17 Eylül 2014 19:43

Havalı kornasıyla Kamyon yola çıktı

Kamyon Ankara’da bir kafede, Kamyon’la ilgili bir değer yaratma fikrinden haberdar olduğumuzda kontağı çevirmiş oldu. Kasasında farklı kültürlerden, ideolojilerden insanları buluşturma gayretimiz var ve bu kamyon sürekli devinim halinde olsun istiyoruz

Paylaş

Burak YILMAZ
Denizli


Freninin nerede boşalacağı, nerede durup nerede yol alacağı belli değil Kamyon’un ama kasasına herkesi sığdırabilme iddiasında. ‘Kamyon’ yola çıktı. Belki hiç kamyona binmemiş ya da bir kamyoncu lokantasında kuru-pilav tüketmemiş olanların yazarak-çizerek değer yaratma gayretinden çıktı Kamyon Dergi. Eylül ayında çıkan ilk sayısının kapağında 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutladı dergi. Arka kapağında ise ünlü yazar Metin Kaçan’ın ‘Kamyon’ isminde bir dergi çıkarma hayalinden hareketle Metin Kaçan portresiyle selamladı okuru. Edebiyattan müziğe, fotoğrafçılıktan kamyon arkası yazılara her şey var Kamyon’un ilk sayısında. Belki de bu sebeple Kamyon’u yalnızca bir mizah, edebiyat, kültür yayını olarak tanımlamak pek mümkün değil. Biz de Kamyon’un Genel Yayın Yönetmeni Onur Özkan’la ve editörlerden Ata Egemen Çakıl’la Kamyon’un yol hikayesini konuştuk.
AYLAK’TAN KAMYON’A
Onur’la, hikayesi Denizli’de başlayan ‘Aylak Fanzin’in ilk sayısını ve macerasını da bu sayfalarda değerlendirmiştik. Biz Kamyon’u sormadan Onur; “Genç Hayat işleri nasıl gidiyor?” diye soruyor. Başlangıçta ‘Aylak Fanzin’ ismiyle, sonrasında ‘Aylak Dergi’ olarak devam eden hikayeyle başlıyoruz.
Onur Özkan: Tavla oynamaktan sıkılıp yazmaya çizmeye yöneldiğimiz zamanlarda tavlayı kapatıp bir şeyler yapalım dedik ve ‘Aylak’ı çıkardık. Bu deneyimden çok şey öğrendim ben. O zamanlar okumak benim için de sadece bir boş zaman etkinliğiydi ve hepimizin sonradan bu işin çok daha fazla tadına vardığını düşünüyorum. Çaresiz kaldığımız zamanlar olmadı değil ancak başkalarının orada bir şeyler bulduğunu anladıkça yenilenebildik. Dergi çıkarma işi ekonomik olarak bizi çok zorladı. Sonunda yüzde 18 KDV, kitapçıya pay falan derken Aylak’ın peşinden çok da fazla gidemedik.
BLOG YAZARLIĞINDAN ÖTEYE
Peki Kamyon’un kasasına doluşmaya, direksiyonuna oturmaya nasıl karar verdiler? Onur, Ata ve diğerleri nasıl tanıştılar, bir araya geldiler? Nereden çıktı bu Kamyon?
Onur Özkan: Kamyon Ankara’da bir kafede, Kamyon’la ilgili bir değer yaratma fikrinden haberdar olduğumuzda kontağı çevirmiş oldu. Kasasında farklı kültürlerden, ideolojilerden insanları buluşturma gayretimiz var ve bu kamyon sürekli devinim halinde olsun istiyoruz. Ben daha çok; ‘neden dergi çıkardık?’, ‘neden blog yazarı olmadık da nispeten zorlu bir yolu tercih ettik?’ sorusundan yola çıkmanın anlamlı olacağını düşünüyorum. İnsanların kelimelerle düşündüğü ve o kelimelerle diyalog kurduğu fikrindeyim. Kelimelerin diyalog kurmaktan ziyade daha fazla tüketmek için kullanıldığını düşünüyorum. Bizim seçtiğimiz yol çok daha zorlu ama bu işin hem duygusal bir tarafı hem de insanlar arasında diyalog kurmak gibi bir amacı var. Bütün bunları bilerek ve yaptığımız işten de keyif alarak yola çıktık.
Ata Egemen Çakıl: Onur’la Kamyon’dan önce hiç yüz yüze görüşmedik. Aylak’taki yazılarımızdan tanıyorduk birbirimizi. Ben daha önce çok dergiye, gazeteye yazmış birisiyim ancak hiçbir yerde gereğinden fazla kalmadım. Onur, enteresan bir şekilde Kamyon Dergi için bana ulaştı ve bu durum beni de heyecanlandırdı. Açıkçası roman ve öykülerimi yazmaya programlamıştım kendimi ama şimdi araya Kamyon girdi. Çok da mükemmel oldu, Onur ile de iyi bir dostluk kurduk kısa sürede. Sanki birbirimiz olmadan hiçbir şey yolunda gitmeyecekmiş gibi hissetmeye başladık. Ayıptır söylemesi ben çevremdeki güzel insanları bir araya getirmekte ustayımdır, tabi bu durumun o insanların güzel olmasındaki payı daha fazla.
GAZI VAR, FRENİ VAR…
Bundan sonrası için Kamyon’la ilgili ne murat ediyorsunuz?
Onur Özkan: Her şeyden önce Kamyon’un kasası çok önemli. Şimdiye kadar buraya yazarlar, çizerler, akademisyenler, kamyoncular herkes doluştu. Bundan sonrası için de Kamyon’un kasasını her kesimden insanlarla doldurmaya çalışacağız. Kamyon arkası yazıları ve yol hikayelerini değerlendirmek ve sloganlarımızı bu istikamette belirlemek gerektiğini düşünüyoruz. Kamyon’un direksiyonunda kimlerin olduğunun ise hiçbir önemi yok. Gazı var, freni var... Bugün bizler yarın belki başka birileri bu Kamyon’u yürütecektir. Çünkü Kamyon canlı bir yapı. Bir-iki ay sonra nerelere varır onu da bilemiyorum aslında. Belki de bin tane dergiye bakıp sigara içeceğiz. Kamyon’un kasasında eli kalem tutan-tutmayan herkese yer var. Biz bu dergide aynı acemiliği beraber yaşıyoruz ve yetkin insanlardan ziyade amatör ruhu hep beraber aşacağımız yol arkadaşları arıyoruz. Kamyon’un kasası, rotası her şey zamanla tariflenecek.
Ata Egemen Çakıl: İlk sayıya sağlam bir ekiple başladığımıza inanıyorum, aramıza yeni arkadaşlar da katılıyor. Güzel, yapıcı ve sağlamlaştırıcı yorumlar alıyoruz. Elbette ilk sayının acemiliğinden söz etmeme gerek yok ama bilirsiniz bu tip işler zamanla yoluna girer. Kamyon, zamanla kendi şeridinden ağır ağır ilerleyerek kendi hedefine ulaşacaktır diye düşünüyorum.
Biz de Kamyon’un kasasında, direksiyonunda, rotasında, duraklarında bulunan herkesi selamlıyor ve başarılar diliyoruz.
Facebook/Twitter: KamyonDergi
 


   ‘HATALIYSAK ARAMIZDA KALSIN’
  
  Kamyon’un Eylül sayısı yayımlandı. Fotoğrafçılık üzerine değerlendirmeler ve mizahi notlar, Hakan Bıçakçı ve ‘Başıbozuk’ röportajları, ‘Yeşilçam’da Bir Aylak: Turist Ömer’ yazısı, şiirler ve karikatürler kısacası yazmak-çizmek namına hemen her şey var. Dergiye yönelik nasıl eleştiriler, geri dönüşler aldınız?
Onur Özkan: Biz yola çıkarken Kamyon’u herhangi bir kategoriye dahil etme gayreti içinde olmadık ancak bunu tanımlama ihtiyacından yola çıkan eleştiriler aldık. Kamyon biraz da onu yazanların, okuyanların yaklaşımıyla rotasını belirleyecek. İlk sayımızdaki acemiliği de göz önünde bulundurarak, ‘Hatalıysak Aramızda Kalsın’ sloganı ön plandaydı. Kamyon’a hiç binmemiş olanlarımız var ya da bir kamyoncu lokantasında hiç yemek yemedik ama yol hikayeleriyle bize ulaşanlar bile oldu. Bu süreçte iki temel eleştiriyle muhatabız. Birincisi yazılarımızın elitist olduğu, diğeri ise ele alışımızın arabesk olduğu şeklinde. Aslında bu iki eleştiriyi de aynı anda duyuyor olmamız Kamyon’un doğru yolda olduğunu gösteriyor.
Çünkü biz, farklı yaşam tarzı ve üslupların birbirini anlaması için bu derginin bir araç olmasını istiyoruz.

ÖNCEKİ HABER

Vikisosyalizm; internetin özgür ansiklopedisi

SONRAKİ HABER

Maltepe Belediyesi önünde direnen işçi belediyenin şikayeti üzerine gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa