19 Eylül 2014 06:00

Atkılılar, kravatlılara karşı

Dün İstanbul’da E-bilet ve taraftarların ortak sorunlarını ve hak mücadelesini başlatmak için Taraftar dayanışması derneği girişimi ile birlikte Beleştepe olarak toplantıdaydık. Birçok tartışma ve bir arada durabilmenin zorluğunu bir kez daha görsem de gelecek adına beni umutlandırdı bu toplantı.

Paylaş

Ferhat TALAN*

Dün İstanbul’da E-bilet ve taraftarların ortak sorunlarını ve hak mücadelesini başlatmak için Taraftar dayanışması derneği girişimi ile birlikte Beleştepe olarak toplantıdaydık. Birçok tartışma ve bir arada durabilmenin zorluğunu bir kez daha görsem de gelecek adına beni umutlandırdı bu toplantı.

12 Eylül sonrası düzenin futbol uyuşturucusu ile insanların tuttukları takımlar üzerinden düşmanlık yaratarak bir arada durmasının engellenmesi düzenin bir şekilde devamını sağlamaya çalışmasıydı bu politika. Ancak onlar ne kadar saldırdıkça bizler ne kadar ayrı durdukça bazı şeylerin kolay kolay değişemeyeceğini defalarca gördük. Tabi ki bu zihniyet Haziran direnişine kadar sürdü. Bir arada durabilen tribünlerin nasılda ortak direniş hattı oluşturabileceğini Gezi cephesinde gördük. Artık tribünler adına da yeni bir dönem diyebiliriz. Buz kırıldı yol açıldı.

Futbolun yönetenleri her ne kadar sürekli kavga içerisinde görünüyor olsa da; kapalı kapılar ardında, kimi zamanda herkesin gözü önünde ortak çıkarları için nasılda bir arada durabildiklerini görüyoruz. Nasıl durmasınlar? Rantın, sıcak paranın, kirli siyasetin olduğu bu noktada bir birlerinden ayrı hareket ederlerse zayıf düşeceklerini çok iyi biliyorlar. Bakmayın Aziz Yıldırım’ın, Ünal Aysal’ın, Fikret Orman’ın, İbrahim Hacı Osmanoğlu’nun, Yıldırım Demirören’in kavga içerisinde göründüğüne, çıkarları ortak olan bu insanlar medya önünde kavga ettikçe bizler birbirimize daha düşman oluyoruz , onların aynı olduklarını yaptıkları işlerden, servetlerinden görebiliriz. Peki onlar çıkarları uğruna bu kadar dostken, bizler deplasman haklarımızın alındığı, pankartlarımıza, meşalemize, tribün kültürüne, değerlerimize her gün bu kadar saldırı olurken, taraftarlığın artık taraf olmaktan çıkıp tamamen müşteriye dönüştürülmeye çalışıldığı bu günlerde neden yan yana durmayalım? Aynı stadyumda yan yana farklı renklerle maç izleyelim romantizmine kapılmıyorum, ama madem ki onlar bize birleşik bir şekilde mücadele edip saldırıyor, bizimde birleşik mücadele etmekten başka bir çaremiz yok.

Birleşik mücadeleyi gerçekleştirebilirsek, ileride başka konular içinde kazanım elde edeceğimizden şüphem yok. Farklı renklerin bir arada olduğu bir taraftar kampı düşünelim.
Arsada oynadığımız futbolun tadında,1 haftalık bir taraftar festivali, belki alternatif bir futbol turnuvası… Bunun için tüm tribünlerin bir arada örgütleme çalışması yapması gerekiyor. Tribüne gitmenin serserilikle özdeşleştirdiği şu zamanda, tribünlerin hayata müdahalesi gerekiyorsa bu hak mücadelesinde birleşeceğiz..

*Beleştepe tribün grubu üyesi

ÖNCEKİ HABER

Beşiktaş, Asteras Tripolis ile berabere kaldı

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa