler var, onlara ver. Geçenlerde onlardan bir tanesi 74 kadar lider kadroda insanı biliyorsunuz kendi içinden vurulmak suretiyle 74'ü de kimyasal silahla öldürüldü, hiç duyuldu mu, buna karşı herhangi bir şey söylendi mi? Tam aksine. Şimdi biraz gerçekçi olmamız gerekiyor. Kalkıp da 'PYD' dendiği zaman, ben o zaman bu işten ciddi manada 77 milyonun sorumlusu olarak rahatsız olurum. Tıpkı 'Kobani'ye sahip çıkıyoruz' diyerek ülkemi karıştıranların Kobani dışındaki bölgelerde 250 bin insanın öldürülmesinden rahatsız duymadığı bir tabloyu görüyoruz. Burada Türkiye olarak biz Ayn el Arap'tan yani Kobani'den ülkemize gelenlere kapımızı kapamadık, kapımızı açtık ve 200 bin insan şu anda ülkemizde. Daha ne yapacaktı bu iktidar? Yapılması gerekeni yaptı."  (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Danone işçisi TİS için eylem yapacak

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Aybet: Gazetecilikten mahkum olan yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa