25 Eylül 2014 06:00

Batının hedefinde IŞİD destekçileri yok

ABD ve Avrupa, mevcut Ukrayna çatışması üzerinden Rusya’ya karşı, Kiev’de NATO destekli bir rejim kurulmasıyla sonuçlanan ‘made in’ Avrupa karmaşasından kısa bir süre sonra başlayan çatışmadan bu yana, bir başka, üçüncü yaptırım turuna hazırlanırken ilginç ve esrarlı bir gözden kaçırma yapıldığı ortaya çıkıyor.

Paylaş

Ulson GUNNAR

ABD ve Avrupa, mevcut Ukrayna çatışması üzerinden Rusya’ya karşı, Kiev’de NATO destekli bir rejim kurulmasıyla sonuçlanan ‘made in’ Avrupa karmaşasından kısa bir süre sonra başlayan çatışmadan bu yana, bir başka, üçüncü yaptırım turuna hazırlanırken ilginç ve esrarlı bir gözden kaçırma yapıldığı ortaya çıkıyor.

Rusya’ya, Ukrayna’daki şiddette parmağı olduğu, örtülü destek verdiği iddialarından tutun da temelsiz “komple müdahale” iddiaları dahil ağır suçlamalar getirilirken, Batı dünyasındaki egemen medya örgütleri, NATO üyesi Türkiye gibi ülkelerin yanı sıra ABD’nin Basra Körfezi’ndeki müttefiklerinden Suriye sınırlarını kasıp kavuran çatışmaya yıllardır para, silah, ekipman ve savaşçı akışı olduğu bilgisini vermekte.   

Rusya’ya karşı ileri sürülen bu temelsiz iddialar, Batı’nın Moskova’ya karşı yaptırımları sürdürmesinin gerekçesi olma işlevini görürken, Batı, aleni savaş sponsorlarına, hatta Suriye’deki terörizme karşı yaptırım uygulamamaktadır. Dolayısıyla, Suriye’ye karşı sınırlı bir vekil (proxy) savaşı olarak başlayan şey,  Irak, Suriye ve Lübnan kuvvetlerini birleştiren ve sınır ötesi bir günlük operasyon için milyonlarca dolarlık harcama gerektiren, on binlerce paralı asker ile geniş bir bölgesel savaşa dönüştü ve  geniş devlet sponsorlu terörizm Ortadoğu’da yaygınlaştı.

DEVLET SPONSORLU IŞİD

IŞİD devlet-sponsorludur, o halde neden bu devletlere karşı yaptırım uygulanmıyor?

Irak ve Suriye’de IŞİD olarak bilinen İslam Devleti, geniş devlet sponsorluklarından yararlanmakta ve Batı, bırakın Moskova’ya yapılan dayatmalara benzer yaptırım uygulama çabasına girmeyi, bu sponsorları ne tespite yeltendi ne de kınadı.

Daily Beast’de “Amerika’nın Müttefikleri IŞİD’e Mali Destek Sağlıyor”, London Telegraph’ta “IŞİD Irak ve Suriye’de mali olarak nasıl destekleniyor, eğitiliyor ve çalışıyor?” ve Daily Mail’de “Cameron Avrupalı liderlere sözlerinde durmalarını ve IŞİD’e fidye ödemekten vazgeçmelerini söylüyor ” gibi egemen İngiliz ve Amerikan haber kaynaklarında geçenlerde çıkan makaleler, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün ve Türkiye’nin IŞİD’e doğrudan mali destek sağlamaları, yardım etmeleri ve bu örgütü azmettirmelerinin düpedüz kabul edilmesinden tutun da, fidye ödemeler ve banka soygunlarının arkasında bile IŞİD tehdidinin büyümesinin yattığı gibi gülünç iddialara kadar her türlü konuya açıklama getirmektedir.

Daily Beast’deki makale, “ABD, Kuveyt dahil tüm bölge ülkelerini etkilemek için elinden gelen çabayı gösterdi. Ancak olaylara geriden yönetme yöntemiyle yaklaşarak çekinceli durursanız insanlar sizi ciddiye almaz ve dizginleri eline geçirir” diyor.

