17 Eylül 2014 18:49

Grev bize de öğretti

Grev hakkında hükümet ve patronlar tarafından uydurulan yalan haber ve bilgiler işçileri gerçekten üzmüştü. Biz de gençlik olarak bildirilerilerle, sohbetlerle cam işçisinin haklı mücadelesini halka yaydık, anlattık

Paylaş

Çorlu/Tekirdağ’dan
bir grup genç


Grev işçinin okuludur demiş Marx. Bu yazıyı yazan biz Çorlulu gençlerin katıldığı, incelediği, içinde bulunup değerlendirdiği ilk grev oldu Şişecam işçilerinin grevi.
Şişecam işçileri ücretlerini alamadıkları için greve çıktılar. Cam işçilerinin kararlılıkla sürdürdüğü grevine 24 Haziran tarihinde, grevin 4. gününde katıldık. Cam işçileriyle konuşma imkanımız olduğu zamanlarda bizleri sıcak ve içten karşıladılar. Biz de gençler olarak işçileri dinledik, taleplerini, hayatlarını nasıl sürdürdüklerini, ailevi ortamlarını öğrendik. Sınıfın yanında olan gençliğin görevidir bu.

İŞÇİLER VAZGEÇMEDİ

Trakya-Cam ve Oto-Cam'a ziyaretlerde bulunduk. Grevde, bu haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu gösterdik. Grev hakkında hükümet ve patronlar tarafından uydurulan yalan haber ve bilgiler işçileri gerçekten üzmüştü. Biz de gençlik olarak bildirilerilerle, sohbetlerle cam işçisinin haklı mücadelesini halka yaydık, anlattık.

İşçiler kararlılıklarından, haklı mücadelelerinden bir dakika bile vazgeçmedi. Sermaye güçleri grevi kırmaya çalışsa da, Trakya-Cam grevinden çıkarken işçilerin attığı; 'Açlıktan ölmeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz.' sloganı kararlılıklarını gösteriyordu. Ve bu bizi de çok etkiledi. İşçilerin, işçi sınıfının kararlı bir şekilde hakları ve talepleri için yürümesi, mücadele etmesi gençlik için hep umut ışığı olmuştur ve oluyor. Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa denir, öyle oluyor.

ERTELEME DEĞİL YASAKLAMA

İşçilerle beraber biz de mücadele hırsına kapılmıştık ki 27 Haziran günü bir haber duyuldu. Bakanlar Kurulu cam işçisinin grevini 'Genel sağlığı ve milli güvenliği bozuyor' gerekçesiyle 2 ay erteleme kararı aldı. Bunu zamanında Demirel de yaptı, Kenan Evren de yaptı, şimdi de Tayyip yapıyor, değişen hiçbir şey yok. Ortada ertelenen bir grev yok, tüm işçilere yasaklanmış bir grev var! Hükümet demokrasiye, işçi sınıfının haklı mücadelesine, sendikal haklara saygı duymadığını bu grevde de ortaya koydu. 5800 işçinin ve onların bakmakla yükümlü olduğu ailelerinin taleplerini dikkate almayan hükümet, işverenlerin taleplerini anında yerine getirdi.

AKP cam işkolu başta olmak üzere etkili grevleri sürekli ertelemiştir. Grev erteleme aslında grevlerin olmaması, yasaklanması, işçinin hakkını arayamaması içindir. Bugün de işçilerin grevinin ertelenmesi zihniyetiyle karşı karşıyayız. Diktatörlük bunu ilk kez yapmıyor! İşçilerin mücadele aracı olan grevi de elinden alan sistem, işçileri taşerona mahkum etmeye çalışıyor.

Taşeron sistemi istemiyoruz.

Yaşasın işçilerin iş, ekmek, özgürlük mücadelesi!


DOSTU DA DÜŞMANI DA TANIDILAR

Grevden sonra hükümet, patron, jandarma, polis, asker bir oldular. Patronlar fabrikadan malları çıkarmaya çalıştı, jandarmadan yardım aldı, jandarma bir saat süre verip o saatten sonra müdahale edeceğini bile söyledi. İşçiler kararından vazgeçmedi. Mal çıkışlarına izin vermedi. Büyük araçlar dışında otomobillerin bile bagajlarını olası mal kaçırmalara karşı kontrol etti. İşçiler bu durumda dostunu da düşmanını da çok iyi tanıdı. Biz de gençlik olarak işçi sınıfının bu değişim evresinde onların yanında olarak onlarla gündemi, geleceği, politikayı, tartışma fırsatı bulduk.

ÖNCEKİ HABER

Fabrikalar okul grevler ders

SONRAKİ HABER

Eskişehirli kadınlar: Yaşamak ve yaşatmak için sessiz kalmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa