26 Eylül 2014 06:00

80 işçiyi üç taşerona bölmüşler

Ben Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde Santek grup bünyesinde çalışan 21 yaşında olan bir metal işçisiyim. İşyerinde 80 kadar işçi çalışıyor. Üç taşeron firma var. İşyerinde çalışma koşulları berbat. Sabah işe gitmek için 06.00’da uyanıyoruz. Önce servisten başlayayım. Sabah 06.40’dan itibaren servis işçileri toplamaya başlıyor. İşe gitmemiz 07.40’ı buluyor. İşçinin bir saat gidiş bir saat dönüş olmak üzere günde iki saati yolda geçiyor. Servise balık istifi biniyoruz. Serviste çoğu işçi ayakta işe gidiyor. İki sefer trafiğe haber verdiğimiz halde her hangi bir önlem alınmadı. Trafik polisleri söz konusu patronların kârı olunca ayakta tıklım tıklım işçilerin işe gitmesine göz yumuyorlar.

Paylaş

Tugay KARAYEL/ Metal İşçisi/Tarsus

Merhaba Evrensel gazetesi çalışanları ve okurları,
Ben Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde Santek grup bünyesinde çalışan 21 yaşında olan bir metal işçisiyim. İşyerinde 80 kadar işçi çalışıyor. Üç taşeron firma var. İşyerinde çalışma koşulları berbat. Sabah işe gitmek için 06.00’da uyanıyoruz. Önce servisten başlayayım. Sabah 06.40’dan itibaren servis işçileri toplamaya başlıyor. İşe gitmemiz 07.40’ı buluyor. İşçinin bir saat gidiş bir saat dönüş olmak üzere günde iki saati yolda geçiyor. Servise balık istifi biniyoruz. Serviste çoğu işçi ayakta işe gidiyor. İki sefer trafiğe haber verdiğimiz halde her hangi bir önlem alınmadı. Trafik polisleri söz konusu patronların kârı olunca ayakta tıklım tıklım işçilerin işe gitmesine göz yumuyorlar.
İşe gidene kadar bir sürü rezillik çekiyoruz. Saat 08.00’de işbaşı yapıyoruz. Gün içinde her hangi bir çay molası ve dinlenme yok. İşyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine dair bir önlem bulunmuyor. Atölye içinde yürümek için boş bir alan neredeyse yok. Demir parçalarının, kolonların arasından üzerinden geçerek çalışıyoruz. Atölyede yürürken çok dikkatli olmamız gerekir yoksa her an bir kaza çıkabilir.
Birkaç hafta önce vinçte meydana gelen kaçak elektrik arızasından dolayı bir işçiyi elektrik çarptı ve arkadaşımız ölümden döndü. Hâlâ vinçlerin elektrik bakımı yapılmadı. Elektrik bakımının yapılmaması bu vakaların ölümle sonuçlanmasına neden olabilir. Ayrıca işyerinde bir revir var ama yeterli bir malzeme yok ve çoğu zaman kapalı oluyor. İşyeri hekimi bulunmuyor. Revir ve revire gidenler Allah’a emanet.
İşyeri yemekhanesinde tuzluk dahi yok, tabağın üzerine dökülen tuza onlarca kişinin eli değdikten sonra yemekle buluşuyor. Yağsız olan yemekler böylece işçinin elindeki yağdan nasibini almış oluyor. Günde iki sefer 15 dakika olması gereken çay molası yok, canımız çay istiyor, kendi imkanlarımızla çay demleyip çalışırken içiyoruz onu görünce de kızıyorlar, uyarıyorlar. Bir daha tekrarlanırsa işten atmakla tehdit ediyorlar.
İş yasasında 8 saat çalışma süresi olmasına rağmen biz 08.00-16.00 değil, her gün 08.00-18.00 çalışıyoruz. Her gün iki saat fazla çalıştırılıyoruz.  İki saatlik fazla çalışmamız için her hangi bir fazla mesai ücreti verilmiyor.  İşe alınırken 08.00-18.00 çalışacağımıza dair sözleşme imzalatılıyor. Günde bir saat fazla çalışan fabrikalar cumartesi günü çalışmıyor. O gün tatil oluyor.
Biz de 08.00-18.00 çalışıyoruz, ama cumartesi günü de saat 14.00’e kadar çalışıyoruz. Üstelik öğlen yemeği de verilmiyor. Altı saat aç çalışıyoruz ve her hangi bir mola da yok. Bir de zorunlu fazla mesailer var. Akşam 22.00’ye kadar çalıştığımızda eve gidip duş alıp, yemek yiyelim derken gece oluyor. Ancak uyuma zamanımız oluyor.   
İşçiler arasında birlik yok, sendikamız da yok. Zaten 80 işçiyi üç taşerona bölmüşler. Patronlar kendileri için çıkarılan yasalardan olabildiğince faydalanıyorlar.
Kendi birliğimizi, beraberliğimizi sağlasak. Bir sabah hep birlikte servise binmeyeceğiz, ayakta işe gitmektense yürüyerek gideceğiz desek çok şey değişmeye başlar.
Bu mektubu Tarsus’ta böyle bir işyeri var ve bu sıkıntıları yaşadığımız bilinsin diye yazdım. Umarım işçiler birleşir ve işçiler kazanır. Herkese selamlar.

ÖNCEKİ HABER

Dora Otel işçileri iş bıraktı

SONRAKİ HABER

Erdoğan'dan bu kez Ahmet Kaya hamlesi: Ailesi isterse mezarını getiririz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa