18 Ekim 2014 08:06

Suruçlular seferber oldu

Murşitpınar sınırının öte tarafında şiddetli çatışmalar sürerken Suruç’ta da gergin bekleyiş hakim. Suruç’a yerleşen Kobanêliler buradaki yaşama alışmaya çalışırken, Suruçlular da olağanüstü bir dayanışma örneği gösteriyor. Biz de Suruç’a yerleşen Kobanêlilerin durumunu ve devletin tutumunu yöre halkına sorduk.

Paylaş

Orhan KURUL
Özkan ZÜLFİKAR
Suruç

Kobanê’deki çatışmalar bir ayı geride bıraktı. Murşitpınar sınırının öte tarafında şiddetli çatışmalar sürerken Suruç’ta da gergin bekleyiş hakim. Suruç’a yerleşen Kobanêliler buradaki yaşama alışmaya çalışırken, Suruçlular da olağanüstü bir dayanışma örneği gösteriyor. Biz de Suruç’a yerleşen Kobanêlilerin durumunu ve devletin tutumunu yöre halkına sorduk. 

İşportacılık yapan Serdar Daha, Kobanêlilerin de buranın insanı olduğunu anlatarak gidişatın kötü olduğunu söyledi. Bu duruma da şöyle açıklık getirdi: “Aramızda sadece sınır var, orada kardeşlerimiz, akrabalarımız var... Eniştemiz, amca çocuklarımız var. Geçen kuzenim gidip 80 kişi getirdi oradan. Hepsi akrabalarımız.” Kobanê’de yaşanan bu savaşa sessiz kalmamak için diğer illerde yapılan eylemleri de hatırlatan Daha, “Antep’te geçen gün 14-15 yaşında çocuk öldü. Ne diye? Ülkücüler kalkmış biz Kürtleri suçluyor. Ama bizim bir amacımız var; kardeşlerimiz Kobanê’de kaldı. Sizin amacınız nedir asıl, diye soruyorum” dedi. 

SENİN BİZİMLE ALAKAN YOK!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kobanê’nin Diyarbakır’la ne alakası var’ söylemini hatırlatan Daha, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Senin bizimle alakan yoktur, sen de Karadenizlisin. Karadeniz ikiye bölünseydi sen ne yapardın?” “Bizi herkes görüyor burada, köylerimiz boşaltılıyor. Buna tepki göstermek gerekiyor. Diyelim ki Kobanê’yle alakamız yok, peki bizim köylerimiz niye boşaltılıyor, niye bir müdahale yok. Toplar bu tarafa düşüyor, köylerimize isabet ediyor neden müdahale etmiyorsunuz ?” diyen Daha başka bir tutarsızlığa dikkat çekti. Tüm bu durumu Kürtlere yönelik bir katliam olarak değerlendiren Daha, Suruç’tan Kobanê sınırına desteğe gidenlere polisin ve jandarmanın saldırmasını da anlamlandıramadığını belirtti. Daha başından geçen bir olayı anlattı: “İki tane genç sinirden ellerine taş aldılar atmaya başladılar. Ama biz yapmayın gençler dedik, engel olmaya çalıştık. Tam o sırada asker biber gazı sıkmaya başladı. Panzerlerle üstümüze yürümeye başladı. Sebep ne? Madem o kadar güçlüsünüz, bizi o tarafta vuruyorlar. Gücünü göstermek istiyorsan bize değil o tarafa göster.” Nüfus cüzdanını gösteren Daha “Madem kimliğimizde T.C. yazıyor, ayrımcılık yapılmasın o zaman” dedi. 

KIŞ GELİYOR

İlçede lokanta işleten Selami Güzel de gidişatın kötü olduğunu söyledi ve devam etti: “Suruçta rezillikten başka bir şey yok.” Ellerinden geldikçe, Kobanêlilere yardımlarda bulunduğunu söyleyen Güzel “Fakir-fukara herkes. Parklarda, camilerde, çadırlarda kalıyorlar. Herkes yardım etmeli, elinden ne geliyorsa” dedi. 

“Biz de istiyoruz ki artık bir çözüm bulunsun” diyerek söze başlayan  Müslüm Yıldırım taksicilik yapıyor. “Cumhurbaşkanı ve Başbakan kendi halkına laf söyleyeceklerine bu durumu çözsünler” diyen Yıldırım, “Yakın zamanda kış gelecek. Bu kadar vatandaş perişan olur” dedi. Suruçluların evlerinin de Kobanêlileri muhafaza edemeyeceğini belirten Yıldırım, devlet yetkililerinin derhal çözüm bulması gerektiğini söyledi. 

YARDIM ÇAĞRISI

Mahsun Taşkın tıp öğrencisi. Gönüllü olarak Kobanêlileri tedavi ediyor. “Kendi imkanlarımızla açtığımız beş tane polikliniğimiz var. Günde ortalama bin hastaya bakıyoruz” diyen Taşkın, çalışan herkesin gönüllü olduğunu dile getirdi. Taşkın, ilaçların da yardımlar sonucunda  geldiğini belirtti. Devletin yapması gereken işleri yapmaması nedeniyle her şeyi halkın kendi imkanlarıyla yaptığını söyleyen Taşkın, Suruç’ta yaklaşık 40 bin kişinin olduğunu söyledi. “Atatürk büstlerine, bayrağa saldırılar oluyor. Bunların temel amacı Kürt ve Türk halkını birbirinden ayırmak. Kürtleri yalnızlaştırmak” diyen Taşkın şöyle devam etti: “Biz kesinlikle böyle bir şey istemiyoruz. Bunlar kesinlikle provokatif eylemlerdir. Çağrımız tüm halklaradır. Her alanda yardım istiyoruz.” Kobanêli yüzlerce çocuğun Suruç’ta yaşadığını hatırlatan Taşkın “Hij-yen ve eğitim sorunları var. Bu işler yardımla da olmuyor. Bir an önce Kobanê’nin kurtulması ve ailelerin güvenli bir şekilde vatanlarına yurtlarına dönmeleri sağlanmalı” diye konuştu.

HALK KOBANÊ’YE SAHİP ÇIKTI 

Suruç Belediyesi Amara Kültür Merkezi çalışanı  ve drama eğitmeni olan Mehmet Karakış; bölgede yaşanan göç olaylarına dikkat çekti: “Eylülün 19’undan bu yana Kobanê çok fazla göçler verdi. 70 bin civarında göç aldığımızı tahmin ediyorum. Suruç’ta da 40 bin civarında Kobanêli var. 32 bin merkezde geri kalan köylerde. En az 30 bini belediye ve Kürt kurumlarının denetiminde.” “İlk hafta kesinlikle devlet yoktu. Bence bilinçli bir politikaydı. Kobanê’den göç edenleri mağdur etmek, Kürtlerin örgütlülüğünü bertaraf etmek gibi bir eğilim içerisindeydi” diyen Karakış, devletin şimdi bile insanların ihtiyaçlarının ancak yüzde 10’unu karşıladığını belirtti. Günlerdir Kürt kurumlarının ve Kürt belediyelerinin seferber olduğunu söyleyen Karakış, bunun da yeterli olmadığını vurguladı. Hükümetin yeni harekete geçtiğini söyleyen Karakış, “Onda da bence içerisinde gizli bir şart koşuyor o da şu: ‘AFAD kaydını yaparsak bizim kuracağımız yerlerde yaşayacaksınız’. Biz insanların AFAD kayıtlarının olmasını istiyoruz. En azından sağlık hizmetlerinden faydalansınlar diye. Ama bunlar kendi kurdukları yere alarak halkı asimile etmeye çalışıyorlar” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kobanê’nin Diyarbakır’la ne ilişkisi var” açıklamasını hatırlatan Karakış, “Bu açıklamayı talihsizlik olarak değerlendiriyorum” dedi. “Mısır’da ki eylemlerden sonra sayısız mitingler düzenledi. Rabia işaretleri yaptı. Türkiye’nin Rabia’yla ne alakası var ise Kobanê’nin de Türkiye’nin bir bütünüyle alakası var” diyen Karakış Kobanê’ye destek eylemlerinde yaşanan şiddet görüntülerine ilişkin de şunları dile getirdi: “Bu da polisin tutumuyla alakalı. Halk ne yapıyor? Yol kesiyor. Miting yapıyor. Sokağa iniyor. Bunlar tamamen demok-ratik eylemlerdir. Bu eylemlere sert müdahale edersen işin içerisine taş da girecek, molotof da girecek. Ama biz bunların yaşanmasını istemiyoruz.” Kobanê’ye destek eylemlerinde yaşanan ölümlerin bilinçli yapıldığını ifade eden Karakış “Biz Kürtleri dize getirmek istiyorlar. Şiddetle kınıyorum. Yumuşak söylem sert uygulama. Ama halk Kobanê’ye sahip çıktı. Kobanê yıkılmayacak” dedi. 

ÖNCEKİ HABER

\'Hükümet demokrasiyi askıya aldı, karşı duracağız\'

SONRAKİ HABER

"Mançalı Adam" Süreyya Sahnesinde

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa