30 Eylül 2014 06:00

Parkomat işçileri: Rant kavgasının kurbanı olmayacağız

Parkomat işçilerinin direnişi 48 gündür devam ediyor. Mersin’de MHP’li büyükşehir belediyesi Parkomat ihalesini alan taşeron Parktur firmasıyla sözleşmesini tek taraflı fesh etmesi nedeniyle kapı önüne konan 97 işçi, 'Belediye ile şirketler arasındaki rant kavgasının kurbanı olmayacağız' diyor.

Paylaş

Sedat BAŞKAVAK
Mersin

Parkomat işçilerinin direnişi 48 gündür devam ediyor. Mersin’de MHP’li büyükşehir belediyesi Parkomat ihalesini alan taşeron Parktur firmasıyla sözleşmesini tek taraflı fesh etmesi nedeniyle kapı önüne konan 97 işçi, “belediye ile şirketler arasındaki rant kavgasının kurbanı olmayacağız” diyor. İhalenin haksız yere iptal edildiğini belirten taşeron firma, işçileri işten atmadı ama belediye hak edişleri vermediği için ücretleri de ödemedi. İşçiler de yaptıkları yürüyüşlerle, sendika ve kitle örgütlerinin eylemlerine katılarak seslerini duyurmaya çalışıyorlar. 

İşçilerden Akif Şenyiğit, direnişlerinin aynı zamanda taşeron sistemine karşı olduğuna dikkat çekti. Sözleşme feshedilirken işçilerin muhatap alınmadığını dile getiren Şenyiğit “Onlar kendi rant kavgalarını yürütürken biz işçiler zarar görüyoruz. Bu durum en temel hak olan yaşama hakkımızı elimizden alıyor. Bizler nasıl yaşayacağız. Babayız, anneyiz ev geçindiriyoruz. Sonuç alana kadar direneceğiz” dedi. 

ONLAR TOK BİZ AÇIZ

Sözün bittiği yerde olduklarını dile getiren Samet Kalkan, evlerine ekmek girmeyen arkadaşlarının olduğunu belirtti. Yetkililerin çözüm üretmediğini ifade eden Kalkan “Yani kısacası onlar tok biz açız. Onlar bizim halimizden anlamıyor” dedi.  

İbrahim İnece kirasını ödeyemediği için ev sahibiyle sıkıntı yaşadığını ifade etti. İnece “Okullar açıldı benim çocuğumun kalemi dahi yok. Ben bir baba olarak bu durumdan çok etkileniyorum. Önümüz kış ama biz bırakın kömürü odun bile alabilecek miyiz bilmiyorum. Haftaya elektrik ve suyum kesilebilir. Biz çalıştık ama şimdi hakkımızı alamıyoruz. Mücadele etmekten başka yol kalmadı” dedi. 

TAŞERON İŞÇİLER İNİSİYATİFİ

Yunus Bulut bir önceki gün şirkete alacaklarını istemeye gittiklerinde kalp krizi geçirmiş. Yunus “40 günün  stresi, ekmek bulamamanın zorluğu, eşimize ailemize bakamama duygusu hep içime attım attım... Zonuç kalp krizi oldu. Benim kalp krizimin sebebi Büyükşehir ve Parktur’dur” dedi.  

AKP’nin de ondan önce gelenlerinde taşeronlaştırmayı engellemek içir hiçbir şey yapmadığını belirten Cihangir  Kılınç, “Torba yasa dediler torba çuval oldu ama içinde biz yer alamadık. Hem özelleştirme hem de taşeronlaştırmaya karşı ciddi bir mücadelenin örgütlenmesine ihtiyaç var. Biz Mersin’de taşeron işçiler inisiyatifi diye bir şey oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü taşeronda çalışanların birlikte mücadele etmeye  ihtiyaçları  var. Ülkeyi taşeron  cennetine çevirdiler oysaki işçi sınıfı şirketlere cehennemi yaşatabilir. Bunun için  daha çok örgütlenmeye ve mücadelenin büyütülmesine ihtiyaç var” diye konuştu.

