24 Eylül 2014 06:00

Enseyi karartmayanlar

Ligin başından beri deplasmanda maç kazanamayan takımın kasım sonu geldiğinde iç sahada oynadığı Genoa maçı, rakibin 10 kişi kalmasına rağmen 1-1 sona erince 90 dakika sonrasında taraftarlar stadı terk etmediler ve oyuncu çıkışını kapatarak çok ciddi bir krize neden oldular.

Paylaş

Emre ÖZCAN
İstanbul

Bundan yaklaşık 10 ay önce, henüz geçtiğimiz sezonun başındayken Milan’daki kötü gidiş zirveye çıktı. Ligin başından beri deplasmanda maç kazanamayan takımın kasım sonu geldiğinde iç sahada oynadığı Genoa maçı, rakibin 10 kişi kalmasına rağmen 1-1 sona erince 90 dakika sonrasında taraftarlar stadı terketmediler ve oyuncu çıkışını kapatarak çok ciddi bir krize neden oldular. 

EKONOMİK KRİZ KULÜBÜ ETKİLEDİ

Şu anda Liverpool’da oynayan Mario Balotelli’nin tek başına taraftarların yanına giderek ortamı yumuşattığı sürreal ortamda Milan’a gönül verenler oyuncuların kendilerini takımlarına yeteri kadar adamadıklarını düşünüyorlardı. Ne var ki sorunlar aslında çok daha büyüktü. Real Madrid’le birlikte Avrupa’nın en büyük iki kulübünden biri olarak gösterilen Milan’daki çöküşün uzantıları çok daha eski dönemlere dayanıyordu. Calciopoli skandalıyla birlikte ligin ekonomik yönden çıkmaza girmesi, ülkede yaşanan ekonomik krizle birlikte birçok kulübün bu yönden geri vitese geçmesine neden olmuştu. Bir yandan sıkıştıran UEFA Financial Fair Play’in varlığıyla birlikte Milan, artık elinde yüksek maaş alan oyuncuların ücretini dahi çıkarmakta zorlanan bir kulüp haline gelmişti.

KULÜP YÖNETİMİNDE KARIŞIK İLİŞKİLER

Bunun sonucu olarak 2012’de ellerindeki en değerli iki oyuncu olan Zlatan Ibrahimovic ve Thiago Silva’yı (bu iki isim o anda muhtemelen ligin en iyi savunma ve forvet oyuncularıydı) Paris St. Germain’e yüklü bonservis bedelleri karşılığında gönderdiler. Kadrodaki erozyon taraftarı çok rahatsız ediyordu ve bunun sonucu olarak takımda bulunan şu anda Trabzonspor oyuncusu olan Kevin Constant’la birlikte birkaç oyuncu zaman zaman nedensiz tepkiler dahi almışlardı. Kulübün Sahibi Silvio Berlusconi’nin yönetimden iyice uzaklaşması sonrasında Adriano Galliani’nin tek yetkili haline gelmesi de idari anlamda ortaya çok da normal olmayan bir yapı çıkarmıştı. Patronun kızı Barbara Berlusconi’nin  Silvio Bey tarafından yönetime monte edilme çabasıyla birlikte Galliani ve Barbara Berlusconi arasında ortaya çıkan yetki krizi ve Galliani’nin istifayı cebe koymasıysa muhtemelen geçen sezon için her şeyin tuzu biberi haline gelmişti.

İNZAGHİ’YE GÜVENİYORLAR

Tarihinde 18 lig şampiyonluğu ve 14 Avrupa kupası bulunan bir takım daha kötü duruma düşebilir mi? Muhtemelen geçen sezon en dip noktaydı ve Milan’ın önünde bulunan kara bulutlar çok yoğun görünüyordu. Fakat futbolda bazı şeylerin değişmesi için aradan çok uzun zaman geçmesine gerek yok. Oyunu belki de en canlı tutan nedenlerden biri olarak bunun ışığında Milan şu anda bambaşka bir hayali yaşıyor. 

Sezon başında teknik direktörlüğe getirilen Filippo Inzaghi şu günlerde Milanello’ya tam anlamıyla hakim bir görüntü çiziyor. Sezon öncesi transfer dönemi birçok kişiye göre oldukça kötü geçirilmişti ama Jeremy Menez ve Giacomo Bonaventura gibi yeni oyuncuların çok iyi başlangıç yapması ve Stephan El Shaarawy’nin geri dönmesiyle birlikte bu anlamda da görüşler tersine dönmüş durumda. Kulüpteki herkes Inzaghi’nin takıma yeni bir ruh getirdiği görüşünde. Lazio önünde alınan 3-1’lik galibiyet sonrasında Parma deplasmanında kazanılan 5-4’lük tarihi maç ise bu hafta sonu yerini bir başkasına bıraktı. 

TARAFTAR STADYUMU DOLDURDU...

Milan, son üç sezonun şampiyonu Juventus’a sahasında 1-0 kaybetti ve kuşkusuz tarihe geçen durum aldıkları bu sonuç değildi. Inzaghi’nin maç öncesinde belirttiği gibi Juventus, Milan’dan çok daha iyi bir takımdı ve böyle bir sonuç çıkarmaları anormal değildi. Fakat ilk iki maç sonrasında büyük heyecan yaşayan Milan taraftarı, 10 ay önce terk etmeyip oyuncuları sıkıştırdığı statta bir rekor kırdı. Milan-Juventus maçını San Siro’da biletli 78 bin 681 kişi izledi ve kapalı gişe oynanan bu maç Serie A seyirci rekorunu kırdı. Bir seyirci topluluğunun tavrını en olumsuzdan en olumluya çevirmesi için geçmesi gereken süre 1 yıl bile değil ve bu durum şu anda kötü bir dönemden geçen tüm kulüpler için oldukça güzel bir örnek. Maç sonrasında mağlubiyete rağmen gerçekten iyi bir mücadele çıkaran Milanlı oyuncuları ayakta alkışlayan tribünler, dipten zirveye doğru çıkmak için çok fazla zaman harcamaya gerek olmadığını gösteriyor. Yani, enseyi karartanlar yönlerini bir süreliğine İtalya’ya çevirirlerse herhangi bir futbol ortamında fazla üzüntünün ya da tepkinin ne kadar kolay taca çıkarılabildiğini daha rahat deneyimleyebilirler.

ÖNCEKİ HABER

Kobanê’deki katliamlara karşı eylemler sürüyor

SONRAKİ HABER

Mimarlar, yetkilileri Saraçoğlu için göreve davet etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa