04 Ekim 2014 06:00

BEDAŞ işçileri: Maliyet insan canından daha değerli

İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını istedikleri için atılan 26 BEDAŞ işçisi 50 günü aşkın süredir direnişte.

Paylaş

Vedat YALVAÇ
Eren ERGİNE
İstanbul


“Hiçbir maliyet insan canı kadar değerli değildir.” Bunu söyleyen Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ) İşçisi Recep Garip Gazioğlu. İşçiler verilmeyen bir eldiven, ya da alınmayan en ufak önlem yüzünden defalarca elektrik akımına kapılıyor. İş güvenliği yasalarına göre şirketin zorunlu olarak yerine getirmesi gereken önlemleri işçilerin talep etmesi ise maliyetin insan canından daha değerli olduğunu gösteriyor.

25 yaşındaki Ertan Karaman’ın anlattıkları ise “Önlem alıyoruz” denilen her şeyin nasıl kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. 3 aylık çalışan olan Karaman ilk işe başladığında iş sağlığı ve güvenliği seminerine girdiğini, orada anlatılanların, şart koşulan şeylerin; hiçbirinin sahada uygulanmadığını dile getirdi. Öyle ki çoğu zaman ucuz tornavida verildiği için eli yanan işçiler oluyormuş. İşçinin talep ettiği şeyler; porselen yan keski, porselen tornavida, yanmaz elbise, eldiven ve bir de 2 kişi birlikte çalışmak… Yani hayatta kalabilmek.

YASAK AMA GECE 9’A KADAR ÇALIŞILIYOR

İşçilere her gün 15 ile 20 abonenin elektriklerinin kesilmesi görevi veriliyor. Deneyimli olan işçilerin işten çıkarılması üzerine işçilere verilen sayı daha da artırılmış. Tek başına gönderilen işçiler, bitiremeden evine gidemiyor. Giderse işinden oluyor. İşçilerin gece dokuzlara kadar çalıştığı oluyor. “Pazar günleri yasak olmasına rağmen elektrik kesmeye gidiyorduk” diyen Hüseyin Özkan, “15.30’dan sonra elektrik kesmek yasak. Ancak verilen iş fazla olduğu için gece 9’lara kadar çalışmak zorunda kalıyoruz” diye konuştu.

2 KİŞİ ÇALIŞMAK İSTİYORLAR

En büyük taleplerinden biri işe 2 kişi olarak gitmek. Bunu iki nedenle istiyorlar. Birincisi olası bir elektrik akımına kapılma durumunda diğer arkadaşın acil müdahalede bulunması. Hüseyin Özkan diğer nedeni ise şöyle anlattı: “Fatura 2 gün gecikince bizi hemen elektriği kesmeye gönderiyorlar. Tabii bazıları maaşları o güne denk gelmediği için faturayı aynı gün ödeyemiyorlar. Biz faturayı kesmeye gittiğimizde de abonelerle tartışmak zorunda kalıyoruz. Hem bıçaklı saldırıya uğradım. Hem de silahlı biri tarafından kovalandım. Can güvenliğimiz olmadığı için 2 kişi gitmek istiyoruz.”

47 GÜNDE 32 İŞ KAZASI

İşçilerin anlattıklarına göre iş kazası geçirmeyen yok denecek kadar az. Direnişe geçtikleri günden beri iş kazalarının seceresini de tutmuşlar bu nedenle. 47 gün boyunca irili ufaklı 32 iş kazasının yaşandığını aktardılar. Bayram Alanbay, panonun patlaması sonucu eli ve yüzü yanmış. Alanbay’ın yüzündeki yanık 6 aylık tedaviden sonra ancak geçebilmiş. “Akıma kapılan bir kişinin kömür olduğuna gözümle tanık oldum” diyen  Murat Önder de, “Taşeron da çalışan 17 yaşındaki Salih Geçer isimli bir işçi zorla trafoya sokuldu. Patlama sonucu yoğun bakıma kaldırıldı. 28 gün sonra da yaşamını yitirdi” diye konuştu. Kendisi de verilen ucuz kontrol kaleminin patlaması sonucu eli yanan Önder, ancak uzun bir süre sonra elini kullanır hale gelebilmiş.

KORKMAYIN ARKANIZDA BİZ VARIZ

Veli Aydın isimli işçi de abone tarafından darbedilmiş. Bir hafta rapor alan Aydın, darbedenlerden davacı olmuş. Şirket yetkilileri işçilere “Siz korkmayın arkanızda biz varız. Bir sürü avukatımız var” demesine rağmen Aydın’ın dava sürecine hiçbir katkıları olmamış. Çalışanla aboneyi karşı karşıya getirdiğini anlatan Murat Önder, “Aboneyi şirkete yönlendirdiğimizde de ‘Bizim elemanın hatası’ denilerek sorumluluk yine bizlere yükleniyor” dedi.

DAYANIŞMA AYAKTA TUTUYOR

BEDAŞ önünde stant açan işçiler fatura yatırmaya gelen abonelerden imza topluyor. Yüzlerce işçinin kampanyaya destek verdiğini söyleyen işçiler, bazı abonelerin de dayanışma kutusuna para attığını söylüyor.  Direniş çadırındaki günlük ihtiyaçlarını buradan karşılayan işçiler, kendi aralarında da büyük bir dayanışma içerisinde. “Birimizde yoksa olan arkadaşımız ona katkı sunuyor” diyen Bayram Alanbay, 11 yıldır BEDAŞ’ta çalışıyor. Eşi çalışıyor. Ancak yetmiyor. Alanbay, 180 TL’yi ödeyemediği için kızını anaokuluna verememiş. Murat Önder de evli. Sözleşmeli olarak çalışan eşiyle aynı dönemde işsiz kalmış.
İmza standına gelerek imza veren Remzi Yolcu’yla konuşuyoruz. Yaşananlara tepkili. Atılan işçilerin bir an önce geri alınmasını isteyen Yolcu, özelleştirmeden dolayı büyük bir keşmekeşliğin yaşandığını söyledi. “Elektrik 2 gün gecikince hemen kesiliyor. 20 TL’de kesme bedeli isteniyor” diyen Yolcu, “Tüm bu keşmekeşliğin faturası çalışana ve vatandaşa kesiliyor. Büyük bir mağduriyet yaşanıyor. Hükümetin bu sorunu hemen çözmesi gerekiyor” dedi.

ASIL GEREKÇE ÖRGÜTLENMEMİZ

İşyerinde Tes-İş ve Enerji-Sen örgütlü. Atılan işçiler, yetkili olan Tes-İş’in, işçilerin sorunlarını dikkate almadığını bu nedenle de Enerji-Sen’de örgütlenmeye karar verdiklerinin söylüyorlar. İşten asıl atılma gerekçelerinin sendikal mücadele olduğunu belirten Hüseyin Özkan, “Taleplerimiz bahane edildi” dedi. Tes-İş üyesi hiçbir işçi işten atılmazken atılan 26 işçinin hepsinin Enerji-Sen üyesi olması kanıt olarak gösteriliyor. “Özelleştirilmeyle birlikte Cengiz Limak Kolin (CLK) şirketine devredildikten sonra da 540 kesme okuma işçisi işten atıldı. Direnişimiz sonucu arkadaşlarımız geri döndü” diyen Enerji-Sen Genel Başkanı Ali Duman  da “Üye sayımız artınca Tes-İş’e yetki verildi” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Madem fıtrat neden korumaları var

SONRAKİ HABER

12 yaşındaki çocuk parkta oynarken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa