01 Ekim 2014 06:00

Şengal'e giden Dr. Çayan: Ölümleri kanıksamış durumdalar

IŞİD saldırılarından kaçarak Şengal Dağı’na sığınan Êzidilerin sağlık durumunu incelemek için hekimlerden oluşan 11 kişilik heyet Şengal’e gitti. Heyet üyelerinden biri olan Uzman Doktor Sadık Çayan 5 günlük süreci gazetemize anlattı.

Paylaş

“Araçla geçerken çocukların yanında durduğumuzda çocukların hepsi kaçıyor. Yaşadıkları travmadan dolayı ürkek ve tedirginler; korkuyorlar.”

Fırat TURGUT
İstanbul


IŞİD saldırılarından kaçarak Şengal Dağı’na sığınan Êzidilerin sağlık durumunu incelemek için hekimlerden oluşan 11 kişilik heyet Şengal’e gitti. Heyet üyelerinden biri olan Uzman Doktor Sadık Çayan 5 günlük süreci gazetemize anlattı. Çayan’ın sözleri durumun vahametini ortaya koyuyor: “Hastalıklardan meydana gelen ölümleri kanıksamış durumdalar.”

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sağlık Meclisinin çağrısı üzerine 11 hekim Êzidilerin durumunu incelemek ve sağlık yardımında bulunmak için bir araya geldi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Batman ve Diyarbakır Şubeleri, Batman Tabip Odası ve İstanbul Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonunu üyelerinden oluşan heyet, 30 Ağustos’ta soluğu Kızıltepe Şenyurt Sınır Kapısı önünde aldı. Ancak 7’si uzman, 4’ü yardımcı hekimden oluşan bu heyet ellerinde İçişleri Bakanlığından özel izin olmasına rağmen sınır kapısı önünde 8 saat bekletildi. Nihayetinde Genelkurmay Başkanlığıyla yapılan yazışmalar neticesinde sınır geçildi.

BİR ÇOCUĞU ÖLMEK ÜZEREYKEN BULDUK

Üçe bölünen heyettekilerin bir kısmı Kamışlo’ya bir kısmı Derik ve Newroz Kampı’na bir kısmı da Şengal Dağı’na gitti. Dr. Sadık Çayan da Şengal Dağı’na gidenler arasında yer aldı. Çayan 4 gün kaldığı Şengal Dağı’ndaki durumu gazetemize anlattı. “Öncelikle ikiye ayırmak lazım” diyor Çayan: “Newroz Kampı’ndakilerin durumuyla Şengal Dağı’nda kalanların durumu çok farklı.” Önce Şengal Dağı’nı dinliyoruz: “Sağlık hizmeti, yerel sağlıkçı dedikleri, sağlık memuru, hemşire, sağlık teknisyeni gibi Êzidi 6-7 tane gençten oluşan bir ekip, Rojava’nın gönderdiği ilaçlarla insanların temel ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Ağrı kesici, antibiyotik, iğne gibi. Bize göre çok çok yetersizdi ama birinci basamak sağlık hizmeti veriliyordu. Bulaşıcı hastalıklar çok var. Mesela Şengal Dağı’ndaki insanların çoğunda gastroenterit (kusma ve ishale neden olan yaygın bir bağırsak enfeksiyonu) bulgusuna rastladık. Mesela 1.5 yaşında bir çocuğu ölmek üzere bulduk. Cildi çok kuruydu. Her şeyden önemlisi oradaki insanlar da bunu kanıksamış durumda. ‘Zaten ölecek’ gibi bir yaklaşımları vardı. Ve oradaki çocukların çoğunda gastroenterit vardı. Çünkü çok ciddi bir su sıkıntısı çekiyorlar. İki saat geliş-iki saat geliş, 4 saatlik bir yolla suyu elde ediyorlar. Zaten yeterince hijyen sağlanamıyor dağ koşullarında. Onun dışında bulaşıcı cilt hastalıkları da yoğundu. Tozdan kaynaklı solunum yolu hastalıkları da vardı.”

0-6 YAŞ GRUBU İÇİN GIDA YOK

Hastalıklar çoğu zaman susuzluktan ve beslenme yetersizliğinden meydana geliyor. Rojava’nın daha çok bulgur, pirinç, zeytin gibi kuru gıda gönderebildiğini söylüyor Çayan. Özellikle çocukların gıda yetersizliği yaşadığını anlatıyor: “0-6 yaş çocuk grubu çocukların beslenmeleri için gıda yoktu. Birçok annenin yaşadıkları travmadan dolayı sütü kesilmişti. Oradaki çocukların ciddi bir beslenme yetersizliği vardı. Kronik hastalıkları olan yaşlı insanlar zor durumda. Şekeri tansiyonu olan insanların ilaçları bitmişti. Biz yerine koymaya çalıştık ama yeterli gelmedi. Hele hele biz oradayken hava soğumaya başlamıştı. Şimdi kış şartlarına dayanabilecekleri koşulları yok çocukların. O koşullardan dolayı Êzidiler ölmeye devam ediyor ve biz sessiz kaldığımız müddetçe ölmeye devam edecekler.”

HER TÜRLÜ YARDIM SAĞLANMALI

“Ne yapılmalı” diye sorduğumuzda ise Çayan bir uzman olarak şunları sıralıyor: “Şengal Dağı’ndaki Êzidiler için en temel ihtiyaç bir an önce barınabilecekleri yaşam alanlarının oluşturulması. İkincisi 7’den 70’e herkesin sağlıklı beslenmeleri için her türlü gıdanın verilmesi. Üçüncüsü orada bir hastane kurulması ve ciddi bir sağlık hizmeti verilmesi. Uluslararası kuruluşlar, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından her türlü yardımın sağlanması.”


NEWROZ KAMPI’NA DERİK’TEN DOKTOR GELİYOR

NEWROZ Kampı’nı anlatıyor Sadık Çayan: “750 çadırda yaklaşık 7 bin insan yaşıyor. Yüzde 60’ı çocuk, geri kalanlar da kadın ve yaşlılardan oluşuyor. Kampın gıdasından suyuna, sağlık hizmetinden güvenliğine kadar her şey Rojava Kanton yönetimi tarafından sağlanıyor. Orada 24 saat hizmet veren 2 tane sağlık çadırı vardı. Derik’teki uzman doktorların vardiya şeklinde gelip hizmet verdiği bir sistem vardı. Bunun yanında bir de çok da büyük olmayan uluslararası bir yardım kuruluşu vardı. Oradaki genel gözlemlerimiz; bir kere çölün ortasında kurulu olduğu için çok fazla toz var. Çok fazla insan bir arada yaşıyor. İnsanlar yeterli beslenemiyor. Rojava’nın desteği insanların tüm eksiklerinin giderildiği anlamına gelmiyor.”

CİDDİ TRAVMA VAR

Dr. Çayan Êzidi halkının çok ciddi bir travma yaşadığını söylüyor: “Êzidilerin YPG dışında kimseye güvenmemesi gibi bir durum var. Tabi bu travmaların en önemli nedenlerinden biri, Sünni Arap komşularının onları IŞİD’le birlikte katletmesi. Mesela beslenmelerine ilişkin soru sorduğumuzda yaşlı bir amca YPG’lileri kastederek bize şu cevabı verdi: “Arkadaşlar tok olsun, biz iyiyiz.”


IŞİD KORKUSU EN KUYTU YERLERE İTTİ

“Şengal Dağı’na YPG savaşçılarının çöl içinde yaptıkları bir yoldan gittik. Gözümüze çarpan ilk şey yol boyunca terk edilmiş yüzlerce aracın olmasıydı. Şengal Dağı büyük bir yüz ölçümüne sahip. Çevresi çölden ibaret. Dağın çevresinde Êzidiler yaşıyor. Dağın kuzeyinden güneyine giden bir asfalt  yol var. O yolun çevresinde bir yerleşim alanı vardı. 2 bin kişinin kaldığı bir alan. Onun dışında eski bir askeri karakol vardı. Orada da 15 baraka var. Oraya da YPG’liler Êzidileri yerleştirmiş. Bir de dağın su kaynağı olan derin vadide, çok sarp olan bir alanda da insanlar var. O bölgede kurulan çadırlar birbirinden uzak. İnsanlar IŞİD korkusundan dolayı en kuytu yerlerde yaşamaya başlamışlar. Onun için sayı da net değil. Gerillaların hâlâ yeni yeni bulup getirdikleri insanlar var. Onlarcasına şahit olduk. Mesela iki tane teyzeyi buldular. Yaklaşık 70 yaşlarında. Şengal kasabasının dağın yamaçlarında bir yerde yaklaşık bir aydır orada yaşıyorlardı. Gündüz bir yere kımıldamıyorlar. Gece ise ihtiyaçlarını karşılamak için gidebildikleri yere gidiyorlar. Terk edilmiş araçları dolaşıp su, ekmek arıyorlar. Ara sıra IŞİD’lilerle de karşılaşmışlar. Ancak yaşlı oldukları için bırakmışlar. Yalnız yanlarında 17 yaşında genç bir kadın da varmış. IŞİD’in onu kaçırdığını söylediler. Böyle yaşayan yüzlerce yaşlı insan var.”


SAĞLIK BEKLENTİSİ GEZİ DEĞERLERİYLE İLGİLİ

“Biz Êzidilerle ilk karşılaştığımızda, doktor olduğumuzu söylediğimizde duyduğumuz ilk cümle ‘Gezi doktorları nerede?’ oldu. Orada, en kötü koşullarda sağlık hizmeti üretiminin beklentisi, Gezi’nin yarattığı değerle ilgilidir. Gezi de kendi içerisinde enternasyonal bir değer besleyecekse ki beslemelidir, bu noktada gerekli duyarlılığı göstermelidir. Ancak en temel şey oraya uluslararası yardım kuruluşlarının hızlıca müdahale etmesi için bir kamuoyu yaratmamız gerekiyor. Biz oradan ayrılırken ne yapmamızı istediklerini sorduğumuzda şöyle dediler: “Şengal’i unutmayın ve Şengal’i gündemden düşürmeyin.”

ÖNCEKİ HABER

Birleşirsek kölece çalıştıranları alaşağı edebiliriz

SONRAKİ HABER

AA'dan 31 Mart seçimleri açıklaması: AA veri aktaran bir medya kuruluşudur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa