03 Ekim 2014 14:26

AB Delegasyonuna Kobanê çağrısı

Türkiye Barış Meclisi, AB Türkiye Delegasyonu Siyasi İşler Bölüm Başkanı Ireneusz Fidos ile Suruç ve Kobanê'deki gelişmelere ilişkin görüşme gerçekleştirdi. Barış Meclisi adına Sema Solaklı, İmam Canpolat ve Hakan Tahmaz katıldığı görüşmede, Barış Meclisi heyetinin geçtiğimiz hafta bölgede yaptığı incelemelerin sonuçları AB Delegasyonuna aktarıldı.

Paylaş

Türkiye Barış Meclisi, AB Türkiye Delegasyonu Siyasi İşler Bölüm Başkanı Ireneusz Fidos ile Suruç ve Kobanê'deki gelişmelere ilişkin görüşme gerçekleştirdi. Barış Meclisi adına Sema Solaklı, İmam Canpolat ve Hakan Tahmaz katıldığı görüşmede, Barış Meclisi heyetinin geçtiğimiz hafta bölgede yaptığı incelemelerin sonuçları AB Delegasyonuna aktarıldı. Türkiye'nin IŞİD saldırıları karşısında kendi ilan ettiği angajman kurallarını uygulamaktan imtina ettiği yönündeki tespitlerini delegasyona ileten heyet, hükümetin sığınmacı sayısını yüksek göstererek dünya kamuoyunu tampon bölge planına ikna etmeye çalıştığı yönündeki endişeleri aktardı.

Kobanê yönetimi ve direnen halkın,  Avrupa ve Türkiye’nin  IŞİD’in işgal girişimine karşı  kendilerini yalnız bıraktığı ve IŞİD'in korunduğu görüşünde olduğuna vurgu yapan Barış Meclisi heyeti, örgütün elindeki ağır silahları Türkiye ve diğer bölge ülkelerinden edindiği yönündeki iddialar hatırlatıldı. Heyet, Kobanêlilerin de Avrupa ülkeleri ve Türkiye’den yazılı silah talebinde bulunduğu, ancak hiçbir yanıt alamadıkları bilgisini verdi. Heyet, Kobanêlilerin silah yardımı dışında başka her hangi bir taleplerinin olmadığını belirterek, “Türkiye’den, bölge ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde   IŞİD’e verilen askeri ve mali desteğin önüne geçilmesini talep ediyorlar. Sadece IŞİD terör örgütüne karşı savaşmıyoruz, şeriat sistemi kurmak isteyen gerici bir zihniyete karşı savaştıklarını özellikle vurguladılar” dedi.

160 BİN KİŞİ BİLMECESİ

Heyetin AB Delegasyonuna ilettiği tespitlerden bazıları şunlar:

* “IŞİD saldırılarından kaçan ve Türkiye’ye gelen Kobanililerin sayısı hakkında hükümet yetkilileri 160 bin kişi gibi bir rakamdan söz etmektedir. Kobanili’lerin verdiği bilgi ise bu rakamın en fazla 60 bin civarında olduğu. Devlet tarafından kurulan 5 bin kişi kapasiteli mülteci çadırında 3 bin kişinin kaldığı bilgisini verdiler. Mültecilerin ezici çoğunluğu sivil toplum örgütlerinin, yerel yönetimlerin veya akraba, tanıdıklarının olanaklarıyla barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılıyor. Devlete güvenmedikleri için kayıt altına dahi alınmak istemiyorlar. Mülteci sayısının  yüksek gösterilmesinin amacının Türkiye’nin sınır dışında tampon bölge oluşturma isteğini haklı gösterme çabası olduğu ileri sürülüyor.”

'BİZ GÖRDÜK, BAKAN İNKAR ETTİ'

* “Türkiye hükümetinin güvenlikli bölge, tampon bölge gibi isteklerinin hatta TBMM gündeminde bulunan sınır dışına asker gönderme, yabancı askerin sınırlarımız içinde konuşlandırılmasına olanak verecek tezkere bölge halkına karşı bir tehdit, savaş hali olarak algılanmaktadır”

*  “IŞİD’ın havan toplarının Türkiye’ye çok sık düştüğünü ancak angajman kurallarının gereği yerine getirme konusunda imtina eden Türkiye’nin,  çoğu zaman bunu gizlediğini iddia ediliyor. Nitekim heyetimiz buna tanık oldu. IŞİD’ın bulunduğu bölgeden atılan top mermisi Türkiye toprağına düştü. Ancak bakan Faruk Çelik bunu inkar etti”

'GÜVENSİZLİK ÇÖZÜMÜ ZORLAŞTIRIYOR'

“Heyetimizin görüşme ve incelemelerden elde ettiği en önemli ve kayda değer sonuçlardan birisi bölge insanının Ankara’ya karşı güvensizliğinin büyük ölçüde artmış olmasıdır. Bu güvensizlik doğal olarak çözüm sürecine bakışa yansımaktadır. Bu ciddi bir risktir süreci tehdit eden bir sorundur. Bu durumu göz önüne almayan, önemsemeyen hükümetin süreci ilerletebilmesi oldukça zordur. Kürt çözümüne ilişkin ayak sürten tutum ve yaklaşımlar bu güvensizliği derinleştiriyor, çözümü zorlaştırıyor (...) Her şeyden önce bütün Kürtler bu savaşın topyekün kendilerine karşı sürdürüldüğüne inanıyor. Bu duygusal kopuşunda zeminini oluşturuyor.
 
'TÜRKİYE KANTONLARI TANIMALI'

* “Bu konuda yapılacaklarının başında zaman geçirilmeden Rojava’nın  Kobani Kanton yönetimiyle diyalog ve işbirliğini geliştirmek gelmektedir. Geliştirilecek yakın işbirliği aynı zamanda bölge yönetimlerinin eksikliklerinden, yanlışlarından ve zaaflarından arınmasına hizmet edecektir. Barışın tesisi için Rojava bölgesinde PYD ve Kanton Yönetimlerinin artık siyasal birer güçlü muhatap olduğu görülmelidir (...) Türkiye ve Avrupa ülkeleri Kürt politikalarını gözden geçirmelidir. Kürtlerle barışın tesisi için eski  'ayrıştır-yönet' politikasının geçerliliğinin kalmadığı görülmelidir. Güven artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Bunun biricik yolu demokrasinin ve özgürlüklerin geliştirilmesidir. Çözüm sürecinin görüşmelerden müzakereye evrilmesi elzemdir”. (Ankara/EVRENSEL)
 

ÖNCEKİ HABER

HDP Humus’taki katliamı kınadı

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu'ndan İBB'ye yeni atamalar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa