Fabrikalar okul grevler ders

Fabrikalar okul grevler ders

Grev alanına gelen sınıf kardeşlerini; 'Biz bir aileyiz, bizi kimse bölemez' sloganıyla karşılıyor işçiler. Grev alanında nöbetteki işçiler nöbetlerini de vardiyalarıyla aynı saatlerde tutuyorlar

Samim Kerem SAYİN
Eskişehir

Grevlerinin 4. gününde Eskişe-hir'deki Şişecam Fabrikası'nın önünde, direniş alanındayız. Ücret zammı ve iki idari maddede anlaşılamaması üzerine işçiler sendikalarıyla birlikte 20 Haziran'da greve çıkmıştı. Grev alanı destek ziyaretleriyle sürekli canlı tutuluyor.

Grev alanına gelen sınıf kardeşlerini; 'Biz bir aileyiz, bizi kimse bölemez' sloganıyla karşılıyor işçiler. Grev alanında nöbetteki işçiler nöbetlerini de vardiyalarıyla aynı saatlerde tutuyorlar. Gittiğimizde çadırda sohbet eden işçiler kendi aralarında içinde bulundukları durumun farklılığını konuşuyorlar. Biri diğerine; "Tek başımıza yapamayacağımız işler bunlar. Bir araya geldiğimizde ancak derdimizi anlatabildik." diyor. Artık diğer Şişecam fabrikalarında da ne olup bittiğini takip ediyorlar. Normal zamanda olsalar Dünya Kupası maçlarını takip ediyor olacaklarını ancak grevden sonra daha çok çalışma şartlarını, fabrikalarındaki sorunlarını konuştuklarını anlatıyorlar.

Ziyaret esnasında nöbet tutan bir grup genç işçiyle sohbet etme fırsatı buluyoruz.

KAZANILMIŞ HAKLARDAN VAZGEÇMEYİZ

Sohbet ettiğimiz işçilerden Anıl Güre 22 yaşında ve 2 yıldır Şişecam Fabrikası'nda çalışıyor. Eskişehir'de işe başlamadan önce Edirne'de yaşayan Anıl, Eskişehir'e memleketinde kadro bulamadığı için gelmiş. Fabrikada çalışan işçilerden çoğu da Anıl gibi Trakya'dan Eskişehir'e çalışmak için gelmişler. Anıl zor şartlar altında çalıştıklarını, aslında çok fazla bir şey istemediklerini, sadece emeklerinin karşılığını istediklerini söylüyor. Geçen sene fabrikanın imalat bölümünde, 70 derece sıcaklıktaki makinelerde çalışıyormuş. Emeklerinin karşılığını alamıyorlar, eşit işe eşit ücretin sadece lafta kaldığını düşünüyor. İşverenlerinin kazanılmış olan haklarına el uzatması ve saatlik ücretlerindeki zammın yetersiz olması sebebiyle greve çıkmışlar. Uzlaşmanın sağlanılmadığı 32. ve 53. maddelerin işçiler için çok önemli olduğunu belirten Anıl durumu şöyle anlatıyor: "32. maddeyi kabul edersek çok fazla rapor alanların ikramiyelerinden raporlu günler kesilecek. 53. madde ise, örneğin Eskişehir'deki fabrika kapandı ve Trakya'da çalışmaya başladık. Burada aldığımız ücreti orada alamayacağız ve asgari ücretin altında çalışacağız.

DÜNYA YERİNDEN OYNAR İŞÇİLER BİRLİK OLSA

İşçilerden biri ise AKP hükümetini sevmediğini söylüyor. Yaşından dolayı başka hükümet görememiş ancak internetten araştırdığında AKP hükümetinden önce de çalışma şartlarındaki sorunları görmüş. Genç işçiler medyadan, gazetelerden ya da kulaktan dolma aldığı bilgilerle yetinmiyor. İşe başlayacakları şehri ve fabrikayı tıpkı üniversiteye yeni başlayacak öğrenciler gibi merak edip internetten araştırıyor. Eskişehir'e gelmeden önce merak edip internetten Eskişehir Şişecam Fabrikası'nı araştırmış o da. Şimdi yaşadığı sorunların AKP hükümetinden önce de olduğunu belirtiyor.

Bu sırada, 'Yaşasın sınıf dayanışması' sloganını işitiyoruz. Ziyarete gelen Selüloz İş Sendikası üyelerini, 'Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa' diyerek karşılıyor cam işçileri. Bizim de sohbetimiz bu güzel görüntülerle son buluyor.


"SAATLİK ÜCRET 5 LİRA

TANIŞTIĞIMIZ genç işçilerden Onur Sünter ise 25 yaşında ve Şişecam Fabrikası'nda yeni çalışmaya başlamış. Onur da Trakya'dan Eskişehir'e çalışmak için gelmiş. Evli ve 2,5 yaşında bir oğlu var. Oğlunun geleceği için bir şeyler yapmak istiyor. "Herkes çocukları için bir şeyler yapmak ister. Fabrikamızda çocukları üniversitede okuyan birçok işçi var. Onların masrafları daha fazla. Kazandıklarıy-la ailelerine iyi bir gelecek sağlamaları çok zor." diyor. Saatlik ücretlerine yapılan zammı çok az buluyor. Onun saatlik ücreti 5 lira. 10 yıldır çalışan bir işçininse 7-8 lira. Uzun süreden beri çalışanlar daha fazla mağdur olacak bu maddeleri kabul ettikleri takdirde. Burada alacakları asgari ücreti memleketlerinde de kazanabileceklerini üstelik memleket hasreti çekmeyeceklerini belirtiyor.

Onur çalıştıkları saatler dışında herhangi bir sosyal hayatlarının olmadığını anlatıyor. İşten yorgun argın çıkıyor, akşam çocuğuyla parkta zaman geçirip sabah tekrar işe gidiyormuş. Sadece hafta tatillerinde ailesiyle zaman geçirebiliyor. Bekar arkadaşları işten çıktıktan sonra kendilerine zaman ayırabilirken kendi hayatı farklı oluyor.

www.evrensel.net