13 Ekim 2014 06:00

Hafızaların sisli tarlaları: Patrick Modiano

Bellek, zaman, unutma, hatırlama, hafızayı yitirme, geçmiş ve şimdi arasındaki zaman sıçramaları üzerine kurulu Patrick Modiano’nun edebiyatı. Romanlarında fotoğrafları, fotoğraf makinelerini konu edinmesi, fotoğraf arkalarına notlar alınması, boşuna değil.

Paylaş

Kahraman ÇAYIRLI
İstanbul


Bellek, zaman, unutma, hatırlama, hafızayı yitirme, geçmiş ve şimdi arasındaki zaman sıçramaları üzerine kurulu Patrick Modiano’nun edebiyatı. Romanlarında fotoğrafları, fotoğraf makinelerini konu edinmesi, fotoğraf arkalarına notlar alınması, boşuna değil. Önce zaman belirteçleri yer alır Modiano’nun cümlelerinde; önce zaman sonra diğer boyutlar. Yazar, romanlarını bir tür unutma ve hatırlama matematiği üzerine inşa ettiği için, bazen aynı cümlenin içinde bile on yıllar kadar geçmişe ve geleceğe seyahat ederek var olur kâğıtlar üzerinde. Zaman içerisinde mekânların geçirdiği değişimler ve zamanın insanlara etkilerinin altı çizilir sık sık. Zaman herhangi bir nesne değil Modiano’nun romanlarında. Hep özne. Romanlarında farklı karakterlerden, bir miktar değişik coğrafyalardan söz edebiliriz belki ama “zaman”ın metinlerdeki ağırlığı hafiflemiyor.

Hep sisli bir belleğin içinde olduğumu hissettim Modiano’nun yazdıkları arasında gezinirken. Ki doğrudan bir romanında şu cümleye rastlayınca hem şaşırdım hem şaşırmadım: “Sisli belleğinde geçmişe ilişkin parçacıklar uçuşuyordu” (*) derken aslında kendi edebiyatının en güzel tasvirini de ifade etmiş olur, yazar. Tam olarak budur çünkü, yalın üslubunda, gençlik yılları ile olgun bir bakışın zıtlığından güç alarak yaptığı. Arızalı zamanların ustalığına kalkışmak değil de, zamanın geçerken her şeye dokunduğunun dökümünü yapmak daha ziyade.

KANADA KASABALARINDAN PARİS’E

Hatırlanabilen küçük imgeleri büyüyüp detaylandırır Modiano. Her sahne, her karakteri zaman zarflarıyla anlatmaya başlar. Yazarın külliyatı, bir geçmiş kazıntısıdır özünde. Yıllar sonra bir pencereden bakılıp, sokaktan geçen gençlik yakalanmaya çalışılıyor gibidir. Bellek, polaroid fotoğraflara benzetilir (**).

Geçen yıl Nobel Edebiyat Ödülü’nü, yerelliğinden çekinmeyen üslubu, kent ve kırsal kıyaslamaları, toplumsal cinsiyet eleştirisi içeren öyküleriyle Kanadalı öykü yazarı Alice Munro kazanmıştı. Kırsalın sıcak ve renkli fakat özgürlükleri sınırlayan ortamı ile büyük şehirlerin çok kalabalık caddelerini karşı karşıya getiren Munro, öykülerinde çok naif detaylara yer veriyordu. Nobel Edebiyat Ödülü, Kanada kasabalarından Paris’e getirdi bizi Patrick Modiano aracılığıyla. Metinlerinde bellek ve zaman üzerine yoğunlaşan bu önemli Fransız yazarı, çok kolay unuttuğumuz için, hafızalarımızın sisli tarlalarında sık sık kaybolduğumuz için, geçmiş ve şimdi arasında hiç bağlantı kuramadığımız için bu güzel ödül vesilesiyle okumalıyız. Çok hem de.    

(*) Yıkıntı Çiçekleri / Patrick Modiano / Can Yayınları / sayfa 68
(**) Kötü Bir İlkbahar / Patrick Modiano / Can Yayınları / sayfa 15

ÖNCEKİ HABER

‘Şairler savaşı durduramasa da acımasızlığı anlatır’

SONRAKİ HABER

AA'dan 31 Mart seçimleri açıklaması: AA veri aktaran bir medya kuruluşudur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa