Birinci sorun ifade özgürlüğü

Birinci sorun ifade özgürlüğü

Demokrasinin güçlenmesi ve halkın gerçekleri öğrenme hakkının sağlanması için yerel medyayı destekleyen TGC’nin KAS ile birlikte düzenlediği, 59.Yerel Basın Semineri 150’ye yakın gazetecinin katılımıyla başladı. Seminerin açış konuşmasını yapan TGC Başkanı Orhan Erinç, yerel basın seminerlerinin karşılıklı

TGC Başkanı Orhan Erinç’ten sonra Yeni Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen, Antakya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Abdullahoğlu, M. Kemal Üniversitesi Rektörü  Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, Antakya Belediye Başkan Vekili Serdar Güven ve Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz de birer konuşma yaptılar.

Açış konuşmalarının ardından seminerin ilk oturumuna geçildi. Başkanlığını Hatay Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mithat Kalaycıoğlu’nun yaptığı ilk oturumda Milliyet Gazetesi Yazarı Nail Güreli, “Medyada Ufuk Turu”, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Turgay Olcayto, “Çalışan Gazeteciler ve Sorunlar” ve Vatan Gazetesi Yazarı Mustafa Mutlu, “Gazetecilik ve Demokrasi” konularında konuşma yaptılar.

BASININ SORUNU DEMOKRASİ SORUNUDUR

Bugüne kadar yaptıkları 58 seminer içinde çok mesafe katettiklerini söyleyen Milliyet Gazetesi Yazarı Nail Güreli, demokrasinin öneminin, basının sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. “Doğru bilgi, doğru tercih, eşittir doğru demokrasi demektir. Halkın doğru bilgilendirilmesi gerekir. Hiçbir gerçeğin halktan saklanmaması gerekir. Ancak bu bilgilerle donanan halk, sırası geldiğinde hem ara süreçlerde sosyal sivil toplum örgütleriyle olsun, bireysel olsun, kendisini yönetenlere karşı doğru bilgilendirildiğinde tercihini de doğru yapar. Demokrasinin işlerliği bakımından basının doğru bilgi vermesi büyük önem taşıyor. Basının sorunu demokrasi sorunudur. Demokrasi de Türkiye’nin sorunudur” diyen Güreli, tarafsızlık ve bağımsızlığın basının temel ilkelerini belirleyen iki nokta olduğunu aktardı. Günümüzde bağımsız gazeteciliğin yapılmadığını dile getiren Güreli, sunum eşliğinde çeşitli gazete manşetlerinden örnekler vererek gazetecilikte taraflı, yandaş sorununu katılımcılara anlattı.

AKP DESTEKLİ SERMAYE MEDYANIN İÇİNDE

TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto ise güçten yana gazetecilik yapan bir gelenekten gelindiğine dikkat çekti. “Türkiye’de gazeteciliğin tarafsız olmadığı doğru. Ama bu tek parti döneminden sonra, Demokrat Parti döneminden gelen bir gazetecilik kültürümüz var. Dolayısıyla biz güçten yana gazetecilik yaparız. Türkiye’de bu böyledir” diyen Olcayto, iktidar sahipleriyle gazeteci arasında hep bir mesafe olması gerektiğini söyledi. Bugün gazete çıkaran sermayenin yüzde 75’inin AKP destekli sermaye olduğuna değinen Olcayto, “Böyle çıkarılan gazetelerin yansız, tarafsız başlık atmalarını beklemek gerçekten abes. 5953 sayılı Yasa 1950’lerde çıkmış, 1960 ihtilalinden sonra askerlerin katkısıyla çalışanlar lehine 212 sayılı Yasa olarak değişmiş. Çalışanlar ilk defa sendikaya destek vererek patronların karşısında durmuşlar. Ama bugün 212 sayılı Yasa bile eskidi. Aradan geçen bunca zaman sonra fiilen gazeteci ama hukuken gazeteci olmayan meslektaşlarımız var. Bu konuda hiçbir girişimde bulunmadılar” diye konuştu. Güneydoğu’daki gazetecilerin sorunlarından da bahseden Olcayto, TGC olarak Terörle Mücadele Yasası’nın 6. ve 7. maddesinin değiştirilmesini istediklerini ancak bunun umursanmadığını dile getirdi. TMY’deki bazı maddelerin yoruma çok açık olduğuna dikkat çeken Olcayto, somut deliller olmadan gazetecilerin çok rahat yargılanıp, cezaevlerine konulabileceğine dikkat çekti.

EKONOMİ, DEMOKRASİNİN GÖSTERGESİDİR

Vatan Gazetesi Yazarı Mustafa Mutlu da Ekonomist dergisinin yaptığı bir İnternet araştırmadan alıntı yaparak, demokrasi sıralamasında Türkiye’nin 130 küsur ülke arasından 89. sırada yer aldığını dile getirdi. Demokrasinin bir kültür olduğuna değinen Mutlu, kültürün ise bir yaşam olduğunu ifade etti. “Hatay’ın ekonomisi çok iyi ama ekonomi her zaman kentleşmeye, mimari dokuya yansımıyor. Ekonomi demokrasinin göstergesidir. Ekonomik açıdan dışa bağımlı, kritik bir ülkeyiz. Demokrasinin olmazsa olmazlarının içinde özgür ve eşit oy kullanmak vardır. Türkiye’de oylar özgürce atılıyor ama oyun yansıması özgürce olmuyor. Burada bir kandırmaca var” diyen Mutlu, yargıda bağımsızlığın önemine de dikkat çekerek, bir ülkede yargı bağımsız değilse, yargı siyasetçiler tarafından yönlendiriliyorsa, baskı altındaysa, yargıya gerçekten ideoloji sızdıysa, o ülkede yargının da bağımsızlığından söz edilemeyeceğini söyledi. Mutlu, “Milli iradenin demokrasiye gerçekten saygı duyulabilecek bir güç olabilmesi için önce okuma-yazma oranını artırmamız gerekiyor” dedi. (Hatay/EVRENSEL)

www.evrensel.net