17 Ekim 2014 17:56

Romancı dede: Kemalettin Tuğcu

Kemalettin Tuğcu vefatının 18. yılında anılacak. Türkiye’de 1945-1985 yılları arasında kitapları çocuklar tarafından en çok okunan yazar Kemalettin Tuğcu, vefatının 18. yılında Çengelköy Mezarlığında ailesi, Çocuk Vakfı, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce düzenlenecek törenle anılacak.

Paylaş

Kemalettin Tuğcu vefatının 18. yılında anılacak. Türkiye’de 1945-1985 yılları arasında kitapları çocuklar tarafından en çok okunan yazar Kemalettin Tuğcu, vefatının 18. yılında Çengelköy Mezarlığında ailesi, Çocuk Vakfı, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce düzenlenecek  törenle anılacak. Törene ailesi, dostları, okurları  ve çocuk kitabı yazarları katılacak.

1902-1996 yılları arasında yaşayan Kemalettin Tuğcu, 439 çocuk kitabı ve 29 yetişkin romanına  imza atmıştı.

18 Ekim’de Çengelköy Mezarlığında bulunan mezarı başında yapılacak olan anma saat 12.00’de başlayacak.

KEMALETTİN TUĞCU HAKKINDA YAZARLARIN GÖRÜŞLERİ

Selim İleri: Kemalettin Tuğcu’nun eserlerine baktığımızda fevkalade yoğun bir duyarlılık görüyoruz. Topluma dönüp baktığımız vakit, en çok acı çeken kitlenin yoksul kesim olduğunu gördüğümüz gibi. Bu ikisi zannediyoruz yoğun duyarlılık potansiyeliyle Kemalettin Tuğcu’yu o tarz mahallelere, o tarz insanlara itmiştir.”

Ülkü Tamer: Gülten Dayıoğlu, bizim kuşağın Kemalettin Tuğcu’sudur. Bu benzetmeyi, iki yazarın yapıtlarında koşutluklar gördüğüm için yapmıyorum. Kemalattin Tuğcu, küçük okurunu yüreğinin tam ortasından vurur, acıma-acındırma duygusunu bütün olanaklarıyla kullanır. “Sömürür” diyemiyorum, çünkü Kemalettin Tuğcu’yu “sömürü”nün çirkin kıyılarına uzanan bir yazar olarak görmüyorum. Onun çocuk edebiyatımızda önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.

Refik Durbaş: “… Tuğcu, Durbaş’ın çocukluk yıllarının Pekos Bil, Kinova, Binbir Roman, Kızıl Maske, Mandrake gibi adı büyülü arkadaşlarının başta gelenidir. Ve Durbaş, daha o yıllar şiire gönül düşürmeden, bir Tuğcu hayranı olarak öyküler yazmaya çalışmaktadır.”

Erdal Öz: Kemalettin Tuğcu, çok okundu, çok sömürüldü; bir o kadar da küçümsendi. Onu duygu sömürüsü yapmakla suçlayanlar çıktı. Kitaplarının bunca ilgi görmesini kıskananlar oldu. Kitaplarının çocuklar üzerinde kötü etkiler yaptığını söyleyenler oldu.” (KÜLTÜR SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Çapa’da soruşturma komedisi

SONRAKİ HABER

Türkiye için çölleşme ve kuraklık uyarısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa