25 Eylül 2014 23:47

Adalet adaletsizliğin olduğu yerden yükselir

Roboski Müzesi Girişimi’nin, Roboski Müzesi için başlatılan kampanya hazırlıkları kapsamında Diyarbakır’da “Hafıza, Yüzleşme ve Dayanışma” resimleri sergilenmeye devam ediyor.

Paylaş

Derya YILMAZ
Diyarbakır

Roboski Müzesi Girişimi’nin, Roboski Müzesi için başlatılan kampanya hazırlıkları kapsamında Diyarbakır’da “Hafıza, Yüzleşme ve Dayanışma” resimleri sergilenmeye devam ediyor.

Cegerxwîn Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda sergilenen çalışmalardan elde edilecek gelir, açılacak Roboski Müzesi için kullanılacak. Sergide pek çok sanatçı resimleriyle katılıyor. Bunun yanısıra katliamda yaşamını yitirenler adına yazılan mektuplarda sergi kapsamında sergileniyor. O mektuplardan bazılarını sizler için bir araya getirdik.

BİLAL ENCÜ

Adım Bilal Encü, 15 yaşındayım. Lise bire gidiyorum. Altı kardeşim var. Futbol oynuyorum. Çoğumuz oynuyorduk. Takımda dört numaralı forma benim. Celal'le birlikte oynuyoruz. Babam görmüyor. Ben onun gören gözüyüm. Her yere birlikte gidiyoruz. Bir gün birlikte elma ağaçlarının oradaydık. Ben dedim ki "Baba ne zaman olur bu elmalar?" "Bir iki seneye olur, birlikte yeriz" dedi. Yiyemeyeceğiz. Bizim orada olduğumuzu allah da, devlet de, asker de biliyordu. Kaçağa gitmekle kazanılacak para 40 liradır 50 liradır; bunu herkes biliyordu.

SEYİTHAN ENCÜ

Ben Seyithan Enç. 23 yaşındayım. Roboski'ye komşu Becuh köyünden. Becuh yersiz demek. Liseye kadar okudum. Hep takdir, teşekkür alıyordum. Ama sonra okuyamadım. Durumumuz yoktu. Babam korucu emeklisi. Aldığı maaş 300 lira. Ben bir sene İstanbul'da bir fırında çalıştım. Eve para göndermeye çalıştıkça, babam "bize gönderme, kendine harca" diyordu. Fırında lavaş ekmek yapıyorduk. Onu ilk kez orada gördüm. Çok sevdik birbirimizi. Bir evimiz olsun onu oraya getireyimistiyordum. Köye dönünce, eve destek olayım istedim; çok sıkıntı çekiyorduk. O gün işte, sevdiğim kızı arayacaktım, kontörüm yoktu. İlk kez o gün gitmiştim kaçağa. Son gidişim olacaktı.

ŞERVAN ENCÜ

Adım Şervan Encü. 16 yaşındayım. Şervan aslan avcısı demek. Dokuz kardeşin ikincisiyim. Benim doğum haberimi babam Roboski karakolunda almış. Lise son sınıftayım. Müdür olmak istiyorum. Yokluk çekyoruz tabii. Evde hiçbir şey yok. Yılbaşı için az da olsa para getireyim istedim eve. Sonra işte bombalar yağdı üstümüze. Bin dereceydi belki sıcaklık. Paramparça olduk. Babam beni ayakkabılarımdan tanıyacak. Başım kim bilir nerede? Kızkardeşlerimden biri Zilan. Benden küçük ama anam gibi bakar bana. Haberimi alınca düşüp bayılacak. Sonra hep bir gün çıkıp geleceğimi zannedecek.

NADİR ALMA

Adım Nadir Alma. 23 yaşındayım. Orta ikiden terk. 13 nüfuslu bir aile. Babamın gözbebeğiyim, arkadaşıyım. Elimden her iş gelir. Askerliğimi Erzurum'da yaptım... Kaçağa gittim, çünkü askerde iki kardeşim var. Hiç harçlıkları yok. Askerde parasız olmak ne demek bilirim. İstemedim boyunları bükük kalsın. Bize kaçağa gitmekten başka yol yok. Hem orası yabancı değil bize. Hep akrabalarımız var o tarafta. Babam, "ben ölünce eve sen sahip çıkacaksın" derdi. Olmadı.

BEDRAN ENCÜ


Adım Bedran Encü. 12 yaşındayım. Evin en küçüğüyüm ama evde herkes her şeyi bana sorar. 8. sınıfa gidiyorum. O gün kaçağa gitmeden anneme sordum "gideyim mi?" diye. Hiçormazdım. O gün sordum. "Sen bilirsin" dedi bana. İçimde bir şey vardı ne zamandır, anama babama diyordum ki "ben ölürsem kardeşlerime iyi bakın" "Sen daha küçüksün" diyordu anam. "Şimdi ölemezsin". Annem kalın giydirdi o gün üstümü. Babam bacaklarımı arayacak hep, ama bulamayacak.

ASLAN ENCÜ

Ben Aslan Encü. Yaşım 19. Ağabeyim kaçağa gittiğinde mayına basmıştı. Bir bacağı protezdi. Şimdi sıra bendeydi. Eve para getirecektim, ağabeyimin protezi eskimişti, yenisini alacaktım. Annem çok beddua edecek ben ölünce. Diyecek ki "rüyalarınıza girsin inşallah öldürdükleriniz." Getireceğim iki bidon mazot ya. Mazot bidonlarına düşman olacak ardımdan. Kopmuş elimi beş gün sonra bulacaklar. Annem televizyonlarda göstermesin diye, o buldukları eli de ondan saklayacaklar.

YÜKSEL ÜREK


Adım Yüksel Ürek. Yaşım 16. Liseye ancak bir sene gidebildim. Sonra bırakmak zorunda kaldım. Babam korucuydu, kaza geçirdi. Çalışmam gerekti. Güvercinleri, keklikleri çok seviyorum. Ailemiz sekiz nüfuslu, geçim için kaçağa gitmek zorundayız. Kömür ocağında iş bulmuştum. Kepçe'de yağcı olarak çalışıyordum. Ama para yetmiyordu. Ardımda kekliklerim kalacak. Onlara evdekiler bakacak.

Sergiye eserleriyle katkı veren sanatçılar: Abdulkerim Bozan, Abdurezzak İlge, Ali Asker Bal, Aynur Ocak, Aynur Yazıbakan, Bişeng Özdinç, Cafer Tabak, Cebrail Ötgün, Ceyda Çoksezen, Ceyda Tırtıl, Çerkes Karadağ.
 

ÖNCEKİ HABER

Tecavüze uğradığı cezaevine gönderildi

SONRAKİ HABER

Gezi davasında iddianame 312'ye yaslanamadı, çöktü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa