15 Ekim 2014 06:00

HSYK sonuçları göründüğü gibi değil

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda (HSYK) seçimleri hükümetin desteklediği Yargıda Birlik Platformu (YBP) kazandı. Ancak önümüzdeki dönem hesapları görüldüğü kadar kolay değil.

Paylaş

Arif KOŞAR
İstanbul


Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda (HSYK) seçimleri hükümetin desteklediği Yargıda Birlik Platformu (YBP) kazandı. Ancak önümüzdeki dönem hesapları görüldüğü kadar kolay değil. Hükümetin desteklediği liste kazanmış olmasına rağmen; Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, HSYK seçimlerini düzenleyen Anayasa’nın 159. maddesinde değişikliğe gidileceği yönünde yaptığı açıklama da bu karmaşayı gösteriyor. Yani; söz konusu olan buruk bir sevinç...

Sıkıntının nedeni şöyle özetlenebilir: HSYK seçimlerinde adli yargıdan hakim ve savcılar 7’si asıl 4’ü yedek 11, idari yargıdan da 3’ü asıl 2’si yedek 5 HSYK üyesi seçti. Hükümetin desteklediği YBP’nin adli yargıda asıl ve yedek toplam 11 kişilik listesinde 5 aday hükümete yakın, 3’ü ülkücü, 3’ü de sosyal demokrat olarak bilinen isimler. İdari yargıdaki 5 kişilik listede ise 2 hükümete yakın 2 de sosyal demokrat isim vardı. Yani hükümet listesi bir ittifak listesiydi. Hükümetin hesabı; adli yargıda YBP listedeki hükümete yakın 5 ismin asıl üye olarak seçilmesiydi. YBP listesinden, bir ülkücü bir de sosyal demokrat adayın seçilmesiyle adli yargı listesinde hükümet çoğunluğu sağlanacaktı. Ama seçim sonuçlarında YBP listesinden 5 değil 2 hükümete yakın isim seçildi. Aynı listeden 3 ülkücü, 2 de sosyal demokrat. Hatta hükümete yakın olduğu söylenen 2 isimden birisi için de ülkücüler; “Ülkücüdür, onun seçilmesini biz istedik, bizle çalışacak” diyorlar. İdari yargıda ise YBP listesinden 1 aday seçildi, o da hükümete yakın isimlerden...

Ortaya çıkan tablo şu: Hükümet, YBP listesiyle; toplam 10 asıl üyenin seçileceği HSYK üyeliklerinden 7’sini hükümete yakın kalanları da ittifak yaptığı ülkücü ve sosyal demokratlardan planlarken hesap tutmadı. Adli ve idari yargıda seçilen HSYK üyelikleri; 4 ülkücü, 2 sosyal demokrat, 2 hükümete yakın, 2 de Cemaatçi arasında dağıldı.

ÇOĞUNLUK GİBİ AMA...

Toplam 22 kişilik HSYK’nin 10 üyesi böylece seçilmiş oldu. Danıştay ve Yargıtayda yapılan seçimlerde de 5 üye belirlenmiş; YBP’nin desteklediği adaylar kaybetmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atayacağı 4, Adalet Akademisi tarafından belirlenecek 1 üye, doğal üye statüsündeki Adalet Bakanı ve Müsteşarı ile birlikte 22 HSYK üyesi belirlenmiş olacak. Atamalar ve doğal üyeliklerle 7 kişiyi otomatik olarak hükümet belirliyor. HSYK Genel Kurulundan hükümetin beklediği; en az 5 hükümete yakın ismin belirlenip 22 kişilik HSYK içinde 12 kişilik karar çoğunluğuna ulaşmaktı. Şimdi YBP listesinden 8 kişi seçilmesi nedeniyle görünüşte (7+8) 15 üyelik çoğunluğa ulaşıldı. Ama listedeki ittifaklar göz önünde bulundurulduğunda HSYK seçimlerinde 8 kişiden sadece 2’si doğrudan hükümete yakın. Ve bu da HSYK’de 9 kişilik bir hükümet bloku anlamına geliyor ki; çoğunluk için yeterli değil...

SEÇİM SİSTEMİ DEĞİŞEBİLİR

Tabii, YBP’nin listesinden seçilen ekip yıllardır farklı politik angajmanlara sahip oldukları için “Hemen birbirine düşecekler” anlamına gelmez. Sonuçta geçici ya da kalıcı bir ittifak var. Ancak; seçimleri yakından izleyenler ile deneyimli hakim ve savcıların yorumları; Türkiye’nin karmaşık siyasal gündemi içerisinde bu listenin her konuda ortak ve birlikte çalışması mümkün değil. Seçim sonuçlarının ardından, Cemaatin kaybetmesi ile hükümet amacına ulaşmış gibi gözükse de tam bir mutluluk yaşadığı söylenemez. Çünkü kazanan liste, birçok konuda birbiriyle ayrışabilecek; hükümetin direktiflerini ‘aksatabilecek’ bileşime sahip. Hükümetin sevinçle birlikte yaşadığı burukluk da bundandır. YBP’nin ‘zafer’inin ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “Kurul Başkanı olarak daha önce de ifade ettim. Bu seçim usulünün sonuç ne olursa olsun değiştirilmesinde Türkiyemiz açısından, hukuk devleti açısından, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından fayda vardır. Yargının politize olmaması için, ayrışmaması için, hukukun üstünlüğüne sadakatle bağlı kalarak yoluna devam etmesi için Türkiye’nin, Anayasa’nın 159. maddesini değiştirmesi zaruridir. Her zaman söylüyoruz.” değerlendirmesi bu burukluğu doğruluyor.

HÜKÜMET BU SONUÇLA HSYK’DE NE YAPABİLİR?

BU sonuçlar hükümetin kaybettiği anlamına da gelmez. Hükümet, HSYK’de kendi gücünün üstünde bir ‘başarı’ elde etti. Cemaat korkuluğu, başsavcılara sürgün tehdidi, maaş ve sicil affı vaatleriyle, ülkücü ve bazı sosyal demokratlarla ittifak yaparak normalde elde edemeyeceği bir ‘kazanım’ sağladı. Bir nokta daha: bu seçimlerle Cemaatin, 13 bin 994 hakim ve savcı içinde 4 ila 5 bin civarında bir desteğe sahip olduğu görüldü.

Hükümet bu sonuçla HSYK’de ne yapabilir? Tabloda hükümetin doğrudan baskısıyla birlikte aritmetik hesaplar da orta vadede etkili olacak. Hükümetin birinci ve üçüncü daireyi yönlendirme şansı var. Birinci daire atamalar ve görevlendirmeler, üçüncü daire de soruşturma izinlerinden sorumlu. Üçüncü daire ‘Cemaatin tasfiyesi’ açısından önemli. Şu andaki aritmetikle birinci daireyi hükümet oluşturabilir. İkinci daire ise disiplin cezalarını veriyor. Ancak üçüncü daireden soruşturma izni çıkmazsa hükümet açısından ikinci dairedeki çoğunluğun da bir anlamı yok. Bugünden YBP listesiyle bunlar başarılabilir gibi gözüküyor. Ancak dengeler ve siyasi atmosferdeki değişiklik listedeki bölünme ve kutuplaşmaları gündeme getirecek. Ve bu bölünmelerde Cemaat de sayı hesapları açısından yeniden etkili olabilir. Bunları önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Elbette bütün bu tartışmalar içinde; hükümetin en büyük hedefi; büyük siyasi davalar ile 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonu gibi olasılıkları engellemek ve üstünü kapatmak.


KESİN SONUÇLAR CUMARTESİ AÇIKLANACAK

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), HSYK üyelik seçimine ilişkin kesin sonuçları cumartesi günü açıklayacak. 12 Ekim Pazar günü yapılan seçim sonrası hakim ve savcılar, HSYK’nin asil ve yedek üyelerini belirledi. YSK, HSYK seçim takviminde üyelik seçimlerine ilişkin itiraz süreleri hakkında herhangi bir belirleme yapmadığından, itiraz sürelerini belirleyen bir karar çıkardı. Sandık kurullarının kararları, oyların sayım ve dökümü ile tutanakların düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemleri aleyhine yapılacak itirazlar dün saat 15.00’te bitti. İl seçim kurulları da yapılan itirazları 16 Ekim perşembe günü saat 17.00’ye kadar karara bağlayacak. YSK’ye il seçim kurullarının kararlarına karşı 17 Ekim cuma günü saat 17.00’ye kadar başvurulabilecek. Başvuruları 18 Ekim cumartesi günü karara bağlayacak olan YSK, aynı gün saat 17.00’de HSYK üyelik seçimi kesin sonuçlarını İnternet sitesi üzerinden duyuracak. (ANKARA)

ÖNCEKİ HABER

Bossa işçisi seçim istiyor

SONRAKİ HABER

Fenerbahçe Üniversitesinde akademisyenler "bölüm kapanacak" diye işten çıkarıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa