17 Ekim 2014 18:45

17 Aralık'ı da sıfırladılar!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması hakkında takipsizlik kararı verdi. Kararın gerekçeleri arasında 'usulsüz delil toplanması', 'suç unsurunun oluşmaması', 'örgüte rastlanmaması' yer aldı.

Paylaş

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul merkezli düzenlenen 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında, iş adamı Reza Zarrab ile bakan çocukları Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi. Başsavcılık, aynı kapsamda soruşturulan eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Arslan'a ilişkin de "dosyasının ayrılması" kararı verdi. Dosyası, "Yardım Toplama Kanunu'na muhalefet" suçundan yürütülmek üzere başka bir esasa kaydedilen Arslan hakkında diğer suçlardan ise takipsizlik hükmü kuruldu.

Kararın gerekçeleri arasında 'usulsüz delil toplanması', 'suç unsurunun oluşmaması', 'örgüte rastlanmaması' yer aldı.

Savcı Ekrem Aydıner'in yürüttüğü soruşturma kapsamında eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, eski Bakan Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan, Reza Zarrab ve Halk Bankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın da aralarında olduğu çok sayıda kişi tutuklanmıştı.

Soruşturma kapsamında, dosyaları ayrılan 4 eski bakan ile ilgili fezleke ise Meclis'e gönderilmişti. Eski bakanlar Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Egemen Bağış ve Muammer Güler ile ilgili komisyon kurulmuştu.

İş adamı Reza Zarrab ile eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında, "usulüne uygun delil toplanmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve herhangi bir örgüte rastlanmadığı" gerekçesiyle, bu suçlardan kovuşturmaya gerek duyulmadığı ifade edildi.

Başsavcılık, aynı kapsamda soruşturulan eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Arslan'a ilişkin de "dosyasının ayrılması" kararı verdi. Dosyası, "Yardım Toplama Kanunu'na muhalefet" suçundan yürütülmek üzere başka bir esasa kaydedilen Arslan hakkında diğer suçlardan ise takipsizlik hükmü kuruldu.

KARARIN BİR ÖRNEĞİ TBMM'YE GÖNDERİLECEK

Karar kesinleştiğinde, şüpheliler hakkında verilmiş adli kontrol kararlarının kaldırılması ve malvarlığı üzerine konulmuş tedbir kararlarının da kaldırılması hükmü kuruldu. Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın evinde ayakkabı kutuları içinde bulunduğu iddia edilen 4,5 milyon doların İstanbul Valiliği'ne gönderilmesine, diğer eşyaların ve paraların ise sahiplerine iadesine karar verildi. Takipsizlik kararının son bölümünde ise şu ifadeler yer aldı: "Kararın bir örneğinin, haklarında yasama dokunulmazlığı bulunması nedeniyle tarafımızdan soruşturma yapılamayan, ancak Meclis Soruşturma Komisyonu tarafından soruşturma yapıldığı 27 Haziran 2014 tarih ve 2014/184781 sayılı yazıları ile bildirilen kişiler yönünden, gereğinin takdiri için TBMM Başkanlığı'na gönderilmesine karar verildi."

21 ARALIK'TA TUTUKLANMIŞLARDI

21 Aralık 2013'te 'Rüşvet ve yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanan Süleyman Aslan, Barış Güler, Rıza Sarraf ve Kaan Çağlayan Metris Cezaevi'ne konulmuştu. Süleyman Aslan tutuklandıktan 56 gün sonra; Reza Zarrab, Barış Güler ve Kaan Çağlayan ise 70 gün sonra tahliye edilmişti.

TOKİ DOSYASI VE FATİH BELEDİYESİ'NE YÖNELİK YAPILAN OPERASYONLARA DA TAKİPSİZLİK VERİLMİŞTİ

17 Aralık Soruşturması, Fatih Belediyesi, TOKİ Dosyası ile Rıza Sarraf ile eski bakan çocuklarının bulunduğu soruşturma dosyaları olmak üzere 3 ayrı soruşturma dosya olarak ele alındı. Savcı Ekrem Aydıner, 17 Aralık'ta Fatih Belediyesi'ne yönelik yapılan operasyonda, aralarında Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in de bulunduğu 100 kişi için de takipsizlik kararı vermişti.

Yine aynı operasyonda gözaltına alınan eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar ve işadamı Ali Ağaoğlu'nun da aralarında bulunduğu TOKİ Dosyası'nda toplam 60 kişi hakkında da takipsizlik kararı verilmişti.

17 ARALIK SORUŞTURMASI İÇİN TEK DAVA

Öte yandan, 17 Aralık soruşturması kapsamında Fatih Belediyesi çalışanlarına yönelik yazılan iddianame ise 24 Nisan 2014'te mahkeme tarafından kabul edilmişti. İddianamede, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in kardeşi Sebahattin Demir'in "Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" ve "Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından 2 yıldan 8 yıla kadar, diğer 20 sanığın ise "Rüşvet Almak", "Rüşvet vermek" ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet" suçlarından 6'şar yıldan 17'şer yıla kadar ayrı ayrı hapsi talep edilmişti.

17 Aralık soruşturması kapsamında hazırlanan ve kabul edilen tek iddianame kapsamında, 21 sanık 11 Kasım günü hakim karşısına çıkacak.

25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında da 96 şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca takipsizlik kararı vermişti.

'SIFIRLAMAK'

'Sıfırlamak' terimi siyasi literatürümüze 17 Aralık Operasyonu sonrası İnternet'e sızdırılan ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen bir telefon konuşmasıyla girmişti. Söz konusu konuşmada Recep Tayyip Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen ses, “Paraların tamamen sıfırlanmasını, ellerindeki tüm parayı çıkarmalarını ve paranın miktarı çok fazla yer kapladığı için taşınması dikkat çekmesin diye akşam hava karardıktan sonra evden çıkarılmasının daha iyi olacağı” talimatını veriyordu. Kalan paranın işadamı F.I’ya verilmesi, bir kısmıyla gayrimenkul alınması kararlaştırılıyordu. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Öğrencilerin okuldan kaçmasına gres yağlı önlem

SONRAKİ HABER

TEİS: İlaçlarınızı sadece eczanelerden alın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa