10 Ekim 2014 06:00

Yaşananlar, ruh sağlığımızı tehdit ediyor

Bugün Dünya Ruh Sağlığı Günü. Türkiye’nin sokaklarında ise tanklar dolaşıyor, insanlar gösteri hakkını kullandığı için sokakta devlet güçleri ve faşist gruplarca öldürülüyor, işkence ediliyor. Sınırların öte yanında insanlar katlediliyor, topraklarından sürülüyor, tecavüze uğruyor, köle pazarlarında satılıyor...

Paylaş

Bugün Dünya Ruh Sağlığı Günü. Türkiye’nin sokaklarında ise tanklar dolaşıyor, insanlar gösteri hakkını kullandığı için sokakta devlet güçleri ve faşist gruplarca öldürülüyor, işkence ediliyor. Sınırların öte yanında insanlar katlediliyor, topraklarından sürülüyor, tecavüze uğruyor, köle pazarlarında satılıyor...
Bu koşullarda yaşayan bizlerin ve dünya halklarının yaşam hakkı yokken ruh sağlığımızı nasıl koruyacağız bilinmez.
Dünyada 1992 yılından bu yana her yıl 10 Ekim günü ‘Ruh Sağlığı Günü’ olarak kutlanıyor.
Türkiye Psikiyatri Derneği 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü nedeniyle yaptığı açıklama şöyle: “Milyarlarca insan şiddetin, savaşın, açlığın, yoksulluğun, pençesindedir. Küresel nitelikteki krizlerle perçinlenen işsizliğin, iş stresinin, aşırı çalışmanın mağdurudurlar. Ayrımcılık, damgalama, sağlık hizmetlerine de yansıyan toplumsal eşitsizlikler, sağlık ve sosyal güvenceye sahip olamama, sağlık hizmetlerine ulaşamama ve eğitimsizlik günümüzün an can alıcı gerçeklikleri olarak duruyor.Yakın tarihe bakıldığında bu güne dek bu sorunların aşılmasında küresel ölçekte yeterli çabanın gösterilmediğini, özellikle ekonomik kriz ile bağlantılı sorunların çözümünde sergilenen çabaların da mağdur halktan çok  belirli toplumsal kesimlerinin, sermaye gruplarının taleplerini gidermeye ağırlık verdiği  görülmüştür. Büyük doğal felaketler, art arda gelen depremler ruh sağlığı sorunu olan ve kamusal nitelikli ruhsal-toplumsal destek sistemlerine gereksinim duyan insan sayısının milyarla ifade edilir olmasına neden olmuştur. Bunlara yönelik psikososyal destek çalışmaları ve hazırlıkları da yetersizdir.
Tüm gerçeklikler yalnızca 10 Ekimlerde değil, hayatın her bir gününde psikiyatrinin gündeminde ruh sağlığına öncelik vermeyi, ruh sağlığını bozan ekonomik, sosyal ve siyasal konuları ele almayı gerektirmektedir. Ruh sağlığını geliştirmeyi, yaygınlaştırmayı, ücretsiz ve kolay ulaşılabilir bir kamu hizmeti niteliğine kavuşturmayı öncelikli bir hedef olarak önümüze koymaktadır.”


RUH SAĞLIĞI BEDEN SAĞLIĞI KADAR ÖNEMLİ

SAĞLIKLI dendiğinde çoğunlukla beden sağlığı anlaşılır. Oysa sağlık, ruh sağlığı ve beden sağlığının bütünüdür. ‘Ruh sağlığı olmadan sağlık olmaz’ diyen  Psikolog Deniz Erden, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü nedeniyle yaptığı açıklamada ruh sağlığının beden sağlığı kadar önemli olduğunu söyledi. Psikolog Deniz Erden, şunları dile getirdi: “Eşler ve aile bireyleri arasındaki çoğunlukla ev içerisinde yaşanan şiddet türü aile içi şiddet olarak tanımlanıyor. Aile içi şiddet günümüzde çoğunlukla erkek tarafından kadına yönelik şiddet olarak görülüyor. Ancak aile içindeki şiddete sadece kadınlar değil bir o kadar çocuklar da maruz kalıyor.” Resmi makamlara iletilen aile içi fiziksel ve cinsel şiddeti içeren vaka sayısı her ne kadar çoksa, bir o kadar vaka sayısının bildirilmediği tahmin ediliyor” diyen Psikolog Deniz Erden, şöyle devam etti: “Aile içindeki karşılaşılan psikolojik şiddet, ekonomik şiddet davranışlarının çoğunun dışarıda adı bile anılmıyor. Zaman içerisinde aile içi şiddete maruz kalan kadın ve çocuklarda birçok psikolojik sıkıntılar ve hastalıklar ortaya çıkıyor.”


YETİ YİTİMİNE NEDEN OLAN 10 HASTALIK

1. Depresyon
2. Demir eksikliği anemisi (Kansızlık)
3. Düşme ve ev kazaları
4. Alkol kullanımı
5. Kronik kısıtlayıcı akciğer hastalığı
6. Bipolar bozukluk
7. Doğumsal anomaliler
8. Osteoartritis
9. Şizofreni
10. Obsesif kompülsif bozukluk


ŞİDDET ÇEŞİT ÇEŞİT

Şiddetin çeşitlerini fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şeklinde sıralayan Psikolog Deniz Erden, şunları dile getirdi: “Tokat atmak, tekmelemek, yumruklamak, hırpalama, saçını çekme, boğazını sıkma ve sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakma fiziksel şiddet. Evli eşi tarafından bile olsa kadının ve erkeğin istemediği yerde, zamanda ve istemediği bir biçimde ilişkiye zorlanması cinsel şiddete giriyor. Psikolojik şiddet ise bağırmak, korkutmak, küfür etmek, tehdit etmek, hakaret etmek, ailesi ile görüştürmemek, kıskançlık bahanesiyle devamlı kontrol altında tutmak, sürekli başkaları ile kıyaslamak ve kimlerle görüşeceği konusunda sürekli baskı yapmak psikolojik şiddet kapsamında değerlendiriliyor. Ekonomik şiddet, para vermemek veya kısıtlı para vermek, ailenin tasarrufları gelir giderleri konusunda bilgi vermemek, istemediği işte zorla çalıştırmak veya çalışmasına izin vermemek şeklinde özetleniyor.” (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

HDP: Hükümet sorumluluklarını acilen yerine getirmeli

SONRAKİ HABER

Denizli’de yargı reformu paneli yapılacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa