19 Eylül 2014 06:00

Irak'taki politik uçurum anti-IŞİD koalisyonunu tehdit ediyor

IŞİD’e karşı savaşta kusursuz bir Irak uzlaşması yaratma meselesi, IŞİD yılın başında ilk defa Felluce’ye ve ardından haziranda Musul’a girdiğinden beri ülkenin bir sorunu.Ancak, uzlaşmaya engel olan siyasi ve güvenlikle ilgili sorunlar her zaman partilerin sadece IŞİD’e karşı pozisyonundan kaynaklı olmuyor. Tüm Sünni, Şii ve Kürt partileri IŞID’i lanetledi ve karşısında birleşik mücadele etmenin önemine değindi. Yine de bu hedefe ulaşmak için gerekli uyuma henüz ulaşılamadı.

Paylaş

Mustafa al-Kadhimi

IŞİD’e karşı savaşta kusursuz bir Irak uzlaşması yaratma meselesi, IŞİD yılın başında ilk defa Felluce’ye ve ardından haziranda Musul’a girdiğinden beri ülkenin bir sorunu.
Ancak, uzlaşmaya engel olan siyasi ve güvenlikle ilgili sorunlar her zaman partilerin sadece IŞİD’e karşı pozisyonundan kaynaklı olmuyor. Tüm Sünni, Şii ve Kürt partileri IŞID’i lanetledi ve karşısında birleşik mücadele etmenin önemine değindi. Yine de bu hedefe ulaşmak için gerekli uyuma henüz ulaşılamadı.

Sünni liderler IŞİD’in Sünni kasabalarındaki varlığını bir gün reddederlerken ertesi gün kasabaları işgal edenin isyancı çeteler olduğunu ilan ettiler, ardından da bunun IŞİD olduğunu kabul ettiler. Fakat önceki Irak hükümetinin kanatları altında bu savaşa girmeyi de reddettiler. Hükümeti yıllardır, milisler, hava saldırıları, siyasi dışlama ve vatandaşları baskı altına alan güvenlik politikaları nedeniyle suçluyorlardı.

Bu uyum eksikliği sadace Sünni partilerle sınırlı değil. Irak Kürtleri de eski hükümetin eğilimleri ile anlaşamıyordu. Önceki yönetim, Kürt liderlerini suçluyor ve Peşmerge güçleriyle koordineli çalışmayı reddediyordu, IŞİD’in kuzey kentlerindeki yayılarak Kürt Bölgesel Yönetimine yönelmesinden ve başkentlerini tehdit etmesinden iki ay sonra bile... Bu sürede Kürt Bölgesel Yönetimi de Bağdat’ı peşmergeye destek gücü göndermeyi reddetmekle suçlarken, Bağdat da Kürt Yönetimini, hükümete muhalif radikal Sünni liderlere ev sahipliği yapmakla itham ediyordu.

YENİ HÜKÜMET İŞLERİ DEĞİŞTİRDİ

Sünni ve Kürtler ile hükümet arasındaki anlaşmalar Nuri Maliki yerine Başbakan Haydar el İbadi’nin gelmesiyle çözüm konusunda yeni bir alan bulmuş gibi görünüyor. İbadi’nin hükümeti IŞİD’e karşı savaş etrafında, içeride bir Irak işbirliğini başarmak için bir dizi önemli karara imza attı. En önemlisi, yeni hükümet kentleri bombalamayı bıraktı, mevcut çatışmalar nedeniyle politik girişimler üzerine anlaştı, Kürt peşmergelerin güçlenmesini destekledi, IŞİD’e karşı uluslararası ittifaka destek oldu ve Sünni ve Kürt güçlerin IŞİD’e karşı cephe savaşı sürdürmesine izin verecek önemli güvenlik ayarlamaları yaptı, Bağdat’ın kararlarına siyasi katılımlarını sağladı.

Irak’ın iç uyumu, Irak şehirlerinin radikal gruplardan kurtarılması için Cidde ve Paris konferanslarında varılan uluslararası konsesusun da ardından  sonunda bir başarı yoluna girmiş görünüyordu.  

Ancak bu uyum bozulabilir. İlk tehdit, uluslararası düzeyde; Irak, İran’la koalisyona karşı çıkmasının ardından ABD ile birlikte savaşma konusunda tereddüt göstermeye başladı.
İkinci olarak da, Şii lider Mukteda el Sadr ve “Hizbullah Birlikleri” adındaki Şii silahlı grubu IŞİD’e karşı ABD ile birlikte savaşmayı reddettiklerini açıkladı, bir saldırı durumunda çatışma ve direnişle tehdit etti.

EN BÜYÜK KAZANAN HÂLÂ IŞİD

İlginç olan ise sağlanamayan konsensusun IŞİD’e karşı olması. IŞİD, her zaman düşman ve herkes için tehditti. Ancak, Irak’taki iç sorunlar nedeniyle bölgesel ve uluslararası düzeyde son ayların en büyük kazanı olmaya da devam ediyor.

Irak sorunu ve uluslararası boyutları IŞİD’in olanaklarını genişletti, destek sağladı ve hem Suriye hem Irak’taki iktidarını yaymasına neden oldu. Buna karşın Iraklılar ne uluslararası bir konsensüsü dayatabilirler ne de görüş ayrılığı içindeki ülkeleri IŞİD’in uluslararası topluma büyük bir tehdit olduğu konusunda ikna edebilirler.
İbadi’nin bu konudaki konuşması çok açıktı, herkesin IŞİD’e karşı savaş başlatma kararına katılması ihtiyacından bahsetti, “Herkesin savaşa katılıp katılmaması önemli değil, fakat herkesin bu karara katılması yaşamsal” dedi.

Bugünün ihtiyacı, IŞİD’e karşı en azından uyum içinde bir savaşa alan açabilmek için ulusal ve bölgesel hedeflerin yeniden ele alınması. Iraklılar bu konudaki en önemli sorun, farklılıklarının üstesinden gelmeli IŞİD’in işine yarayacak ve Irak’ta yeni alanlara genişlemesini sağlayacak sorunlar yaratılmasından kaçınılmalıdır.
* Al Monitor’den çeviren Elif Görgü

ÖNCEKİ HABER

TMMOB: Özelleştirme ve taşeronlaştırma çökmüştür

SONRAKİ HABER

Diyarbakır’da HDP’lilerden kayyumlara karşı oturma eylemi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa