14 Ekim 2014 07:28

‘Dayanışmamız yaşamı değiştirecek’

Maltepe Gülsuyu Gülensu’da yaşayan kadınlar “Bizim birbirimize ihtiyacımız var” diyerek yola çıktılar, dayanışma evinin kapısını açtılar. Önceki gün bir şölenle dayanışma evinin açılışını gerçekleştiren kadınlar, mahalleden kente, kentten ülkeye söz sahibi olmak ve yaşamı değiştirmek için bir adım daha attı.

Paylaş

Müslime KARABATAK
Sevda KARACA
İstanbul


Maltepe Gülsuyu Gülensu’da yaşayan kadınlar “Bizim birbirimize ihtiyacımız var” diyerek yola çıktılar, dayanışma evinin kapısını açtılar. Önceki gün bir şölenle dayanışma evinin açılışını gerçekleştiren kadınlar, mahalleden kente, kentten ülkeye söz sahibi olmak ve yaşamı değiştirmek için bir adım daha attı.

Adı çeteleşme, uyuşturucu ve polis baskısı ile anılan Gülsuyu-Gülensu Mahallelerinde kadınlar mahallelerini de yaşamlarını da değiştirmekte kararlı. Yerel seçim öncesinde bir komisyon kurarak bir araya gelen kadınlar, kapı kapı dolaştıklarında mahalleli kadınların en çok, bir araya gelebilecekleri, sorunlarını tartışıp çözüm için bir adım atabilecekleri bir mekana ihtiyaçları olduğunu ortaya çıkardılar. Birlikteliklerini çeşitli etkinliklerle sürdüren kadınlar dayanışma evini kurmak için de yine herkesin elini taşın altına koyduğu kolektif bir çalışma yürüttüler. Sonuçta şimdi içinde kocaman bir salonu, çocuk odası, mutfağı, balkonu ve etkinlik odası olan dayanışma evinin kapısını açtılar.

ARTIK BİZ VARIZ!

Açılış konuşmasında Yönetim Kurulu Başkanı Sevgi Delibaş, mahalleli kadınların sağlıksız çalışma koşullarında, sigortasız ucuz iş gücü olarak çalıştığını, çoğunun da mahalleyle sınırlanan yaşamlarının bir de evin dört duvarı arasına sıkıştırıldığını söyledi. Kadın cinayetleriyle, savaşla birlikte katlanan şiddetle, yoksullukla baş etmeye çalışan kadınların bir de uyuşturucu ve çeteleşmeyle de mücadele ettiğini anlatan Delibaş “Artık biz de varız. Kadın dayanışma evimizde kadın sağlığından, çocuk gelişimi kadınlara yönelik kültür ve sanat etkinlikleri, tiyatro, folklor koro, psikolojik danışmanlık ve hukuki danışmanlık gibi çalışmalar olacak. Burada avukat arkadaşlarımız, psikolog arkadaşlarımız bize yardımcı olacak. Bütün kadınların bu çalışmaya doğrudan katılmasını, destek vermesini, çalışmanın mahallede yaygınlaşmasını sağlamasını istiyoruz. Haydi kadınlar dayanışmaya!” dedi.

DAYANIŞMA DESTEKLE BÜYÜR

Şenliğin ardından mahallede yaptıkları bir yürüyüşle dayanışma evini açan kadınlar, mahalledeki esnafın ve demokratik kitle örgütlerinin de desteğini aldıklarını söylüyor. Evin ihtiyaçlarının ve yapılacak etkinlikler için kullanılacak malzemelerin de bu destekle ve kadınların dayanışma evine sahip çıkmasıyla sağlanacağını ifade ediyorlar. İstanbul’daki diğer kadın örgütlerinin de desteğini bekleyen kadınlar, onların deneyimlerinden de faydalanmak istediklerini, bunun için buluşmalar gerçekleştirmek istediklerini söylüyor.


‘HERKESİN YAPABİLECEĞİ BİR ŞEY VAR’

Güler Özdemir: Kadın dayanışma evi sadece kültürel faaliyetlerin olacağı bir yer olmayacak, kadınların sorunlarını paylaşacağı ama çözümün parçası olmak için de elini taşın altına koyacağı bir mekan olacak. Ben sosyolog ve siyaset bilimciyim. Herkesin yapabileceği bir şey var, yeteneğini, sözünü, isteğini alan dayanışma evimize gelsin. Birlikte karar verelim ne yapacağımıza. 
Mevsim Demir: Kadın komisyonu olarak bir yıl boyunca çeşitli faaliyetlerde bulunduk. Şengal, Rojava ve bugün Kobanê’deki kadınlar için dayanışma kampanyası düzenledik. Biz mücadele eden kadınların her zaman yanındayız, bundan sonra da dayanışmaya devam edeceğiz.
Hamide Demir: Bu derneği kadınlar türkü söylesin, etkinlik yapsınlar, çocuklarımız tiyatro oynasın, dayanışma içerisinde olsunlar diye kurduk. Yıllardır özlemini duyduğumuz bir şey. Birlikte türkü söylemek ne kadar önemlidir, biliyor musunuz? Ses çıkarmayı birlikte öğrenmektir. Birlikte olursak sadece mahalledeki değil, dünyadaki sorunlara bile çözüm oluruz! 
Songül Aslan: Gülsuyu’daki en büyük sorunlardan birisi çeteler. Çocuklarımızı dışarıya bırakamıyoruz, biz de onlar da eve kapalı yaşamak zorunda kalıyoruz. Hasan Ferit’in öldürülmesi hepimizin için çok büyük acı oldu. Artık çocuklarımız ne olacak korkusu taşımak istemiyoruz.

ÖNCEKİ HABER

Fındıklı kongresinde Kobanê ve çevre vurgusu

SONRAKİ HABER

Erdoğan gerilimi artıyor: Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa