09 Ekim 2014 06:00

Hemşin öyküleri

Mahir Özkan 1978 Hopa doğumlu. Felsefe öğretmeni. Daha önce Agos gazetesinde 24 öyküsü Türkçe- Ermenice yayımlanmış.İletişim yayınevinin yayımladığı Karardı Karadeniz ve Karadeniz’in Kaybolan Kimliği adlı ortak kitaplara makalelerle katkıda bulunmuş. Hemşin Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği üyesi.

Paylaş

Sennur SEZER

Mahir Özkan 1978 Hopa doğumlu. Felsefe öğretmeni. Daha önce Agos gazetesinde 24 öyküsü Türkçe- Ermenice yayımlanmış.İletişim yayınevinin yayımladığı  Karardı Karadeniz ve Karadeniz’in Kaybolan Kimliği adlı ortak kitaplara makalelerle katkıda bulunmuş. Hemşin Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği üyesi. Hemşince çalışmaları yapıyor. “Bir yandan da Hemşince ile ilgili yaptığım sözcük derlemeleri, taramaları ve Hemşince öykü, şiir, masal, çeviri çalışmaları sırasında ihtiyaç duyduğum kelimeleri ararken karıştırdığım sözlükler, sorduğum büyüklerden edindiğim bilgiler oldukça fazla malzeme biriktirmemi sağlamış durumda. Bu kayıtları, Hemşince’nin artık neredeyse kaybolmak üzere olan kelimelerini, deyimlerini açığa çıkarmak için yapılan arkeolojik bir kazıya benzetiyorum. Her yeni öğrendiğim kelimede büyük bir heyecan ve keyif duyuyorum. Umarım siz de saklı kelimeleri keşfederken benim aldığım keyfi alırsınız.”
Bugünlerde Aras Yayınları arasında Mahir Özkan’ın Hemşin Öyküleri  yayımlandı.  Bence, Hemşin Öyküleri bir anı ve izlenim kitabı. Türkçe ve Hemşince yayımlanan kitap, Hemşinceye bir edebiyat dili kimliği verebilme denemelerinin belki de ilki.Öte yandan kitap bir halk bilim derlemesi kimliği de taşıyor. Masallar, inançlar, söylenceler parça parça öykülerde yer alıyor.Yazar için  asıl zorluk, öykülerinden birinde ifade ettiği gibi iki dilin ifade farkları. Yazar Hemşince anlatıldığında gülünç olabilen bir olayınTürkçe hiç de  gülünç olmayabileceğini söylüyor.
Mahir Özkan iki dille büyümüş. Anadolu’da pek çok halk anadilini unuturken (mesela Boşnaklar) bu iki dil uluslar için elbet önemli bir artı. Ancak iki dille yaşamanın da getirdiği zorluklar olmalı. Dilerim bir kuşak sonra bu tür zorluklar aşılır.
Hemşinli Mahir Özkan yaylaları, çetin kır koşullarını anlatıyor. Mısır ekmeğinin yanı sıra mısır koçanlarının un yapıldığı dönemler de hatırlanıyor. Yaşamanın koşullarını, ulus ve din ayrılığını anlamayan/dinlemeyen sevdalar da. Kürtlerle Hemşinliler arasında da sevdanın zorluğunun bir yanı yoksulluk/varsıllık.
Kırsal bölgelerde yaşananlar anlatıldığında keyifle dinleniyor/okunabiliyor. Ancak elektriksiz yayla koşullarının, karanlıkta sürünün kayıp ineğini ararken ayıyla karşılaşmanın yaşanırken gülünemeyeceğini de biliyoruz.
İki dilli olmanın bazan korkulardan kurtulmaya da yararı var.Kanamalı Kırım Kongo  ya da kene korkusuyla doktora giden bir delikanlıya Hemşinli bir yaşlı kolaylıkla  “ O kene değil ki bizim “diz” . Bilirsin o adamı hasta etmez” diyebilecektir.
Lazların şehirli, Hemşinlilerin köylü (bence dağlı) olduğu bir coğrafyada elbette evde pişen ekmek “gerçek ekmek”(bence has ekmek) evde yünden örülen çorap da “has” çoraptır.  Üşümemek ve doymak için aslımızı unutmamak gerekir. Mahir Özkan’a çıktığı zor ama onurlu yolculukta kolaylıklar diliyorum.

*Hemşin Öyküleri, Mahir Özkan, Aras ,
iki dilli, üç alfabeli ,335 Sayfa.

 

ÖNCEKİ HABER

Bahman Ghobadi’den Kobanê mektubu

SONRAKİ HABER

Burdur'da çocuğa cinsel istismar iddiası üzerine 4 kişi tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa