30 Eylül 2014 06:00

Dumanlı kentin direnen işçileri

'Dumanlı kentin puslu çocukları/Dilimde şampiyonluk şarkıları...' bu sözleri Karabük’te olan, yaşayan hemen herkes bilir. Şimdilerde bu marşın yerine Karabük’te işçilerin dillerinde 'Sendika hakkımız, söke söke alırız!' sloganları var.

Paylaş

Alican TAŞKIRAN
Karabük

“Dumanlı kentin puslu çocukları/Dilimde şampiyonluk şarkıları...” bu sözleri Karabük’te olan, yaşayan hemen herkes bilir. Şimdilerde bu marşın yerine Karabük’te işçilerin dillerinde “Sendika hakkımız, söke söke alırız!” sloganları var. Karabük Ramsey’de işçiler Temmuz ayından beri sendikalaşma savaşı veriyorlar ve bu savaşta “Ölmek var, dönmek yok” diyorlar. 

9 İŞÇİ, FABRİKA ÖNÜNDE NÖBETTE

Sendikalaştığı için işten çıkarılan 9 işçi her gün sabah işe gider gibi fabrika önüne direniş mesaisine gidiyor. Fabrika önünde bekleyen işçiler yoğun yağmura, fırtınaya ve diğer olumsuz koşullara rağmen geri adım atmayarak kararlılıklarını sürdürüyor. Fabrikada çalışan işçiler ise molalarını arkadaşlarına destek olmak ve örgütlülüğün gücünü göstermek amaçlı kullanıyor. Her molanın daha ilk saniyelerinde arkadaşlarını arar gözlerle geliyorlar bariyerlerin önüne. Ve yolun karşısındaki arkadaşlarının “Merhaba arkadaşlar” ilk cümlesiyle başlıyorlar alkışa. Daha sonra “Sendika hakkımız engellenemez” diyerek bir dahaki mola vaktine kadar geri dönüyorlar. 

KREŞ, İZİN, SAYGI YOK!

Fabrikada 850 tl alan bir kadın işçi biri daha bebek olmak üzere 2 çocuğu olduğunu ve iş yerinde kreş olmadığı için özel bakıcı tutmak zorunda kaldığını, bakıcıya ayda 500 lira verdiğini, geriye kalan parayla da çocuğun okul masrafının, diğer zorunlu ihtiyaçlarının bir kısmını karşıladığını söylüyor. 12 saat çalıştırıldıklarını söyleyen kadın işçi sosyal yaşantılarının olmamasından yakınıyor. Ayrıca fabrika doktorunun sevk yazmasına rağmen fabrikanın hemen değil de birkaç gün sonraya izin verdiğini dile getiren işçiler yıllık izinlerini kullanamadıklarını, çocuklarını doktora ya da okula götürmek için izin istediklerinde “Senin yerine komşun götürsün, başkası götürsün” cevabını aldıklarını dile getiriyorlar. Tuvale gitmenin tam bir onur zedeleme işi haline gelmesi işçileri çileden çıkarmış. İşçiler ancak “Tuvalete gidebilir miyim?” diye izin isteyerek ve en fazla 3 kez tuvalete gidebiliyor.

SÖZDE SÜT ‘İZNİ’ !

Hamile ve yeni doğum yapmış kadın işçilerini 16.30 kadar çalıştıran fabrika çalıştırmadığı saatlerin kaybını misli misli ödetiyor. İş günleri erken bıraktığı işçileri Pazar günleri telafiye çağıran iş veren işçilerin daha doğmamış çocuklarının sağlığını, işçilerin canını hiçe sayıyor. Kadın işçiler telafi günlerinde olası bir sağlık probleminde canlarını kurtaramayacaklarını dile getirirken, “Ayrıca ne zaman gitsek ne hikmetse tansiyon aletleri bile bozuk oluyor” diyorlar. 

‘KİRALAR EN AZ 600TL YA MAAŞ?’

Karabük’te kiralar üniversite nüfusunu artmasıyla yükselmiş. Kiralar en az 600 lirayken işçilerin 850 lira ücretle geçinmesi isteniyor. Ramsey İngiltere’de spor kulüplerine devasa paralar yatırıp sponsor oluyor. Bir takım elbisesi ise en az 1500 liradan satılıyor. bu nedenle işçiler “Bir ceket kadar değer görmüyoruz” diyorlar. 

Artık bu durumun daha fazla böyle gitmeyeceğini ve sendika ile beraber örgütlü bir şekilde haklarını alacaklarını dile getiren işçiler, sendikalaşma yolunda emin ve kararlı adımlarla yürüyor. Artık dillerde; insanca çalışma koşulları, kreş, “bir takım elbise parası kadar ücret”, kıdem hakkı, atılan işçilerin geri alınması ve saygı gibi sözler var. 

ÖNCEKİ HABER

Parkomat işçileri: Rant kavgasının kurbanı olmayacağız

SONRAKİ HABER

ABD'ye giden göçmenlere Meksika engeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa