03 Ekim 2014 06:00

Bekir Şimşek, Süleyman Acar ve ‘sessiz imha’...

Sürekli değişen gündem içerisinde kendimize yer edinebilir miyiz bilmiyorum. Malumunuz ülkemizde gündem günden güne değişmekte. Bir önceki gündem unutulmakta, yerini başkası almakta. Torunlar İnşaat’ta yaşanan işçi katliamının üzerinden hafta geçmeden yerini ABD’nin IŞİD politikası aldı. Oysa bizim hapishanelerde değişmeyen tek gündemimiz yaşanan hak gaspları ve hasta tutsakların “sessiz imha” ile yok edilmeye çalışılmasıdır.

Paylaş

Nurettin KALA/F Tipi Hapishane / Edirne

Merhaba;
Sürekli değişen gündem içerisinde kendimize yer edinebilir miyiz bilmiyorum. Malumunuz ülkemizde gündem günden güne değişmekte. Bir önceki gündem unutulmakta, yerini başkası almakta. Torunlar İnşaat’ta yaşanan işçi katliamının üzerinden hafta geçmeden yerini ABD’nin IŞİD politikası aldı. Oysa bizim hapishanelerde değişmeyen tek gündemimiz yaşanan hak gaspları ve hasta tutsakların “sessiz imha” ile yok edilmeye çalışılmasıdır.
“Hapishaneler bir ülkenin aynasıdır” demişler. Gerçekten de yaşananlardan bu sözün doğru olduğunu anlıyoruz. Katliamlar, ölümler hapishanelerin ve ülkenin gündeminden hiç düşmüyor.
Adalet Bakanlığının verilerine göre hapishanelerde son 10 yıl içinde 2829 tutsak yaşamını yitirmiş! Resmi rakamdır bu. Neredeyse haftada 5 kişi yaşamını yitiriyor hapishanelerde. 10 yıldır böyle! Çoğu zaman hiç duyulmuyor, bilinmiyor bu ölümler, katliamlar. İşte bu yüzden de ismine “sessiz imha” diyorlar.
“Sessiz imha” bir devlet politikasıdır. 2000 yılında F tipi hapishaneler açılmadan önce de hapishanelerde hastalıktan dolayı insanlar ölüyordu. Ancak ölen tutsak sayısı F tipi hapishanelerin faaliyete geçmesiyle birlikte geçmişle kıyaslanamayacak oranda artmıştır.
Hasta eden, öldüren tecrittir, tecrit politikasıdır. F tipi hapishaneler hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak hasta ediyor. öldürüyor. F tipi tecrit politikasının tutsaklar için işkence ve ölüm olduğunu son 10 yıl içinde 2829 tutsağın katledilmesi gösteriyor.
AKP Hükümeti hasta tutsakları kasten öldürüyor, “sessiz imha” politikasını son hız sürdürüyor.
Tecrit koşullarında tedavi yoktur. Ancak haftanın iki günü “aile doktoru” gelir hapishaneye. Ki tam gün çalışmaz, kısa sürede uzaktan sözlü muayene yapılır. Başarır da sevk alabilirseniz ne mutlu size! Ama hemen sevk yapılmaz. En az bir hafta on gün beklersiniz. Sevkiniz çıkarsa yeni sorunlarla yüz yüze kalırsınız. Muayene olabilmek için kelepçeleriniz açılmaz. Asker muayene olacağınız bölümden çıkmaz. Yani sağlıklı bir muayene olma koşulu ortadan kaldırılır. Tedavi geciktirilir, koşullar yok edilir.
Tedavi olamayınca rahatsızlığınız ilerler. Adalet Bakanlığı verilerinde siz de bir rakam olarak yer alabilirsiniz...
Kendi yaşamınızı idame ettiremeyecek kadar hastasınızdır. Dışarıda tedavi olabilmek için yasal başvuruda bulunursunuz. Bir çok engel çıkarılır önünüze. Adli tıbba sevkiniz yapılmaz, yapılsa da çok uzak bir zamana randevu verilir. Adli Tıp Kurumu bağımsız değildir. Siyasi tutsaksanız bırakmaz sizi. “Sessiz imha” politikasının bir ayağı da Adli Tıp Kurumudur zaten.
Bulunduğumuz hapishanede Bekir Şimşek adlı arkadaşımız Wernicke-Korsakoff hastasıdır. Bu hastalığının yanında; siyatik, miyop, eklemlerde kireçlenme, sık sık ve şiddetli baş ağrıları, sürekli halsizlik, yorgunluk hali gibi rahatsızlıkları da vardır. 10 yıl içinde Adli Tıp Kurumunun 4 adet “Hapishanede kalamaz, Wernicke-Korsakoff hastasıdır” raporu varken, yine Bakırköy ve Edirne Devlet Hastanesinin çeşitli zamanlarda verdiği “Wernicke-Korsakoff hastasıdır” raporları olmasına rağmen, tedavisini dışarıda sürdürebilmesi için bırakılmaktadır.
Yine ağır hasta olan, hayati tehlikesi bulunan Süleyman Acar adlı arkadaşımız, travmatik epilepsi hastasıdır, kafasında platin vardır, hipertansiyon hastasıdır.
Bekir Şimşek, Süleyman Acar gibi bir çok hasta tutsak vardır. Hepsi de “sessiz imha” politikası ile öldürülmek isteniyor. Şu an bildiğimiz, tedavisinin dışarıda yapılması gereken hasta tutsak sayısı 640 civarındadır.
Sizden istediğimiz sesimizi duyurmanız. Devletin “sessiz imha” politikası ile tutsakları öldürmesine engel olmanız için yardımcı olmanızdır.
Ancak Güler Zere örneğinde olduğu gibi duyarlı olur, birleşir, mücadele edersek ölümleri durdurabiliriz.
Çalışmalarınızda başarılar diliyor, selam ve sevgilerimizi yolluyoruz.
Edirne Hapishanesi Tutsaklar Örgütlenmesi

ÖNCEKİ HABER

Çocuğumun ölmesi mi gerekiyor?

SONRAKİ HABER

Denizli’de yargı reformu paneli yapılacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa