16 Ekim 2014 17:23

Ölmeden özgürlük istiyoruz

İnsanca, özgür yaşama tahammülü olmayanla mücadele ediyoruz hem Kobane’de hem de dünyanın dört bir yanında. Mert’in de söylediği gibi; ‘ölmeden özgürlük istiyoruz’. Mücadelemiz bunun için, Kobane direnişi bunun için

Paylaş

Çağla YOLAŞAN
Amed


Kobane... IŞİD’in kapkara görüntüsü bile halklara korku salmaya yetiyorken, YPG/YPJ bir aya yakın süredir korkusuzca direniyor. Aydın Çubukçu’nun deyimiyle sadece savaşçı değil aynı zamanda ‘sahici insanlar’. Bir yanda Rojava halkı, bir yanda insanlığa dair tüm değerlerin boynundaki bıçak olan IŞİD.

Kobane üç cepheden ağır saldırı altında ve dış dünyayla tek bağlantısı Türkiye sınırındaki Mürşitpınar sınır kapısı. Burası YPG/YPJ’nin cephane ve yaşamsal malzeme ikmali yapabileceği tek yer. Türkiye hükümetinin Rojava’daki Kürt devrimine yaklaşımı net şekilde ortadayken iyi niyetli bir destek beklemek ahmaklık olur. Destek olmak bir yana, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde ‘Kobane düştü, düşecek’ açıklaması kan dondurdu. Nihayetinde Rojava’da inşa edilen özgür yaşamın diğer Kürtlere model olma  ihtimali iktidarın kabul edebileceği bir şey değil. Dervişin fikri neyse zikri de odur misali, Kobane’nin çetelerce işgal edilmesi arzusu bu şekilde vücut buldu muktedirin dilinde.

RESMİ VE GAYRİ RESMİ ÇETELER...

İktidarın bu nefret söylemleri ve kibirli hali  ‘edi bese!’ dedirtti. Kürdistan’da, Amed, Şırnak, Mardin, Dersim’de serhıldanlar kendini gösterdi. İktidar, polisin yanında kontra güçlerini de alanlara sürdü. Hizbullah/HÜDA PAR, milliyetçi faşist gruplar ‘serhıldanı bastırma’ amacıyla sokaklara döküldüler ve 35 insanın canına mal oldular. İçlerinde Emek Gençliği üyesi, 18 yaşındaki yoldaşımız Mert Değirmenci de vardı. Sınıfsız, savaşsız, sömürüsüz dünya mücadelesinin bir parçası olan Kobane ile dayanışma eylemlerinde çenesinden vuruldu ve iki gün sonra hayatını kaybetti Mert...

İnsanca, özgür yaşama tahammülü olmayanla mücadele ediyoruz hem Kobane’de hem de dünyanın dört bir yanında. Mert’in de söylediği gibi; ‘ölmeden özgürlük istiyoruz’. Mücadelemiz bunun için, Kobane direnişi bunun için... Büyük çaplı sokak eylemlerini yaşadık hep birlikte, darbe yönetimlerindeki uygulamalara maruz kaldık, sokağa çıkma yasaklarına, Hizbullah saldırılarının tekrar gündeme gelmesine tanık olduk, faşizmin azgınlaşmasını gördük. Ama yalnızca tanık olmakla kalmadık, Kobane’ye ses verdik hep beraber. Aklı selim herkes IŞİD zulmünün karşısında durduğunu gösterdi. Birçok siyasi parti yaptığı açıklamalarla Kobane direnişini selamlama, büyütme, omuz verme çağrısında bulundu. Nitekim Kobane’den tüm dünyadaki sokak direnişini selamlayan açıklama geldi.

Tüm bu direnişlerin ardında IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyonun uçakları (samimiyetsizliği bir kenara) canilere karşı yapılan hava saldırılarını arttırdı.

YALNIZCA KÜRTLERİN DİRENİŞİ DEĞİL

Bütün olan biten ve devam eden direnişin beraberinde şunu görmek gerekiyor. Kobane direnişi yalnızca Kobane topraklarını korumaya yönelik bir direniş değildir. Bu tarihi direniş yalnızca Kürt halkının direnişi değildir. Tüm ezilen halkların, inanç gruplarının, yoksulların, emekçilerin onur mücadelesidir. IŞİD yalnızca basit bir cihatçı örgüt değildir; emperyalizm destekli insanca yaşam düşmanı, özgürlük düşmanı, kapkara bir örgüttür. Tüm Ortadoğu’nun, ezilen halkların, ezilen inançların düşmanıdır. Bu nedenledir ki IŞİD zulmüne karşı Kobane direnişinin ortağı olmak bir mecburiyettir. Mücadeleyi bütütmek acil ve öncelikli bir görevdir. Özgürlüğüne düşkün her kadının, gencin bu aciliyeti görmesi ve en başta kendisi için bu zulmün karşısında durması gerekir. Kobane direnişine hep birlikte sahip çıkalım, büyütelim. Biji berxwedana Kobane.
 

ÖNCEKİ HABER

İki yanlış bir doğru etmez

SONRAKİ HABER

Suriye’den dönen IŞİD’liler İsveç’te öğretmenlik yapıyor!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa