22 Eylül 2014 06:00

Ya taşerona teslim olacağız ya da birlikte kazanacağız

Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 1 ayı aşkın bir süredir İzmir Büyükşehir Belediyesi İzenerji şirketinde park bahçe işçilerinin ihalesi taşeron şirkete verildi. Yani 1170 arkadaşımız 1 Ekim itibariyle bugüne kadar dişiyle tırnağıyla kazanmış olduğu; sendikalı, toplu sözleşmeli, kurallı çalışma hakları, yani iş güvencesi ve ekmekleri ellerinden alınarak, taşeron zulmüne, kuralın olmadığı sendikasız ve örgütsüz çalışma koşullarının yaşandığı bir çalışma ortamına sürüklenecektir.

Paylaş

İZSU İşyeri Temsilcileri ve 30 İşyeri Komitesi/İzmir

Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 1 ayı aşkın bir süredir İzmir Büyükşehir Belediyesi İzenerji şirketinde park bahçe işçilerinin ihalesi taşeron şirkete verildi.

Yani 1170 arkadaşımız 1 Ekim itibariyle bugüne kadar dişiyle tırnağıyla kazanmış olduğu; sendikalı, toplu sözleşmeli, kurallı çalışma hakları, yani iş güvencesi ve ekmekleri ellerinden alınarak, taşeron zulmüne, kuralın olmadığı sendikasız ve örgütsüz çalışma koşullarının yaşandığı bir çalışma ortamına sürüklenecektir.

Park bahçe çalışanı işçilerin ihalesinin taşerona verilmesinin ana nedenlerinden birisi son yasalaşan kamu ihale yasasından kaynaklandığını söyleyen belediye başkanı bir konuşmasında “Bu ihale yasaları yürürlükte olduğu sürece taşeron çalışma zorunludur” açıklaması yaptı. İzenerji şirketinde park bahçe işinde çalışan işçilerin ihalesinde olduğu gibi diğer ihale usulüyle çalışan İzenerji, İzelman, İzbelcom şirketlerinin de ihalesinin de taşerona verilmesinin de an meselesi olduğunu kendisi belirtiyor.

İzenerji şirketinde örgütlü oluğumuz Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu, işyeri temsilcileri ve bir bütün olarak İzenerji şirketindeki işçilerin aldığı karar “Bu ihale 1170 park bahçe işçisinin sorunu olmadığı, İzenerji şirketinde çalışan 3200 işçinin geleceğinin, ekmeğinin elinden alınmasına yönelik bir saldırı olduğudur” şeklinde. Başta park bahçe işçisinin başlatmış olduğu bu onurlu mücadele ile İzenerji işçileri olarak taşerona geçit vermeyeceğiz!

AKP iktidarının bu güne kadar çalışanların aleyhine çıkardığı yasalar değişene kadar Türkiye’nin tümüne mesaj gönderen ve aynı zamanda bugüne kadar iktidarın torba yasalar adıyla biz işçilerin yıllardır mücadele ederek elde ettiğimiz kazanılmış haklarının bir bir ellerimizden alınmasına karşı sadece toplantı ve basın açıklamalarıyla yetinen sendika konfederasyonları da artık eyleme geçmeli, eylemleri sonuç alıcı hale getirmeli, taşeron çalışmanın tüm işyerlerinde yasaklanması için genel greve dönüştürmelidir.

Bugün sessiz kalmak demek sendikaların, konfederasyonların kapısına kilit vurup gitmek demektir, bunu bilmeliler. Bizler 30 ilçe 31 birimde çalışan arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılarda aldığımız kararlar doğrultusunda bir bütün olarak hareket edeceğiz. 1170 park bahçe işçisi arkadaşımızın yanında olacak, bu süreçte mücadelenin bir parçası da biz İZSU çalışanları olduğumuzun bilinciyle park bahçe işçisi arkadaşlarımızın yanında olacağız dayanışma ve birlik ruhuyla hareket edeceğiz.

Bu sürecin çetin geçeceğini işyerlerimizde konuştuk, daha sağlıklı ilerlemesi için tartıştık.  Mahallemizde, oturduğumuz sokakta bu süreci anlatmamız gerektiğini önümüze koyduk. 10 bine yakın afişle tüm İzmir’i donattık. Sabah işçiler işyerlerine giderken reklam afişleri yerine taşeron çalışma yasaklansın afişleri ile karşılaşmaya başladı.
Tüm işyerlerimizde kararları komite ile alıyor ve komite ve işçi arkadaşlarla uyguluyoruz. Böyle olunca da tüm işçiyi hem alana getirebiliyoruz hem de işçi arkadaşları sürece katabiliyoruz.

Bizler üstümüze düşeni yapacak, DİSK’in çağrısıyla 22 Eylül’de saat 15.00’da Basmane Gar’ında toplanacağız. “Taşeron gidecek Adalet Gelecek” mitingine İZSU işçilerinin tamamı olarak ailelerimizle katılarak gereken cevabı vereceğiz. İzenerji şirketinde çalışan DİSK Genel-İş 2 No’lu şube de örgütlü 17 hizmet biriminde aynı duyarlılık ve kararlılıkla mücadelenin ön saflarında yer alacağız. Çağrımız başta İzmir Büyükşehir Belediyesinde ihale usulüyle çalışan diğer şirketlerde çalışan sınıf kardeşlerimiz ve ilçe belediyelerdeki şirketlerde sendikalı ya da taşeron çalışanların bu mücadeleye katılmasıdır. Eğitimi, sağlığı taşeronlaştıran, bize ölümü, sakat kalmayı reva görenlere karşı birleşik bir mücadeleyi önümüze görev koymaya çağırıyoruz. Sendika ayrımı gözetmeksizin her yerde İzmir’in ateşini yakmaya çağırıyoruz. Birleşirsek kazanacağız. Haramiler kan emiciler kaybedecekler.


ÖNCEKİ HABER

Kürtler için altın çağ başlıyor

SONRAKİ HABER

İngiltere'de bir tırda 1'i çocuk 39 kişinin cesedi bulundu

Reklam
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa