Baba Ayvalıtaş\

Baba Ayvalıtaş'ın isyanı: Türkiye’de adalet diye bir şey yok

Mehmet Ayvalıtaş davasının 4. duruşmasına yine salonun küçük olması ve tutanak krizi damgasını vurdu. Mahkeme tutuksuz sanıklar Cengiz Aktaş ve Mehmet Görkem Demirbaş’ın tutuklanması yönündeki talebi yine reddetti. Mahkeme 12 Aralık tarihine ertelendi.

Eda YILDIRIM
İstanbul

Mehmet Ayvalıtaş davasının 4. duruşmasına yine salonun küçük olması ve  tutanak krizi damgasını vurdu. Mahkeme başkanı sık sık avukatların beyanlarını tutanağa yanlış geçirince avukatlarla mahkeme başkanı arasında tartışmalar yaşandı. Mahkeme tutuksuz sanıklar Cengiz Aktaş ve Mehmet Görkem Demirbaş’ın tutuklanması yönündeki talebi yine reddetti. Mahkeme 12 Aralık tarihine ertelendi.

Duruşma çıkışında açıklama yapan baba Ali Ayvalıtaş, "Türkiye'de adalet diye bir şey yok. Yargı yok, savcı yok, hakim yok. Yani resmen 50 milyon ile dalga geçiliyor. Geri kalan 20 milyona adalet var" diye konuştu. Paraya, ranta, sahtekarlığa, hırsızlığa, IŞİD'e , Zarrab'a adalet olduğunu ifade eden baba Ayvalıtaş, “Ama bizim Beşiktaş Çarşı grubuna yargılama açılıyor. Ona adalet yok. Berkin Elvan'ın babası yanımda. Hala dava başlamadı. Ona adalet yok. Ahmet Atakan'ın davası hala başlamadı. Ona adalet yok. Yani açıkçası Gezi şehitlerine, halka adalet yok. Hepimizin ölmesi lazım yani. Onun için en iyisi bizi IŞİD öldürsün, ya da şu anki cumhurbaşkanı istediği yerde öldürebilir. Yoksa bıraksınlar, adalet herkese adalet olsun" dedi.

İNSANLAR GÖRÜLEBİLİYORDU

İstanbul Ümraniye’de Gezi Parkı eylemlerine destek için yapılan yürüyüşte hızla gelen bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin açılan davanın 4. duruşması görüldü. İstanbul Adalet Sarayı, 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, dün görülen duruşmaya Ayvalıtaş ailesinin yanı sıra Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, babası Sami Elvan, Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal katıldı. Duruşma öncesi yine gerginlik yaşandı. Salonun bulunduğu kat yine polis tarafından kapatılırken, duruşmaya girmek isteyen Ayvalıtaş ailesi ise güvenlik görevlileri tarafından engellendi. Bunun üzerine baba Ali Ayvalıtaş, “Oğlumu benden aldınız. Buraya nasıl sokmazsınız. Ben devlete güvendim ama bu devletin adaleti yok” diye tepki gösterdi.

Tanık Ali Ekber Ağa, yürüyüş yapanların otoban Ankara yönündeki 3. şeridi trafiğe kapattıkları sırada Ayvalıtaş’a ve kuzeni Seyit Kartal’a çarpan taksi şoförü Cengiz Aktaş ve araba şoförü Mehmet Görkem Demirbaş’ın durmak için yeterli mesafesi olduğunu anlattı. Ayvalıtaş ve Kartal’a ilk önce taksinin vurarak sendelettiğini ardından hızla gelen cipin Ayvalıtaş’a çarptığını söyleyen Ağa, “Vakit akşamdı ama bütün otobanın ışığı yanıyordu. Hava da yağmurlu değildi. Diğer araçlar durdu ama bu iki araç durmadı” dedi.

KALABALIĞI GÖRMEDİM İDDİASI

Ağa’nın ifadesinin ardından konuşan Ayvalıtaş ailesinin avukatı Ayla Öztabak, üç duruşmaya gelmediği için hakkında yakalama kararı çıkartılan sanık Cengiz Aktaş’ın  19 Eylül Cuma günü ifadesinin alındığını ancak bu sorguya kendilerinin çağrılmadığını söyledi. Öztabak mahkemeden Aktaş’ın mahkeme huzurunda çapraz sorguya alınmasını istedi. Bunun üzerine Aktaş çapraz sorguya alındı. Avukat Ömer Kavilli, Aktaş’a “Evinize hiç polis geldi mi?” diye sordu. Aktaş “Beş katlı bir aile binasında 50 yıldır yaşıyorum. Evime hiç polis gelmedi” dedi. Bunun üzerine Kavilli 15 Nisan 2014 tarihinde iki polis tarafından Aktaş’ın evine gidildiği yönünde tutulan tutanağı gösterdi. Kavilli, mahkemeden iki polisin tanık olarak dinlenmesini istedi. Ancak mahkeme bu talebi reddetti.

AVUKATLAR: OLASI KAST KANITLANDI

Sanık Aktaş, ifadesine olay günü yağmur çiselediğini, araçta bir yolcusunun olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Olay esnasından önce önümde bir araç vardı onu göremedim. Yolcu öndeki aracın şoförünün ani hareketler yaptığını ve alkollü olabileceğini söyledi. Öndeki araç durmak için yavaşlamaya başlayınca ben de ani fren yaptım, sonra arkamdaki araç bana çarptı. Olay çok ani oldu. Kalabalığı da görmemiştim. Çarpmadan sonra sesleri duydum. Zaten bayılmışım” dedi.

Tanık ile sanık beyanı ve evrakların okunmasının ardından avukatlar söz aldı. Avukat Arzu Bicerik, sanıkların anlatımıyla da “Olası kastın” kanıtlandığını bu nedenle her iki sanığın da tutuklanmasını talep etti. Avukat Sevgi Evren de Aktaş’ın ifadesindeki çelişkilerin bile tutuklanmasına yeterli olacağını söyledi.

Avukatların büyük salon talebine karşılık Başsavcılık Silivri’yi gösterdi. Bunun üzerine Ayvalıtaş ailesinin avukatları, adliyede iki tane konferans salonu bulunduğunu mahkemenin savcılığın bu önerisini kabul etmemesini istedi.

DURUŞMADA TUTANAK GERİLİMİ

Duruşmanın başlamasının ardından içeriye giren Mahmut Tanal’ın avukatların yanına giderek  selam vermesi üzerine mahkeme başkanı “Avukatlarla özel görüşme yapıyor” diye tutanak tuttu. Tanal’ın “Görüşme yapmadım, selam verdim” demesine rağmen mahkeme başkanı Tanal’ın söylediklerini tutanağa yanlış geçirince avukatlar itiraz etti. Bunun üzerine avukat Ömer Kavillli görüntülü ve sesli kayıt yapılmasını istedi ancak yapılmadı. Daha sonra mahkeme başkanı mahkemeye gelen evrakları okumadan tanık ifadesine geçince ikinci kez kriz yaşandı. Ayvalıtaş ailesinin avukatları evrakların sonradan okunmasının tanıkları etkileyebileceğini söyleyerek evrakların ilk başta okunmasını istedi. Ancak mahkeme bu talebi de kabul etmedi.
 

www.evrensel.net