18 Ekim 2014 13:02

Onur Ünlü: 'İtirazım Var' siyasi polisiye oldu. İyi de oldu

Altın Portakal Film Festivali’nde Yarışan tüm filmlerin gösterim ve galaları tamamlandı. Festival son gününe hazırlanırken, son gösterimlerinden biri 'İtirazım Var', diğeri ise 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' oldu. Her iki filmin yönetmen ve oyuncuları gösterimlerin ardından izleyicilerle buluştu.

Paylaş

Yunus BOZTEPE
Antalya

Altın Portakal Film Festivali’nde Yarışan tüm filmlerin gösterim ve galaları tamamlandı. Festival son gününe hazırlanırken, son gösterimlerinden biri “İtirazım Var”, diğeri ise “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku” oldu. Her iki filmin yönetmen ve oyuncuları gösterimlerin ardından izleyicilerle buluştu.

Onur Ünlü’nün, daha önce sinemalarda da gösterilen ‘İtirazım Var’ filmi, festivalin ulusal yarışma kategorisinde gala gösterimini yaptı. Bağlama çalan dedektif bir imamı anlatan filmin gösteriminin ardından söyleşiye geçildi.

Söyleşi Yönetmen Onur Ünlü’nün sansüre karşı yazılan ortak bildiriyi okumasıyla başladı.

Yönetmen Ünlü, saf bir polisiye yapmak için başladıkları ‘İtirazım Var’ filmine siyasetin sonradan dahil olduğunu belirterek, “siyasi mevzu sonradan dahil oldu, engellemedim. Siyasi polisiye oldu. İyi de oldu” dedi.

Polisiye ile öğrencilik yıllarında okur olarak ilgilendiğini belirten Ünlü, “Yerli dedektif nasıl olur fikri üzerine düşünüyorduk. Dedektif uzak bir mesele ama araştırırken Selman Bulut adlı imam dedektif ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Hikayeyi Sırrı Süreyya Önder ile yazdıklarını belirten Ünlü, söyleşinin ardından Kobanê’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti.

‘FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU’

51’inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘Ulusal Uzun Metraj’ film yarışma kategorisinde yarışan 12 filmin sonuncusu ‘Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’. Yönetmenliğini Çiğdem Vitrinel’in yaptığı oyuncu kadrosunda Erdal Beşikçioğlu, Sezin Akbaşoğulları, Erdinç Gülener, Ege Aydan, Hare Sürel, Derya Alabora’nın bulunduğu film bir erkeğin müzeyyen adlı kadına aşkını anlatıyor. Kadın erkek ilişkileri bakımından çok farklı olan film seyircilerin yoğun katılımına sahne oldu.

Vitrinel de festivalin ulusal film kategorisinde yarışan 9 filmden 15 yapımcı ve yönetmenin imzasının bulunduğu sansüre karşı ortak bildiriyi okudu. Çiğdem Vitrinel, eşit koşullarda kadın ve erkeğin yer aldığı filminin, ilişkiler ve aşk kavramı üzerine daha felsefe yapan bir film olduğunu söyledi.

‘Müzeyyen’i canlandıran Sezin Akbaşoğulları, filmi izlerken kendisinin daha çok Arif’le (Erdal Beşikçioğlu) empati kurduğunu belirterek, “Ben kendime çok kızdım. Arif’i neden ağlattım diye. Ama seyircinin öyle yapmadığını gördüm” dedi.

Söyleşide ‘Sivas’ filminin yönetmeni Kaan Müjdeci, yönetmen Vitrinel’e “Oyuncuların önceki filmlerden olan oyunculuklarını kırmayı nasıl başarabildiniz?” diye sordu. Erdal Beşikçioğlu’nun rolü, senaryoyu çok severek kabul ettiğini anlatan Vitrinel, “Erdal işe katılmak istedi. ‘Son noktada sen ne dersen onu yapacağız’ diyordu ama Arif’e bir şeyler katarak gelişti. Çok fazla prova yapmıyorum. Yapaylaştırdığını düşünüyorum. Onun dışında oyuncuları rahat bırakıyorum. Oyuncular sayesinde plan tekrarları 3’ü geçmedi”. dedi.

ÖNCEKİ HABER

Kocasakal’a Kobane tepkisi

SONRAKİ HABER

İzmir Barosundan Onur Haftası yasağına tepki: Valilik suç işliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa