04 Ekim 2014 06:00

Bu sergide yaz sürüyor!

Havalar soğudu. Kışlıklar kaldırıldıkları yerlerden indirildi. Ancak SALT Beyoğlu’da yaz hâlâ devam ediyor. SALT Beyoğlu, 5 Eylül’de oldukça geniş kapsamlı bir sergisine ev sahipliği yapmaya başladı, “Yazlık: Şehirlinin Kolonisi”.

Paylaş

Mısra BELGE
İstanbul


Havalar soğudu. Kışlıklar kaldırıldıkları yerlerden indirildi. Ancak SALT Beyoğlu’da yaz hâlâ devam ediyor. SALT Beyoğlu, 5 Eylül’de oldukça geniş kapsamlı bir sergisine ev sahipliği yapmaya başladı, “Yazlık: Şehirlinin Kolonisi”. Kapsamlı bir araştırma sonucu oluşturulan sergi, müstakil evlerden sitelere, Türkiye’nin kıyılarındaki yazlık ortama ilişkin, ?belge, çizim, fotoğraf, film, maket, mobilya gibi görsel ve yazılı pek çok kaynaktan yararlanıyor. Sergi, geçmişin Ege ve Akdeniz kıyıları dışında, bugünün İstanbul’undan çok farklı bir İstanbul’u da tecrübe etme şansı tanıyor ziyaretçilere.

SALT Beyoğlu’nda 12 Kasım’a dek sürecek olan “Yazlık: Şehirlinin Kolonisi”, Türkiye’de 1980’lerden itibaren, özellikle orta sınıf arasında bir tatil biçimi olarak moda halini alan yazlıklar hakkında geniş kapsamlı bir inceleme ve arşiv taraması ürünü. Serginin araştırma ekibi ise SALT’tan Meriç Öner ile Alper Kurbak, Bahar Akgün, Dilşad Aladağ, Melodi Gülbaba, Begüm Hamzaoğlu, Vasıf Kortun ve Lorans Tanatar Baruh’tan oluşuyor.

ESKİ İSTANBUL’DA YAZ İNCELEMESİ

Sergi giriş katında, tarihi 1950’lere dek uzanan pek çok dergi ve gazete kupürü, kartpostallar ve fotoğrafların yanı sıra etraftaki şezlonglar karşılıyor izleyiciyi. SALT Beyoğlu’nun pek çok katına yayılan sergide, giriş katta, başlı başına bir tarih olan bu belgelere bakmaktan gözlerimizi ayırabildiğimizde, tavanın deniz simitleri ile donatıldığını görüyoruz.
Bilhassa İstanbul’da yaşayan genç kuşak için, Yeşilçam Filmleri’nden aşina olabileceğimiz belgelere rastlıyoruz duvarlarda. O zamanlar İstanbul’da denize girilebilen dönemler; Üsküdar, Moda, Florya gibi semtler, yazı İstanbul’da geçirenlerin “kavrulmaması” için bir seçenek olarak gösterilip teşvik ediliyor okuyucuya. Örneğin Florya’ya ilişkin Cemaleddin Bildik imzalı bir dergi yazısında şu satırları okuyoruz: “Devlet Demiryollarından öğrendiğime göre yalnız pazar günleri Florya hattı için 100 bin bilet veriliyormuş!.. Yüz bin kişinin doğruca Florya’ya gittiğini kabul etmek doğru değildir. Fakat küçümsenmeyecek bir kalabalığın pazarları Florya plajlarına serpildiğinden şüphe edilemez.” Aynı yazıda bir fotoğraf altı yazısında ise, o zamanlar Florya’nın İstanbul dışında olduğuna tanıklık ediyoruz: “Pazar oldu mu İstanbul boşalır. Halk haftalık yorgunluğunu çıkarmak için, suyu, gölgesi, plajı olan yerlere akın eder. Florya akın edilen yerlerin başında gelir. Yukarıda plaj gişelerinin önündeki kalabalık ile Florya plajında güneşlenenleri görüyorsunuz.”
Giriş katın duvarlarında ilerledikçe İstanbul’dan uzaklaşıp farklı şehirlere doğru ilerleyen kupürlerle karşılaşıyoruz.

DEVLET ELİYLE YAZLIK TEŞVİKİ VE DÖNÜŞÜMÜ

“Ege ve Akdeniz’in devlet tarafından bir potansiyel olarak keşif ve teşvik edildiği 1950’li yıllarla birlikte, yazlık aleminde de bireysel heveslerden toplu konutlar dönemecine girildi.” diyor proje ekibi. Bu beldeler arasında, Akçay, Ayvalık, Ören, Erdek, Şile, Gönen, Akçakoca, Polonezköy (o zamanki adıyla Polenez Köyü), Bozcada, Foça, Fethiye, Çeşme ve Marmaris gibi sayısız tatil beldesinin, dergiler ve gazetelerce hazırlanan tanıtımlarıyla karşılaşıyoruz. Bunun yanı sıra, pek çok ailenin arşivinden alınan, farklı tarihlerdeki yazlık temalı aile fotoğraflarını da inceleme fırsatı buluyoruz.

Devlet eliyle kentleşme üzerinden detaylı bir okuma ve inceleme yapan “Yazlık: Şehirlinin Kolonisi” izleyiciye, yazılı kaynakların ve Türkiye’deki yazlık anlayışı ile yazlık beldelerinin dönüşümünü görme fırsatının yanı sıra, genel olarak toplumsal dönüşümü gözleme açısından da önemli bir yerde duruyor. Sergiyle beraber, 1980’lerde iyice yerleşen yazlık kültürünü, şehirlerin kıyılardaki baskısı olarak görüyor, yazlıkların salt yapı üretimini aşarak her yerde birebir aynı yaşam tarzını uygulamaya dönüştüğüne şahitlik ediyoruz.
Sergi kapsamında, “Kıyı”, “Ev” ve “Hafif” başlıklı konuşma programları ile SALT Yorumlama’nın hazırladığı atölyelerde detaylı olarak ele alınıyor. Ayrıca, SALT Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştirilecek “Bugün Günlerden Ne? “ programında, 10 hafta boyunca her perşembe günü farklı coğrafyalardaki tatil evlerine odaklı uzun metrajlı birer film gösteriliyor.

‘BUGÜN GÜNLERDEN NE?’ FİLMLERİ

Yazlık: Şehirlinin Kolonisi sergisi kapsamında, tatil yerleri odağında çekilen filmler izleyiciyle buluşuyor. Sergi kapsamında “Bugün günlerden ne?” başlığı altında şimdiye dek, yönetmenliğini Zeki Alasya’nın yaptığı, 1977 yapımı “Sivri Akıllılar”, Bruce Robinson imzalı, 1987 yapımı “Withnail & I”, Jean-Luc Godard’ın yönetmenliğindeki, 1963 yapımı Le Mepris” (Nefret) ve François Ozon’un yönettiği, 2003 yapımı “Swimming Pool” (Havuz) seyirciyle buluştu.
Toplamda 10 haftaya yayılan ve her perşembe gösterilmeye devam edecek filmler arasında, 2013 yapımı Johan Von Reybekiel ve Marcus Werner Hed’in bir arada yönettiği “Sommarstallet” (Yazlık Ev), Nikita Milkhalkov imzalı, 1994 yapımı “Utomlyonnye Solntsem” (Güneş Yanığı), yönetmenliğini Eric Rohmer’in yaptığı, 1967 yapımı “La Collectionneuse” (Koleksiyoncu Kadın), Ramin Matin’in yönettiği, 2013 yapımı “Kusursuzlar”, Jean-Luc Godard’ın yönetmen koltuğunda oturduğu, 1967 yapımı “Week-end” (Hafta Sonu) ve son olarak 13 Kasım’da, Yılmaz Güney imzalı, 1974 yapımı “Arkadaş” yer alıyor.

ÖNCEKİ HABER

Ulusal Gitar Yarışması’ndan notlar

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa