19 Eylül 2014 16:59

Merkez yüksek enflasyon, faiz ve kur arasında sıkıştı

ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizleri hızlı artırma sinyalleri ve Moody’s’in “Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı” uyarısı, dikkatleri Merkez Bankası’na çekti.Uzmanlar Merkez Bankası’nın yüksek enflasyonun, yüksek faiz ve değer kaybeden lira arasında sıkıştığına belirtiyor.

Paylaş

ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizleri hızlı artırma sinyalleri ve Moody’s’in “Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı” uyarısı, dikkatleri Merkez Bankası’na çekti.
Uzmanlar Merkez Bankası’nın yüksek enflasyonun, yüksek faiz  ve değer kaybeden lira arasında sıkıştığına belirtiyor.

BOZULAN TEK PİYASA TÜRKİYE

DHA’nın sorularını yanıtlayan Global Menkul Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, FED sonrasında tek bozulan piyasanın Türkiye olduğununu ve ilk etkinin tahvil piyasasında görüldüğünü ifade ederek, “ABD borsaları tarihi rekorlar kırmaya devem etti. Biz biraz daha içerideki faktörler etkiledi. Moody’s’in tarafında gelen açıklamaya tek traflı bakmamak lazım” dedi.
Türkiye için riskin enflasyon olduğunu söylerken, Egeli&CO Araştırma Strateji Direktörü Güldem Atabay da, faizlerin artışıyla zaten ucuz kredi döneminin sona ereceğini, bunların etkilerinin iç piyasada da görüleceğine dikkat çekti.

Şirketlerin yatırım ertelediği, bankaların daha rasyonel olduğu, en az 2 yıl sürecek bir döneme girildiğini söyleyen Atabay, “Yarın bu, gelişmekte olan piyasalara fon çıkışı olarak ortaya çıkacak. Reel yatırımların yavaşladığı, özel tüketim ve büyümenin çok yavaşladığı bir döneme gireceğiz” dedi.

İKİ KISIT ARASINDA...

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Ümit İzmen de, FED faiz artırımının 2008 bu yana gelen bir konu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “FED’den şaşırtan bir şey gelmedi. Türkiye için çok fazla faktör var; jeopolitik riskler, bankacılık sektöründeki bir takım sorunlar gibi...  Bugünden itibaren uzun vadeli bakarsak, bu riskler olmasa da, Türkiye’de enflasyon yüzde 10 bandına oturmuş durumda gelecek dönemde de yüzde 7.5’in üzerinde olacak. Bu düzeyde liranın en az enflasyon kadar değer kaybetmesi gerekiyorsa dengelensin. Enflasyon yüksek seyrettiği sürece lira değer kaybedecek. Bunun üzerine dışarıdan gelen gelişmelerde liranın değer kaybını daha da yukarı çekiyor.”

İzmen, FED’in faiz artırımının 2015 Martı ayından önce gelmeyeceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “İç piyasada tüketim ve yatırımda gerileme var. Talep sıkıntısı var. Bu Merkez Bankasının faiz indirimiyle çözülebilir. Ancak faiz indirimiyle olacak değil. Yüksek enflasyon oranı faizi indirmesini engelliyor ama daralan talep faiz indirmesini gerektiriyor. Merkez Bankası, iki kısıt arasında kalacak. Enflasyonda bir parça gevşeme sinyali alırlarsa faiz indirimine gider. Ancak sinyali alamazsa, sinyal alacağı güne kadar faiz indirimi için bekler.”

UCUZ KREDİNİN SONU GELİYOR

Moody’s, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımlarının erken başlamasa da, tırmanışın hızlı olacağının ipuçlarını veren açıklamasını, “Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı” yorumunu yaptı.

Moody’s Sermaye Piyasaları Araştırma birimi Başekenomisti John Lonski’nin kaleme aldığı değerlendirme raporunda, “Sıfır faizli FED kaynakları ABD ekonomisinin canlanmasını sağladı ama bu hiç bir zaman sonsuza dek bolluk anlamına gelmiyor. Şirket kredileri, cömert para politikasının sağladığı bol likiditeden oldukça iyi bir şekilde yararlandılar. Ama maalesef, aşırı bol likidite, çoğunlukla sermaye yapılarında yarattığı sürdürülemez durumları maskeliyor.” (İstanbul/DHA)

ÖNCEKİ HABER

Hasta tutukluya kelepçeli muayene dayatması

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'da en büyük ihaleler canlı yayınlanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa