13 Ekim 2014 13:59

Dayan sabır taşı

Memleket dediğin köktür, doğup büyüdüğün yer, yurttur.Devlet dediğin teşkilattır. Binaları, memurları, parası ve borçları ile siyasettir, ekonomidir.Ve can dediğin; her şeydir, ölümün adı her dilde kalleştir.

Paylaş

Ayşen AKSAKAL

Memleket dediğin köktür, doğup büyüdüğün yer, yurttur.
Devlet dediğin teşkilattır. Binaları, memurları, parası ve borçları ile siyasettir, ekonomidir.
Ve can dediğin; her şeydir, ölümün adı her dilde kalleştir.

Memleket kökündür, koparılırsan kurursun. Koca bir hasret olur çöker kalbine. Kemirir beynini, bitirir ömrünü.
Çığ gibi Nazım Hikmet'in, dağ gibi Ahmet Kaya'nın dayanamadığı hasrettir.

Devlet dediğin kendi bekası için karar alandır, binaları gri, vicdani kirli, tarihe bakınca hepsi fanidir.

Can dediğin gittiğinde, kalanların acısı tarifsizdir.

Memleket dediğin; "merhaba arkadaş, anneannem Samsun'lu benim, nasıl şimdi oralar?" diyen Yunan'ın, ta Amerikalardan elinde siyah beyaz bir resim ile gelip Urfa'da bir köy evi arayan
Ermeni'nin gözündeki özlemdir.

Devlet dediğin, bu özlemi o yüreklere salandır.

Can dediğin, uğruna kökünü bırakmak zorunda kaldığın, az daha sürebilsin diye bir devletten korkuna başkasına kaçtığındır.

Bir memlekette korkunç bir işgal varken; canlar gitmesin, o memleket yüz binlerce yürekte hasrete dönüşmesin diye bir şey yapabilecekken yapmayan devletlere duyulan öfke: işte yaşadığımız yangının adıdır.

Acılar dinmez, sadece derinlere inerler, katlanılır olurlar. Ama üst üste binerse acılar, gün gelir inecek derinlik bulamazlar. Bir kıvılcıma bakarlar.
Yangınlar sıçrar, önce içte yanar sonra dışa vurur. Söndürülemez olur. Savaş yangından beslenir, savaşlar bulaşıcıdır.

Yangına körükle gidilmez, gönlü yanana bankaların kasasından, otobüslerin durağından, kaldırımın taşından dem vurulmaz.

Savaşlar söz konusu ise, petrolleri gözetmek devletlerin işidir, memleketteki kökünden kopamayıp ölümü göğüslemek canların işi.

Şimdi savaşın kıyısında, giden canların çetelesinde, ağıtların ortasında, öfkelerin yangınında, kopamadığımız memleketin acı sınavındayız.

Nefes almak lazım, sağduyu vardır her yürekte ona inanmak lazım, biraz daha su dökmek lazım yangınlara, haykırılacaksa adı barış olmalı.

Devletlere üzülünmez, devlet bir teşkilattır, devletten merhamet beklenmez, işi duygular değil sermayedir, siyasettir, paradır.

Üzüntü de, merhamet de cana özgüdür, içimizde olandır.

Sabır taşına sarılın, taş bile halden anlar, elinizden sıcaklık alır.

Dayan sabır taşı, belki görecek güzel günlerimiz, özgürlüğe az bir yolumuz, yaşanacak ömrümüz vardır.

Ölümlere koşmayın canlar, ölüm size yakışmayandır.

Dayandırın sabır taşını...

 

ÖNCEKİ HABER

Erdoğan: Yeni Lawrence\'lar var!

SONRAKİ HABER

AKP kongrelerinde halkın ekmeğini yemişler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa