Köprü talebine ‘milli park’ bahanesi

Köprü talebine ‘milli park’ bahanesi

Dersim’de 1994 yılında Munzur Nehri üzerinde kurulu olan asma köprülerin kesilmesi nedeniyle ilkel yöntemlerle Munzur Nehri’ni aşarak kent merkezine gelen köylüler, köprü ve yol yapılması için yetkili kurumlara başvuru yaptıklarını, ancak “Munzur Vadisi Milli Park, yapamayız” yanıtını aldıklarını söyledi

Ferhat Arslan

Dersim’de Munzur Vadisi’nde yapılması planlan 4 ayrı baraj projesinin hayata geçirilmesine onay verilirken, diğer yandan “milli park” sınırları içinde olduğu gerekçesiyle köy yolları ve köprülerin yapılmasına onay verilmiyor. 1994 yılında Dersim’de köyler boşaltılmadan birkaç ay öncesinde Munzur Nehri üzerinde bulunan asma köprülerin kesilmesi ile köylerin kent ile olan irtibatı kesilmişti. 2000’li yıllarda “Köye geri dönüş projesi” kapsamında köylerine dönen köylüler, yol ve köprülerinin olmaması nedeniyle ilkel koşullarda yaşamak zorunda kaldıklarını söylüyor. Kent ile irtibatlarının kesilmesinden ötürü köylüler Munzur Nehri üzerinde kendi imkanları ile yaptıkları ilkel bir köprü ile kent ile ulaşımlarını sağlıyor. Köylüler, köprünün olmamasında kaynaklı olarak köylerine 17 yıldır hiçbir aracın giremediğini belirtiyor.

‘KÖYLER BOŞALTILINCA NE YOL KALDI NE DE KÖPRÜ’

Yol ve köprü yapımı için etkili tüm kurumlara dilekçe ile başvurduklarını söyleyen Şorvenk köyünde oturan Ali Haydar Eroğlu, barajlara onay vererek Munzur Vadisi’nin tahrip edilmesine göz yuman yetkililerin, yurttaşların zaruri ihtiyaçları söz konusu olduğunda vadinin “milli park” sınırları içerisinde olduğunu ileri sürdüklerini söyledi. Eroğlu, “1994 yılında Munzur Nehri üzerinde bulunan tüm asma köprüleri bir gecede ansızın kaldırdılar. Çok sıkı bir dönem olması nedeniyle kimse sesini çıkartamadı. Daha sonra köyler boşaltılınca ne yol kaldı ne de köprü. Köyümüze 17 yıldır araç girmemiş, köprü ve yol için yetkili tüm kurumlara başvurduk, ancak bize ‘Milli parklar sınırıdır’ yanıtını verdiler. Peki milli parklar sınırıdır, bizler yüz yıllardır bu vadide yaşıyoruz ve hiçbir zararımız dokunmadı ve dokunmaz da. Çünkü bu coğrafyanın bir parçasıyız. Ama barajlara izin veriliyor ve ‘Milli parklar sınırıdır’ denilmiyor” diye konuştu.

‘BİR GÜN ÇOCUKLARIMIZ SUYA KAPILIR KORKUSUYLA YAŞIYORUZ’

Aynı köyden Düzgün Eroğlu isimli köylü de, köy yolunun olmaması nedeniyle 2 kilometrelik vadiyi yaya yürüdüklerini dile getirdi. Eroğlu, kurdukları derme çatma asma köprünün üzerinden vadinin karşı yakasına geçtiklerini belirterek, köy halkı olarak yaşadıkları sorunları şu cümleler ile dile getirdi: “Çocuklarımız Dersim’ de okula gidiyor. Derme çatma köprüden geçmeleri için teker teker nehrin karşı yakasına ulaştırıyoruz. Kendi imkanlarımız ile yaptığımız köprü her yıl ilk baharda nehrin su seviyesi yükselince yıkılıyor. Bir gün çocuklarımız suya kapılır korkusu ile yaşıyoruz. Yetkili kurumların, bize yol ve köprü yapmamalarının kasıtlı olduğunu biliyoruz. Bari bize karışmasınlar biz köylüler olarak kendi imkanlarımız ile köprümüzü de yolumuzu da yapabiliriz.”

‘ÖDENEĞİN OLMADIĞI GEREKÇE GÖSTERİLİYOR’

Konu ile ilgili bilgi veren Dersim İl Genel Meclis Üyesi Ali Kandil, köylülerin yaşadığı sıkıntıdan haberdar olduklarını dile getirerek, sorunu meclis gündemine defalarca taşıdıklarını kaydetti. Kandil, “Aslında Munzur Vadisi’nde onlarca köy, yol ve köprü sıkıntısını 1994 yılından bu yana çekiyor. Bu köprülerin yıkılma amacı ortada. Köprü ve yolun yapılmamasına bir yandan ödenek olmadığı gerekçe gösteriliyordu, diğer yandan Munzur Vadisi milli parklar sınırı olmasıydı. Ancak bu insanlar yüzlerce yıldır bu vadide yaşamlarını sürdürüyorlar. İl Özel İdaresinde, köprülerin yapılması için şu an ödenek ayrılması için ön çalışmalar başlatılmış durumda” dedi. (Dersim/DİHA)

www.evrensel.net