‘Başka Mazlumlar ölmesin artık’

‘Başka Mazlumlar ölmesin artık’

19 yaşında Dersim’de çatışmada ölen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) mağduru HPG’li Mazlum Erenci’yle birlikte cezaevi yatan arkadaşları, Erenci’yi anlattı. TMK mağduru gençler “Mazlumların bir daha şehit olmaması için herkes elini taşın altına koymalı” çağrısında bulundular. Hepsinin ortak isteği, T

Jihat Akça / Mehmet Afşar

ARKADAŞLARI ANLATTI

TMK mağduru Ali Malgaz, Erenci’yle Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nden tanışıyor. Malgaz, “Çocuk yaşta cezaevine girmek çok zordur” diyor ve ekliyor: “Mazlum da TMK mağduruydu. Devlet de artık görsün, her şey cezaeviyle bitmiyor. Mazlum arkadaşa 8 sene ceza isteniyordu. Mazlum arkadaş çözümü dağa çıkmakta buldu”

Malgaz, tüm sorunların başı olarak gördüğü TMK’nin derhal kaldırılmasını istiyor.

Erenci’yle 6 ay aynı koğuşta kalan Adil Magi de, “Çok iyi bir insandı. Hiç kimseye zararı olmayan, bütün arkadaşlarına eşit mesafede yaklaşan bir arkadaşımızdı. Bir de çok şakacıydı. Cezaevinden sonraki tercihini dağdan yana kullanmasını hiç kimse ondan istemedi, kendi isteğiyle dağı seçti. Yaşamını yitirdiğini duyduğumda çok sarsıldım. Onunla gurur duyuyorum” diye konuştu.

BAŞKA ŞANS BIRAKMADILAR

Mazlum Erenci’nin bir diğer koğuş arkadaşı Halil Deniz, TMK’nin yarattığı mağduriyete dikkat çekiyor. Binlerce kişinin TMK mağduru olduğunu vurgulayan Deniz, “Mazlum arkadaşın dağa çıkmaktan başka bir şansı yoktu” diyor. “Mazlum arkadaşların bir daha şehit olmaması için herkesin elini taşın altına koymalı” diyen Deniz, şöyle konuşuyor: “Bu yasa değiştirilmelidir. BDP Mecliste olmasa TMK, Kürt sorunu, yeni oluşacak anayasa nasıl olacak? Bu imkansızdır. Kürtlerin iradesini temsil eden BDP’nin Meclise gitmesi için devlete sunulan şartların bir an önce kabul edilmesini istiyoruz”
Yusuf Katlav, Mazlum Erenci’nin dağa çıkışının bir nedeninin de TMK olduğunu dile getiriyor. Katlav, şunları söylüyor: “Mazlum arkadaşın başına gelenler yarın öbür gün bizim de başımıza gelebilir. Çünkü, TMK mağduru olmak ayrı bir duygudur. Kendini çok garip hissediyorsun, sanki aynı topraklarda, aynı havayı soluyan insanlarla yaşamıyorsun ve kendini öteki gibi görüyorsun”

13 ay kaldığı cezaevinde 6 ayını Mazlum Erenci’yle geçiren Sekvan Oflaz da, TMK mağdurlarının dışlandığını belirtiyor ve şöyle diyor: “Bizler resmi dairelere rahat gidemiyoruz. Nereye gitsek, kimliğimizi verdiğimizde, işte ‘Sen böyle bir suç işlemişsin’ deniliyor. Artık kimliğimizi veremez hale geldik. Psikolojik olarak bize baskı uyguluyorlar”

Erenci’nin cezaevi arkadaşlarından Ömer Dalmış da, “Yiğit bir insan” diye söz ediyor Erenci’den. Dalmış, “Mazlum’un şehit olması bizleri yıktı” diyor. (Diyarbakır/DİHA)


HERKES GEREKENİ YAPMALI

Mazlum Erenci’nin TMK mağduru çocuklardan biri olduğunun ortaya çıkmasını değerlendiren aydınlar bir bildiri yayınlayarak “TMK Mazlumu çocuk, sevgili çocuk andımız olsun uğrunda hayatını verdiğin bu derde çare bulacağız” dediler. Erenci’nin yaşamını yitirmesi haberinin kendisi için çok büyük bir üzüntü yarattığını ifade eden Sanatçı Lale Mansur, 30 yıla varan cezalarla yargılanan çocukların dağ yolunu tutmasını “doğal bir tepki” olarak değerlendirirken, Tiyatro Oyuncusu Mehmet Atak ise, “Maaşlarını bizim vergilerimizle alan ve tetiği çekenlerin suç ortağıyız” dedi

‘İŞKENCELERİ UNUTAMADI’

Çocuklar İçin Adalet Çağrıcılarından olan ve cezaevinde kaldığı süre içerisinde de tahliye olmasının ardından da Erenci ile birçok kez görüşen Av. Gülçin Avşar, özellikle 2006 yılında çıkartılan TMK sonucu binlerce çocuğun tutuklandığını, gözaltına alındığını kaydederek TMK mağduru olup cezaevlerinde kalan çocuklara ise yaşadıkları işkencenin unutturulmasının kolay olmadığını söyledi. Avşar, “Onun için o öfkeyi, yaşadığı işkenceleri unutturmak kolay olmadı, kolay değildi. O da unutamadı. Dağa çıkmakla ilgili aklında fikirleri vardı, zaman zaman da paylaşıyordu hatta buna yönelik tartışmalarımız da oluyordu. En sonunda dağa çıkmış oldu Mazlum. Mazlum’un üzerinden konuşarak ondan yola çıkarak genel bir yargıya varacak olursak, yüzlerce çocuğun yaşadıklarını bir kez daha görmüş oluruz” diye konuştu.
Avşar girişimleri sonucunda TMK’da bir kısım değişiklik olduğunu fakat yasal değişikliğin ardından geçen süreç içerisinde sayıları 500’ü bulan çocuğun yargılandığına da dikkat çekti.

Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları Aktivistlerinden Tiyatro Sanatçısı Mehmet Atak da Erenci ile birçok defa görüşenlerden birisi. Atak, Erenci’nin 4 bin yaşıtı gibi yaşlarından kat kat fazla cezalarla yargılanan çocuklardan birisi olduğunu ve binlercesi gibi yüzde yüz haklı oldukları büyük bir isyana sahip olduklarını söyledi. Atak, “Mazlum’u cezaevinde tanıdım. 4 bin yaşıtı gibi yaşlarından kat kat fazla cezalarla yargılanan ve büyük bir isyanı olan çocuklardandı. Mazlum TMK tarafından birinci dereceden zulmün objesi olmuştu. Mazlum’un ölümünden herkes suçludur. Maaşlarını bizim vergilerimizle alan ve tetiği çekenlerin suç ortağıyız” dedi.

TMK mağduru çocuklar için birçok girişimde bulunan Lale Mansur ise Erenci’nin yaşamını yitirmesi haberinin kendisi için çok büyük bir üzüntü olduğunu söyledi. Mansur, TMK yasası ile cezaevlerinde 30 yıla kadar cezalarla yargılanan bir çocuğun aklında oluşabilecek en doğal tepkinin dağ yolunu tutmak olduğunu belirterek, TMK mağduru çocuklar için kamuoyunun gerekli duyarlılığı göstermesi gerektiğini ifade etti. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net