“Ciddi” bir yaptırım kullanılması durumu olmuş olsa ortaya çıkardı. Masada böyle bir durum görünmüyor.
 

SİSTEMATİK HİPOKRASİ MEŞRUİYETİ BALTALIYOR

Amerikan ve Avrupa hipokrasisi, bu ülkelerin yurt içi ve yurt dışı gündemlerinin yanı sıra hem hükümet hem de kurumlarının meşruiyetini baltalamaktadır. Batı’nın Suriye ve Irak’ta kendi muazzam vekil ordusu (proxy army) ile açıktan yaptığı şeyi, sözde Rusya, Ukrayna’da yapıyor diye bu ülkeyi kınamak ve ona yaptırımlar dayatmak, dünya kamuoyunu kendi sınırları içindeki bir kriz ile uğraşan Rusya ile sınırlarından binlerce kilometre uzaktaki bir yere burnunu sokan Batı arasında karar vermek durumunda bırakır.  Yaptırım meselesinin dışında Ortadoğu’da Batı’nın varlığı, hem bölgede hem de bu ülkelerin ulusal sınırları içinde kamu nezdinde negatif bir etkiye sahip. Bunun nedeni, ikiyüzlülük, sahtekarlık ve aslında kendi çıkarları için olduğu açık olan ancak çeşitli bahaneler altında yapılan müdahaledir.

Batı’nın yaptırım uygulamamasının onun IŞİD’e açtığı savaş konusunda bize anlattıkları

ABD ve Avrupa, Rusya karşısında, Ukrayna’da kendi seçtikleri rejimlerini desteklemek ve uluslararası sahnedeki şampiyonları olarak ortaya çıkan doğu Ukrayna ve Rusya’yı zayıflatmak için ellerindeki her türlü aracı kullandılar. Ukrayna’da Batı, kendi planları konusunda Moskova’dan tam bir taviz koparmak için çoklu yaptırım turlarından,doğrudan askeri müdahale, Rusya’nın jeopolitik ve askeri olarak kuşatılmasına kadar birçok stratejiyi izlendi.

Peki neden Basra Körfezi monarşilerinin Batı’nın Ortadoğu’daki emellerine ilişkin aynı tavizleri vermeleri konusunda, yani IŞİD konusunda, benzer bir siyasi yelpaze kullanılmadı? Bu sorunun yanıtı basit: Batı, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Ürdün gibi müttefikleri aracılığıyla IŞİD’e yapılan kitlesel devlet-sponsorluğuna son vermeyi istememektedir.
Bunun yerine Batı ve ortakları, dünya kamuoyu umutsuzluk içinde ABD ve müttefiklerinden herhangi müdahalede bulunmasını (Çeşitli gerekçelerle halka satılmış ve şimdiye kadar hep başarısızlıkla sonuçlanmış olan) istesin diye, bölgeyi korkunç bir barbarlık ve şiddet ile ateşe vermede çift yönlü bir strateji izlemektedir.

IŞİD’e hem Irak hem de Suriye’de yardım eden devlet-sponsorlarına karşı yaptırım uygulamaması, Batı’nın IŞİD’e karşı açtığı “savaş”ın samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır.  Her ne kadar dillendirilmese de aşikardır ki yalanlara dayalı başka bir savaş ile karşı karşıyayız ve ortaya çıkmıştır ki Batı, her ülkeye baş eğdirene kadar tecrit etmeye, yaptırım uygulamaya isteklidir. Ama Irak ve Suriye’ye askeri müdahaleyi gerektiren tehlikeli teröristlere açıktan destek verenlere yaptırım uygulamaya isteksizdir.

*journal-neo.org’dan
çeviren: Hilal Ünlü
Yazının orijinal başlığı:
Yaptırım sarhoşu batının hedefinde IŞİD destekçileri yok

ÖNCEKİ HABER

Hong Kong’a hoş geldiniz

SONRAKİ HABER

Erkan Baş'tan sandığa çağrı: AKP'nin karanlığına 'dur' demek için oy vereceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa