Madem fıtrat neden korumaları var

Madem fıtrat neden korumaları var

TOKİ Emlak Konutları Hoşdere şantiyesinde bir işçi ücretini alamadığı için intihar girişiminde bulundu. İşçiye alacağının ödeneceği sözünün verilmesi üzerine işçi intihar girişiminden vazgeçti.

Erkan SARIOĞLU
İstanbul


TOKİ Emlak Konutları Hoşdere şantiyesinde bir işçi ücretini alamadığı için intihar girişiminde bulundu. İşçiye alacağının ödeneceği sözünün verilmesi üzerine işçi intihar girişiminden vazgeçti. Şantiye içerisinde görüştüğümüz işçiler şantiye ve çalışma koşullarının kendilerini isyan noktasına getirdiğine dikkat çektiler. İşçiler arkadaşları aşağı inmeseydi hep birlikte iş bırakacaklarını dile getirdiler.

Şantiyede 450’ye yakın kişinin çalıştığını anlatan işçiler, çamur içerisinde yaşadıklarını, bazı koğuşlarda 26 kişi kaldıklarını, çalışmaya başladıktan ancak 2 ay sonra ücretlerinin hesaplarına yatırıldığını söyledi. İşçi sağlığı iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını dile getiren işçiler, ücretlerinden 50 lira kesilerek kendilerine verilen iş ayakkabılarının korumadığını, çivilerin battığını ifade ettiler. Bu sorunları dile getirdiklerinde dalga geçer gibi “Bir şey olmaz 5 dakika sonra geçer” dendiğini aktardılar.

YASALAR ÖRÜMCEK AĞI GİBİ...

Asgari ücrete yakın bir ücretle günlük yevmiye ile çalıştıklarını söyleyen işçiler, hastalanıp rapor aldıklarında ise bu raporun hiçbir geçerliliği olmadığını kaydettiler. Türkiye’deki yasaların kendilerini korumadığını ifade eden işçiler, yasaları örümcek ağına benzettiler: “Örümcek ağını büyük böcekler delerek geçer. Küçükler yani biz işçiler ise bu ağa takılıyoruz. Yalnızca işçilere yaptırım uygulanıyor. Soma da, Marmara Park’ta, Torunlar İnşaat’ta yaşananlar işçilere mal edilmeye çalışılıyor, neymiş bizim fıtratımızda varmış, bunu söyleyen kişiler binlerce koruma görevlisi ile geziyor. Mesele fıtrat meselesi ise sokaklarda tek başlarına neden dolaşamıyorlar.”

ÖRGÜTLÜ OLMALIYIZ

İşçilerin çözüm önerisi ise şöyle: “Yaşadığımız bu durumun değişmesi için taşeron sisteminin kalkıp, tüm sorumluluğun ana firmada olması gerekiyor. Çalışma koşulları bize bilmediğimiz bir çok şeyi öğretti. Okumamamıza rağmen bazı konularda hukukçular kadar bilgimiz oluyor. Biz kendi içerimizde örgütleniyoruz. Her alanda örgütlenirsek bu sorunları çözeriz. Örgütlü olmazsak hakkımız olan parayı dahi alamayız.”  İşçiler arasında ‘Biz Harran’lıyız’ esprisi oldukça yaygın. İşyerinde sendika olmadığını söyleyen işçiler, “Ancak sendikalı olabilirsek örgütlülüğümüz büyür” diye konuştular.

ÖLÜMLERE ŞAHİT OLDULAR

Görüştüğümüz işçilerin kimi 14 kimi 16 yaşında inşaat sektöründe çalışmaya başlamış. “Çalıştığımızda neler gördük neler, anlatmakla bitmez” diyorlar. Sakatlanan, intihar eden, iş cinayetlerinde ölen arkadaşları olmuş. Esenyurt bölgesinde de Akkoza, Fiyapı gibi inşaatlarda çalışmışlar, ölümlere şahit olmuşlar. Fiyapı 17 yaşındaki bir arkadaşlarının istememesine rağmen zorla iş yaptırıldığını, bunu yaparken elektrik çarpması sonucunda yaşamını yitirdiğini dile getiren işçiler, bunların çoğu zaman basına yansımadığını aktardılar. İşçiler “Ailelere sus payı olarak para veriyorlar. Aileler yasalarla, bürokrasiyle uğraşmamak için parayı alıp susuyorlar. Yasalardan bir şey çıkacağını düşünmüyorlar” dediler.

www.evrensel.net