GECE PLASTİK TOPLUYOR GÜNDÜZ DİRENİŞE KATILIYOR

Eşi öldüğü için çocuklarına tek başına bakan iki çocuk annesi Nihal Türkgöven, direniş başladığından bu yana onları görememiş. Çocuklarını Tarsus’a ailesinin yanına gönderdiğini dile getiren Türkgöven, geçimini sağlayabilmek için akşamları plastik topladığını, gündüzleri de direniş yerine geldiğini söyledi. “Daha önce yolda insanları gördüğümde bunlar niye yürüyor, neden bağırıp çağırıyorlar diye kendi kendime soruyordum. Ama şimdi sormuyorum çünkü bende aynı durumu yaşıyorum” diyen Türkgöven, “ömrünün yettiği yere kadar” mücadeleyi sürdüreceğini dile getirdi. 

Çocuklarının okula başladığını anlatan iki çocuk annesi Hülya Sarıca, borç yazdırarak yaşamaya çalıştıklarını ve bir an önce sonuç alınmasını beklediğini dile getirdi. 

Üç çocuk annesi Rahime Önmen eşinin “sen çok üzülüyorsun gitme” dediğini ama arkadaşlarını yalnız bırakmamak için geldiğini söyledi. Hayatında ilk defa eyleme katılıp yürüdüğünü dile getiren Önmen, eskiden kendisine uzak olan her şeyi şimdi yaşadığını belirtti.

BIÇAKLI SALDIRIYA BİLE UĞRADIK

Haklarını aradıklarını söyleyen Mine Özkan 1 çocuk annesi. Belediyeye de şirkete de tepkili: “Cadde üstüne park edenler bir anda parkomatla karşılaştı ve sanki caddeleri paralı parklara biz çevirmişiz gibi bize tepki gösterdiler. Kızan, bağıran, hakaret edenlere karşı ekmek için zorda olsa katlandık. Bir de cadde üzerine park etmenin ilk 4 dakikası bedavadır. Patronlarımız aracını park eden müşterinin 4 dakikayı aşması için onları lafa tutmamızı, giyimini, kuşamını hatta parfümünü konuşmamızı istediler. 4 dakika geçsin de iki lira kazansın diye uğraşan patron ve buradan rant elde eden belediye şimdi bizi görmezden ve duymazdan geliyor.” 

İki çocuk babası Osman Başaran ise çalıştıkları dönemde iki lira için bıçaklı saldırıya bile uğradıklarını ama buna rağmen işsiz bırakıldıklarını söyledi. Çocuğuna okul malzemesi alamadığını dile getiren Başaran, “Bu benim acizliğim değil büyükşehir belediyesi ve Parktur’in sorunudur” dedi. 

İki çocuk babası Özcan Karataş ise “Burhanettin Kocamaz Büyükşehir’e Tarsus’tan üç bin kişiyle geldi. Bizi kapının önüne koyup onları işe alacak. Yarın o gidecek öbürü gelecek oda aynısını yapacak. Biz her şeyi biliyoruz. Bize yaşama şansı tanımıyorlar” dedi.

PARKOMAT KALKTI PARK YASAĞI GELDİ

PARKOMATLAR kalktığından bu yana bir aydır yollara serbestçe park edilirken bir hafta önce parkomatların çalıştığı tüm yollara park yasağı geldi. Dün para ile parkedilen yollara şimdi park edenleri trafik ekiplerince park cezaları kesilirken, arabaları da çekiliyor. Halk ise bu uygulamanın geçici olduğunu, süreç biraz soğuyunca MHP’li büyükşehir belediye başkanı Burhanettin Kocamaz’ın yolları yeniden ihaleye açacağını söylüyorlar.

ÖNCEKİ HABER

Avrupalı genç kadınlar neden IŞİD\'e katılıyor?

SONRAKİ HABER

Saklı Haç Belgeselinin ilk gösterimi yapıldı: Yüzleşme ve özeleştiri

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa