15 Ekim 2014 14:39

Devletin mi, medyanın mı ötekisi?

Medya ve İletişimciler Derneğinin, İzmir Ekonomi Üniversitesinde düzenlediği Medya Günleri’nin ikinci günündeki ilk oturum ‘Medya ve Ötekileştirme’ konu başlığıyla yapıldı.

Paylaş

Burhan TOSUN
İzmir

Medya ve İletişimciler Derneğinin, İzmir Ekonomi Üniversitesinde düzenlediği Medya Günleri’nin ikinci günündeki ilk oturum ‘Medya ve Ötekileştirme’ konu başlığıyla yapıldı.

Moderatörlüğünü Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mahmut Çınar’ın yaptığı panelin konuşmacıları arasında Evrensel gazetesinden Özer Akdemir, Birgün gazetesinden Barış İnce, Dokuz8haber’den Gökhan Biçici, Milliyet gazetesinden Belma Akçura ve Ege Üniversitesi öğretim görevlisi Yazar-Sosyolog Ahmet Talimciler yer aldı.

‘Medya ve Ötekileştirme’ başlıklı panelde ilk konuşan Evrensel gazetesinden Özer Akdemir ötekileştirmenin artık her alanda var olduğunu ve iktidarın bunu ana akım medyada aktif olarak kullandığını belirtti. Evrensel’in de aralarında bulunduğu, ana akım dışındaki özgür basının iktidar tarafından ‘öteki’leştirilmek istendiğine vurgu yapan Akdemir, “Çünkü iktidarın ideolojisini, politikalarını eleştiren bir yerde duruyoruz” dedi.

‘KENDİMİZ OLMAK İÇİN ÖTEKİYE İHTİYACIMIZ VAR’

Öteki kavramının çerçevesinin genişlediğini söyleyen Akdemir, “Kendimiz olmak için bir ötekiye de ihtiyacımız olduğunu kabul etsek bir çok sorun çözülecek ama bu böyle olmuyor. Sistem sürekli bir ötekiyi, düşmanı oluşturmaya çalışıyor. Kobanê, Gezi Parkı gibi olaylar ‘faiz lobisi’, ‘kaos lobisi’ gibi ‘dış mihrak’la açıklanmaya çalışılıyor” dedi.  

GAZETELERİN DE ÖTEKİSİ VAR

Milliyet Gazetesi Muhabiri Belma Akçura ise  “Aslında herkesin bir ötekisi var, gazetelerin de ötekisi var, merkez medya dışında söylemler yürüten gazeteler öteki oluyor” dedi. Akçura ötekileştirmenin Türkiye’de her alanda kendini gösterdiğini söyledi. Gazetelerin bile kendi aralarında ötekileştirme yaptıklarından bahseden Akçura;  ‘‘Yıllarca alternatif medyadan (Özgür Gündem, Evrensel, Birgün) okuduğum haberleri geliştirerek haber yaptım. Hepsi manşetten gazeteye girdi. Bu başarımın sebebi gazetelerin kendi içlerinde ötekileştirdiği alternatif yayın organlarının sayesinde oldu’’dedi.  

BİZ ÖTEKİYDİK BERİKİ OLDUK

Barış İnce, “En çok ötekileştirilenler işçi emekçi sınıfı ve yoksullardır. Nedeni ise sermaye yanlısı insanların medya patronları olmalarıdır “dedi.  Devletin kimi ezmek istediğiyle ilgili olarak ötekileştirilmenin yapıldığını ve patronları olan medya organlarının devlete olan bağımlılıkları devam ettiği sürece bunun devam edeceğini söyledi. Gezi direnişinin ötekileştirilen medya organları için bir devrim olduğundan söz eden İnce, “Gezi’den önce insanlar farkımızda değildi. Biz öteki olarak ötekileştirilenlerin sesi olduk ve beriki yapıldık. Siz bizi destekledikçe biz bu işi hakkıyla yapmaya devam edeceğiz.’’dedi.

ÖTEKİLEŞTİRME EN ÇOK FUTBOLDA YAPILIYOR

Ahmet Talimciler “Ötekiyle kurduğumuz ilişkinin her daim sakat bir zeminde inşa edildiği bir toplumsal yapının, sağlam bir zeminde geliştirilmesi mümkün değildir” dedi. Talimciler, bu ülkede ötekiyle kurulan bir ilişkisi olduğunu ifade ederek  “Dış düşman ve iç düşman konusunda abartıyı seven ve çok başarılı bir ülkeyiz” dedi.  
Talimciler, gazete dağıtımında, kağıtta, haber almada tekelleşmenin olduğunu belirterek “Medyada ötekileştirme en çok futbol basını tarafından yapılıyor. Türkiye’de herkesin kendine Müslüman, herkesin kendine demokrat olduğu bir düzen var “dedi.

Gökhan Biçici,  Gezi olaylarının Türk medyasının kırılma durumu açısından çok etkili olduğunu belirterek, Türkiye’de medyanın hiç bir zaman özgür olmadığına dikkat çekti. Biçici “Yeri geldi sansür, yeri geldi otosansür, zaman zaman da gazeteciler öldürülerek susturuldu” dedi.  AKP iktidarının seçildiği günden beri medyayı kontrol altına almaya çalıştığı, tam başarılı olduklarını düşündüler ki Gezi olayları ile bu algının kırıldığını belirtti.

Moderatör Mahmut Çınar ise “Medya iktidar ile bağlantılı olan bir alandır. İşin içine para girdiğinde ister istemez iktidar ile bir bağlantı içine giriyorsunuz” dedi. Çınar, “Bir takım kimlikler anormal olarak kabul ediliyor. İktidarın anormal olarak işaret ettiği kesimler medya tarafından tekrar anormal olarak sunuluyor “dedi. Türkiye’de gazetecilik geleneği padişahın buyruğu ile çıkarılmış bir gazetemiz var bizim diyen Çınar “Alternatif olabilmenin yolu nefret dilini kullanmayı reddedebilmekten geçiyor” dedi.





 

ÖNCEKİ HABER

Sarıyer Spor Teknik Direktörü Turhan Özyazanlar\'a saldırı

SONRAKİ HABER

İzmir Emek Gençliğinden Menemen Belediye Başkanı’na ziyaret

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa