11 Ekim 2014 12:32

Baluken: Bingöl'deki olay yargısız infaz

HDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Bingöl'de polislere dönük gerçekleşen saldırı ile infaz şüphesinin olduğu dört yurttaşın yaşamını yitirdiği olayların birbirinden bağımsız olduğunu ve ortada bir yargısız infazın olduğunu ifade etti.

Paylaş

HDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Bingöl'de polislere dönük gerçekleşen saldırı ile infaz şüphesinin olduğu dört yurttaşın yaşamını yitirdiği olayların birbirinden bağımsız olduğunu ve ortada bir yargısız infazın olduğunu ifade etti.

'OLAYIN DETAYLARI ÇELİŞKİLERLE DOLU'

Baluken, Kobanê direnişine destek eylemlerinde ağır bir tablonun ortaya çıkmadığı kentin sadece Bingöl olduğuna dikkat çekerek, yaşanan olay öncesine kadar da bu durumun böyle devam ettiği üzerinde durdu.

HPG'nin en üst düzeydeki emniyet yetkililerine yönelik bir suikast gerçekleştirdiğine inanmanın mantıkla çelişen bir durum olduğunun altını çizen Baluken, olayın detaylarına bakıldığı zaman da çelişkilerin arttığını söyledi. Polislere yönelik saldırıda kullanılan araç ile yargısız infazın yapıldığı olay arasında 1 buçuk saati aşan bir sürenin olduğuna işaret eden Baluken, "İki bölge arasındaki mesafe sadece 20 kilometre. Yani on dakikada alınabilecek bir yolu bu kadar süre içerisinde alınması şeklinde bir durum söz konusu. Bu son derece çelişkili bir duruma tekabul ediyor" diye konuştu.

POLİSE YÖNELİK SALDIRIDA KULLANILAN ARAÇLA TARANAN ARAÇ FARKLI

Polislere yönelik saldırıda kullanılan araç ile taranan aracın farklı renk ve modelde araçlar olduğuna da dikkat çeken Baluken, olaya ilişkin verilen bilgilerin tamamının yanlış olmasının da farklı bir çelişki olduğunu ifade etti.

Baluken, "Emniyet müdürünün o saatlerde yaşanan olaylardan dolayı dükkanları harap olmuş esnafları ziyaret ettiği söyleniyor ki o sokakta öyle bir olay yok. Bingöl'de bazı hadiseler yaşandı ama olayın olduğu sokakta esnafın zarar görmesi ve o saatte onu gerektirecek bir ziyaret olayı söz konusu değil. Bu saatte esnaf ziyaretti hele hele Bingöl'de hiç alışılagelmiş bir şey değil. Bize gelen bilgilere göre emniyet müdürünün orada bir kafede çay içtiği ve sonra dışarıya çıktığı yönünde. Her zaman kullandığı rutin bir güzergah söz konusu değil. Anlık olarak gidip dinlendiği yada çay içtiği bir mekandan çıkışıyla ilgili bir durum söz konudur. Dolayısıyla burada anlık olarak takip edilmiş profesyonel bir istihbarat durumu söz konusu olur. Yani siz her zamanki rutin güzergahta bir eylem gerçekleşmişseniz belli açılardan belki belli bir takip edilme ve sonrasında suikast durumunu akıllara getirebilir. Ama anlık olarak bu şekilde kaldı ki emniyet müdürü düzeyinde bir ekibin bu kadar profesyonel bir şekilde bir suikaste maruz kalmasını çok daha farklı bir noktada ele almak gerekir" dedi.

'BAKANLIK İKİ OLAY ARASINDAKİ BAĞLANTIYI ORTAYA KOYMADI'


Olaya ilişkin çok bilgi kirliliği olduğuna da dikat çeken Baluken'in önemle üzerinde durduğu noktalardan biri de hem İçişleri Bakanlığı hem de Genelkurmay Başkanlığı tarafından 4 PKK'linin ölü olarak ele geçirildiğinin açıklanmasına rağmen öldürülenler arasında bulunan Ali Bozan'ın sivil olması. Baluken, bunun olayla bağlantılı olarak bir yargısız infaz yapılarak, kamuoyuna PKK'li denildiğini söyledi.

Bu şekilde iki olay arasında bir bağlantı kurulmak istendiğini vurgulayan Baluken, şunları söyledi: "Gün boyunca İçişleri Bakanlığı bize iki olayın bağlantısı noktasında net verilerle somut doyurucu bir açıklama yapmadı. Buna rağmen gün içerisinde Başbakan ve İçişleri Bakanı 'Bir saat sonra teröristleri etkisiz hale getirdik' şeklinde açıklamalarda bulundu. İki olay arasında bağlantı olup olmaması çok zor ortaya konulabilecek bir şey değil. Kriminal birkaç araştırma ve otopsi raporlarıyla iki olay arasında bağlantı olup olmadığı çok rahat bir şekilde tespit edilebilinir."

'İKİ OLAY BİR MERKEZDEN PLANLANMIŞ'


Baluken, kendi izlenimlerinin tamamen birbirinden bağımsız iki olay olduğunu ve bu iki olayın birbiriyle bağlantılı olduğu noktasında net bir bilginin söz konusu olmadığını söyledi.

"Sanki günler öncesinden bu iki olay aynı merkezden planlanmış ve üst üste konacak şekilde de devreye konmuş gibi duruyor" diyen Baluken, bunun ortaya konması durumunda devlet içerisinde halen faaliyet yürüten bir takım yapılanmaların neler yapabileceğinin bir kez daha görüleceğini ifade etti.

'BİNGÖL, DİYALOG VE MÜZAKERE SÜREÇLERİNDE BOZUCU ALAN OLARAK KULLANILDI'

Baluken, son bir haftadır yaşanan gelişmelerin açığa çıkarılması açısından Bingöl'deki olayların son derece önemli olduğunu ve ihmal edilmemesi gereken verilerin olduğunu söyledi. HPG'nin olaya dair yatığı açıklamaya da işaret eden Baluken, "Bu olayla ilgili JİTEM, parelel yapı ve çözüm süreci karşıtlığı üzerinden çok ciddi bir araştırma yürütülmelidir. Bingöl'de geçmişte de JİTEM vari olayların yoğun yaşandığını bir alan. Diyalog ve müzakerenin güncelleştiği dönemlerde de bozucu alan olarak hep bu güçlerin yüklendiği bir alandır. Bu yüzden hafızayı da göz önünde bulundurmak gerekiyor" dedi.

'KURŞUN GİRİŞLERİ BAŞ VE KULAK KISMINDA'

Otopsileri tamamlanan ve Elazığ Adli Tıp Kurumu morgunda bekletilen 3 cenazeyi gören Baluken, cenazelerdeki kurşun girişleri konusunda da bilgi paylaştı. Baluken, "Baş ve kulak bölgesinde kurşun girişleri vardı. Gördüğümüz kadarıyla son derece öldürücü bölgelerden bilinçli bir şekilde ateş edilmiş" dedi.

Yine olaya ilişkin bir panik havasının olduğunu söyleyen Baluken, "Sanki olayda yaralı olarak kurtulan insanlar var ama bunların bir şekilde bilgi aktarması engelleniyor. Dolayısıyla bu da bütün halkın aklına acaba yeni bir infaz mı olacak kuşkusunu getiriyor. Bingöl'deki bu olayın açıklığa kavuşması son bir haftada gelişen bütün toplumsal olaylardaki harekete geçen yapılanmanın açığa çıkarılması açısından son derece önemlidir. O nedenle burada İçişleri Bakanlığı'na da çok büyük bir görev düşüyor" diye konuştu.

BİNGÖL'DE YAŞAMINI YİTİREN DİĞER 3 KİŞİNİN KİMLİĞİ NETLEŞTİ

Bingöl'de İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker'in bir polis memuru ile birlikte yaralandığı iki emniyet amirinin ise hayatını kaybettiği saldırı sonrası Genç Köprüsü girişinde taranan araçta yaşamını yitiren 4 kişiden diğer üçünün de kimliği netleşti.

Yaşamını yitirenlerden birinin Karlıova Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görevli memur Ali Bozan'ın olduğunun anlaşılırken, diğer 3 kişinin cenazesi ise otopsi için Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılmıştı. Otopsileri yapılan cenazelerin Ramazan Özmaskan, Emrah Ekinci ve Sebahattin Naş'a ait olduğu öğrenildi.

Bu üç kişiden Ramazan Özmaskan ve Emrah Ekinci'nin kimlikleri Elazığ'a gelen aileleri tarafından da teşhis edildi. Özmaskan'ın ağabeyi Muzaffer Özmaskan, kardeşinin cenazesinin sol kulak bölgesinde bir kurşun girişinin olduğunu söyledi. Dün cenazesi teslim alındıktan sonra Bingöl Kaırlıova'da defnedilen Ali Bozan'ın da aynı şekilde sol kulak bölgesinde bir kurşun girişi izi görülmüştü.

Sebahattin Naş'ın ailesi ve yakınlarından ise şu ana kadar cenazenin teşhisi ve alınması konusunda herhangi bir başvuru yapılmadığı öğrenildi.

Yakınlarını teşhis eden Özmaskan ve Ekinci aileleri, defin için ilerleyen saatlarde cenazelerini morgtan alınarak, memleketlerine doğru yola çıkarılacak.

Emrah Ekinci'nin cenazesi Muş'un Malazgirt ilçesinde, Ramazan Özmeskan'ın cenazesi ise Diyarbakır'da Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
 

ÖNCEKİ HABER

YPG: IŞİD sınıra yakın bölgelerde sivil halka saldırıyor

SONRAKİ HABER

Anadolu liselerindeki yeni saat düzenlemesi öğrenci ve öğretmenleri mağdur ediyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa