Taşerona karşı ortak mücadeleye...

Taşerona karşı ortak mücadeleye...

İzmir’de DİSK’in çağrısıyla yapılan ‘Taşeron gidecek, adalet gelecek’ mitingine katılan binlerce işçi ve emekçilerin talebi ortak. Taşeron sisteminin ancak ortak mücadeleyle engellenebileceğine dikkat çeken işçiler, sendika ayrımı yapmadan işçilerin birleşmesi çağrısında bulundular.

Eda AKTAŞ
İzmir

İzmir’de DİSK’in çağrısıyla yapılan ‘Taşeron gidecek, adalet gelecek’ mitingine katılan binlerce işçi ve emekçilerin talebi ortak. Taşeron sisteminin ancak ortak mücadeleyle engellenebileceğine dikkat çeken işçiler, sendika ayrımı yapmadan işçilerin birleşmesi çağrısında bulundular. 

Belediyenin temizlik bölümünde taşeron firmada çalışan Murat Yıldız, senelik izinleri ve sosyal haklarının olmadığını, 5 yıldır çalışmasına rağmen kıdem tazminatı hakkı olmadığını dile getirdi. Kendilerinin belediye şirketine geçmek için uğraştıklarını, belediyelerin ise ihaleleri taşeron şirketlere verdiğini belirten Yıldız, taşerona karşı örgütlü mücadele verilmesi gerektiğini dile getirdi. 

3 ÇOCUK DEMEKLE OLMAZ

Büyükşehir Belediyesi kanalizasyon biriminde çalışan Belediye-İş Üyesi Bülent Tuharcı, “Öyle 3 tane çocuk yapın gönderin okula devlet okutur demekle olmuyor. Bugün geminin vergisi yüzde 1, ekmeğin, makarnanın vergisi yüzde 8. Nasıl olacak bu iş? Ellerini artık bu siyasetten çeksinler bizi de bize bıraksınlar” diye konuştu. Belediye-İş Üyesi Naci Sarı da taşeron sistemine karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Nasıl işverenler birleşiyorsa işçiler de birleşmek zorunda. Bu ülkede tek sendikada olmalıyız” dedi. 

‘EŞİMİ İŞ KAZASINDA KAYBETTİM’

Eşrefpaşa Hastanesinde 8 yıldır çalışan bir işçi, ne köle, ne hizmetli, ne birilerinin kuklası olmadan insan gibi yaşamak istediklerini vurgularken, başka bir işçi istifaya zorlandığını ve 10 yıllık kıdem tazminatının elinden alındığını belirtti. “Bir kuruşumu helal etmiyorum. Bu düzen onların başına göçecek. AKP’si, MHP’si, CHP’si, BDP’si yok, biz işçiyiz, biz birliğiz, bir kardeşiz” diyerek işçileri mücadeleye çağırdı. 

Genel-İş Üyesi Elvan Koşak bir yıldır Konak Belediyesinde çalışıyor. İki çocuk annesi olan Koşak’ın eşi Konak Belediyesinde çalışırken iş kazası geçirerek hayatını kaybetmiş. Koşak, “Artık yeter işçiler ölmesin, iş kazaları yaşanmasın. Benim gibi mağdur olmasın diye mitinge katıldım” diye konuştu. 

İTFAİYE PARA KAZANIR MI?

İZSU Genel Müdürlüğünde 19 yıldır çalışan bir işçi taşeron sistemde çalışmayı kabul etmediklerini, buna karşı mücadele edeceklerini ifade etti. İşçi “Çarşafta bir deliğin açılması demek o bütün çarşafın yırtılması demektir. Biz buna izin vermeyeceğiz” dedi.

İZELMAN’a bağlı olarak itfaiye biriminde 15 yıldır çalışan bir işçi, taşeron sistemiyle işçilerin sırtından sermayenin para kazandığını dile getirerek “Biz kadrolu olmak istiyoruz”dedi. Belediye şirketlerinin kamu hizmeti verdiğini anlatan işçi, “Ben itfaiyeciyim, itfaiyenin para kazanması gibi bir şey var mı? Dolayısıyla zarar etmek zorundadır. Yangını gidip söndürmeyelim mi, bunu mu istiyorlar” diye sordu.

‘DAHA FAZLA MÜCADELE ETMELİYİZ’

Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Ömer Salih Erol: Taşeron sisteminin ortadan kaldırılmasını, işçilerin ve emekçilerin Türkiye genelinde, insan onuruna yakışır bir yaşam biçimine kavuşturulmasını talep ediyoruz. Taşeron sistemini değiştirene kadar emekçi kardeşlerimizle ortak mücadele edeceğiz. 

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi: Taşeron, işsizlik, ölüm, iş cinayetleri, mutfağımıza giren ekmeğin azalması demektir. Bunun kaldırılması, yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Ama bunu sağlamak için de işçilerin, emekçilerin bugün olduğu gibi alanlarda olması, daha fazla mücadele etmesi gerekiyor. Tüm meslek odalarıyla, sendikalarla birlikte bu alanda mücadeleyle taşeronun yasaklanmasını sağlayabiliriz. 

www.evrensel.net