13 Ekim 2014 21:24

Kobanê eylemleri hükümete idamı hatırlattı

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Kobanê eylemleri ile ilgili olarak yeniden idam kararını gündeme getirdi. Arınç, onlarca kişinin polis kurşunu ile öldürülmesini göz ardı ederek, polislerin yetkilerini artırmayı düşündüklerini söyledi.

Paylaş

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, toplantıda öncelikli gündem maddelerinin Kobanê eylemleri olduğunu söyledi. Kobanê eylemleri ile ilgili yeniden idam kararını gündeme getiren Arınç, onlarca kişinin polis kurşunu ile öldürülmesini göz ardı ederek, polislerin yetkilerini artırmayı düşündüklerini söyledi. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının sona ermesinin ardından hükümet sözcüsü Bülent Arınç, Başbakanlık Merkez Binası'nda açıklama yaptı. Toplantıda öncelikli gündem maddelerinin Kobanê eylemleri olduğunu söyleyen Arınç, İç İşleri Bakanlığı tarafından olaylarla ilgili bir izleme kurulunun oluşturulduğunu ve bu kurulun bir rapor hazırlayarak Bakanlar Kuruluna sunduğunu belirterek, rapor sonucunda kapsamlı bir iç güvenlik reformunun hazırlanması için çalışma yapılması ihtiyacının ortaya çıktığını ifade etti. Kendisinin bulunduğu dönemde TCK kanunlarının olduğunu ve bu tür olaylarda idam kararının verildiğini ama günümüzde ise bunun Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis’e çevrildiğine dikat çekip idam kararını yeniden gündem getiren Arınç, onlarca kişinin polis kurşunu ile öldürülmesini göz ardı ederek, polislerin yetkilerini artırmayı düşündüklerini söyledi. 

İlk olarak toplantıda görüşülen konulara değinen Arınç, “Efkan Ala ve Bekir Bozdağ, son şiddet olaylarında güvenlik güçlerimizin karşılaştığı bir takım imkansızlıklar veya olaylara müdahale ederken karşılaştıkları olumsuzlukları bir rapor halinde etraflı bir şekilde gözden geçirdik. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da ifade ettiği gibi başta polis olmak üzere tüm güvenlik güçlerimizin bu tür toplumsal olaylar şiddete dönüştüğü takdirde aşırı ve yaygın şiddet kullanımının söz konusu olduğu hallerde güvenlik güçlerinin elini güçlendirmek, onlara yeni imkanlar, kullanabileceği yeni alanlar elbette tesis etmek suretiyle bir çalışma yapılacaktır. Bu geçmişten bu yana üzerinde çalışılan bir konuydu ama son yaşadığımız olaylarda bunun aciliyeti ortaya çıktı. Konu üzerinde çalışıldı bir süre daha devam edecek. Asıl amacımız vatandaşımızın can ve mal güvenliğini korumaktır. Şiddet olaylarını mutlaka önlemek ve kamu düzenini sağlamak vatandaşın huzuru güvenli bir ortamda yaşaması için bütün tedbirleri almaktır.” diye konuştu.

Güvenlik güçlerine kolluk kuvvetlerine verilen bir takım yetki ve imkanlar olduğunu anlatan Arınç, “Bir kısmı TCK’da bir kısmı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nda bir kısmı il idaresi kanununda ve ilgili başka kanunlarda tasnif edilmiş ve görev ve yetki olarak verilmiş hususlar var. Bunların birbirleriyle olan koordinasyonu, bunların kullanılması sırasında ortaya çıkan bir takım engeller etraflı bir şekilde değerlendirildi. Sonunda sadece bu kanunlarda bir değişiklik yapılmasının yeterli olmayacağı kapsamlı bir iç güvenlik reformunun hazırlanması ihtiyacı ortaya çıktı. Bütün bunların yeterli olmadığını düşünüyoruz. Çünkü geçmişten bu yana güvenlik reformuyla ilgili bazı çağdaş ve modern düzenlemelerin yapılması ihtiyacı da ortaya çıktı. Biz AB müktesebatına kanunlarımızın uyumu açısından önem veriyoruz. Pekçok düzenlemede de AB müktesebatını esas alıyoruz. Bu kapsamlı iç güvenlik reformunda özellikle AB üyesi ülkelerde bu durum nasıl karşılanmaktadır, özellikle Almanya örneğine öncelik vermek suretiyle oradaki uygulamaları, oradaki yetkileri esas alabilecek Türkiye özeline uygulanabilecek bir noktaya getirmek üzere çalışmalara devam edilmesi kararı da verilmiş oldu.” ifadelerini kullandı.

'KIPIRDASANIZ KAFANIZA KURŞUNU YERSİNİZ'

Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, bu konuda yöneltilen bir soru üzerine de şöyle konuştu: “Bu tür olaylar anında bastırılabilmeli. Aralarındaki uyumu sağlayabilecek yeni bir mekanizmayı gündeme getirebilmeliyiz. Amerika’da araba kullanırken durdururlarsa elinizi direksiyondan ayırmamanız ihtar edilir hapşırmak istediniz cebinizden bir şey çıkarmak istediniz kafanıza kurşunu yersiniz. Polisin bu kadar yetkisi vardır. Biz AB üyesi ülkelerin mevzuatına bakıtğımız zaman, mesela Almanya örneğinde de polisin gözaltına alma yetkisi var, korunaklı bir yere götürme hakkı var. Madem ki AB uyum kapsamında pek çok yasal düzenleme yaptık, niçin kolluk kuvvetlerimizin daha güçlü olması bakımından yeni bir iç güvenlik reformu çıkarmış olmayalım. Şüphesiz özgürlükler, demokrasi ve hukuk esas olacaktır. Yani terörle mücadeleyi de hukuk nasıl emrediyorsa o şekilde yapılacaktır. Hukuk dışında bir uygulamaya, hele hele ‘Türkiye’yi 90’lara geri döndürmek istiyorsunuz’ diyenler var. Bunlara gerek yok. Son olaylar muvaffak olabilseydi Türkiye bırakın 90’ları daha eski dönemlere dönerdi.” şeklinde konuştu.

'İNCİRLİK İLE İLGİLİ YENİ BİR DURUM YOK'

İncirlik ve diğer üslerin ABD savaş uçakları tarafından kullanması için anlaşma yapılıp yapılmadığı sorusuna cevaben Arınç, "İncirlik'le ilgili yeni bir durum yoktur. Bu aşamada sadece eğit donat kapsamında Türkiye tarafından önerilen bazı tesisler söz konusudur. Bunda da karar aşamasına gelinmemiştir. Suriye'de uçuşa yasak ve güvenli bölge tesisi dahil olmak üzere birlikte atılacak adımların paketi konusunda görüşmeler derinleştirilerek sürdürülecektir.” ifadelerini kullandı. 

Mesud Barzani'nin Türkiye'nin Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ne silah verdiğine ilişkin açıklamaları da sorulan Bülent Arınç, "Bence olumlu bir açıklamadır. Bu bir serzeniş eksiklik değil. Türkiye kendi çıkarlarını elinde tutmak zorundadır. Bizim Kuzey Irak'la ilişkilerimizin iyi olduğunu herkes iyi biliyor." diye konuştu.

Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Hizmet Hareketi’nin terör örgütü ilan edileceğine ilişkin iddialar da sorulan Arınç, "MGK'nın gündemini sayın Cumhurbaşkanı belirler. Gündemi nasıl belirleyeceğini hangi konuların görüşüleceğini bugünden bilmem mümkün değil." cevabını verdi. Arınç, HSYK'nın yeni yapısıyla tüm yargıyı kucaklayacağını ilgili de "HSYK ortaya çıkarır, mevcut sorunları asgariye indirir ve tüm yapıyı kucaklayacak faydalı işler yapar” şeklinde konuştu.

HDP'Lİ BELEDİYELERE TEHDİT

6 Ekim'de HDP Genel Merkezi'nde halka sokağa çıkmaları yönünde çağrıların yapıldığını ve bunun sonucunda 20 ilde şiddet olaylarının meydana geldiğini iddia eden Arınç, HDP ve DBP'ye dönük saldırılara değinmeyerek, AKP ve HÜDAPAR binalarına saldırıların olduğunu belirtti. Türkiye'nin IŞİD'e karşı geliştirilen koalisyonda görev aldığını belirten Arınç, daha önce de söz konusu olan ılımlı sağ örgütlerin eğit-donat olayı konusunda da mutabakata varıldığını söyledi. HDP'li belediyelerin çıkan olaylar sırasında yangınları söndürmek için itfaiye göndermediklerini iddia eden Arınç, "Bu tavırlar kayıt altına alınmıştır" şeklinde tehditvari bir ifade kullandı. 

Suriye'de ılımlı muhaliflerin yetersiz kalması sonucunda radikal unsurların sahayı doldurduğunu öne süren Arınç, "Ilımlı muhalifler güçlü olsaydı bugün bunlar yaşanmazdı" iddiasında bulundu. Arınç ayrıca Suriyelilerin eğitilebileceği bir ortam yaratmak istediklerini ancak henüz yer konusunda kesinleşmiş bir şeyin de olmadığını söyledi. (ANKARA)

ÖNCEKİ HABER

AİHM, Öcalan kararının yeniden görüşülmesini reddetti

SONRAKİ HABER

Adana'da HDP'li 7 genç tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa