08 Ekim 2014 06:00

Van ‘çölü’ olmasın

Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, ülkede yaşanan kuraklık ve beşeri etkenlerden dolayı her geçen gün biraz daha küçülüyor.

Paylaş

Selman ÇİÇEK
İdris YILMAZ


Van Gölü, yaşanan kuraklık ve beşeri etkenlerden dolayı her geçen gün biraz daha küçülüyor. Yok olma tehdidi altında olan gölde suyun çekildiği bölümler adeta bir çölü arındırıyor. Yetkililerin, Van Gölü’nün yok olmasının önüne geçmek yerine, kıyıları imara açarak işgale açtığını belirten Van Çevre Derneği (ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, “Van Valisi başta olmak üzere tüm resmi kurumların Van Gölü’ün kıyısını işgal etmiş durumda. Resmi kurumların işgalinden dolayı göl artık insanlara, canlılara kapanmış durumdadır. Kanunu göre, ‘Kıyılara moloz dahi bırakamazsınız’ ama bunu diyen kanun koyucular en başta kendileri bunu ihlal etmiştir” dedi.
Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, ülkede yaşanan kuraklık ve beşeri etkenlerden dolayı her geçen gün biraz daha küçülüyor. Bazı koy ve kıyılarında suyun metrelerce çekildiği gölde, suların çekilmesi ile oluşan tablo adeta çölleri andırıyor. Flamingo, martı gibi birçok kuşa ev sahipliği yapan ve İnci Kefali balığın yetiştiği tek yer olarak bilinen göl, su seviyesinin her gün azalması ile beraber birçok canlının yaşam alanı daralıyor. Bir yandan kuraklığa direnemeyen göl, bir diğer yandan ise beşeri etkenlerden dolayı zarar görüyor. Özellikle gölün kirletilmesi ve resmi kurumların göl kenarlarında inşa edilmesi göle büyük oranda zarar veriyor.

‘HER GÜN BİN KİLO ATIK’

Gerekli önlemlerin alınmadığı takdirde yakın bir zamanda Van Gölü’nün yok olmak ile yüz yüze kalacağını dile getiren Van Çevre Derneği (ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, bu yıl beklenen yağışların düşmemesi ve beşeri etkenlerin gölde yarattığı olumsuzluğa vurgu yaptı. Kuraklığın Van gölü üzerinde ciddi bir etkisinin olduğunu; ancak beşeri etkenlerin de görülmesi gerektiğinin altını çizen Kalçık, 750 bin nüfusun yaşadığı bir ilde Van Gölü’ne bin 800 litre kanalizasyon suyunun akıtıldığını söyledi. Kalçık, Van Gölü’ne kıyısı bulunan Muradiye, Çaldıran, Erciş, Ahlat, Adilcevaz, Tatvan ve Gevaş’ta yaklaşık bir milyon kilo ağırlığında atığın göle akıtıldığını söyledi. Van Gölü’ne 12 derenin aktığını belirten Kalçık, bu derelerin de ciddi anlamda kirli aktığını ve göle karıştırdığını söyledi.

BELEDİYELER ÖNLEM ALMALI

Van Gölü çevresinde bulunan belediyelere ve özellikle de “ekolojik, demokratik belediyeciliği” savunan DBP’li belediyelere seslenen Kalçık, gölün korunması için en kısa sürede önlem alınmasını ve göle akıtılan kanalizasyona bir an önce çözüm bulmasını istedi.

KURAKLIK YETMEZMİŞ GİBİ BİR DE İŞGAL

Yetkililerin, Van Gölü’nün yok olmasının önüne geçmek yerine, kıyıları imara açarak işgale açtığını belirten Kalçık, “Van Valisi başta olmak üzere tüm resmi kurumların Van Gölü’ün kıyısını işgal etmiş durumda. Resmi kurumların işgalinden dolayı göl artık insanlara, canlılara kapanmış durumdadır” dedi. Kıyıları korumaya yönelik kanunun çıkarıldığını hatırlatan Kalçık, bu kanunu bilakis resmi kurumların ihlal ettiğini, kıyı boyunca Karayolları ve DSİ yerleşkeleri, emniyete ait hava alanı, Van Vali’sine ait ev ve kaymakamlara ait evlerin sıralandığını belirtti. Kalçık, “3621 sayılı Kıyı Kanunu göre; ‘Kıyılara moloz dahi bırakamazsınız’ diye yazar. Ama bunu diyen kanun koyucular en başta kendileri bunu ihlal etmiştir” diye konuştu. (Van/DİHA)

ÖNCEKİ HABER

Kıbrıs’ta e-bilet ve mücadele

SONRAKİ HABER

ABD Senatosu'ndan Trump'a engel: Suudi Arabistan'a silah satışı yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa