17 Eylül 2014 18:17

Soma'nın da Şırnak'ın da faili aynı

Şırnak'ta yeni iş imkanları yaratılmalı ve iş standartları düzenlenmelidir. Düzenli bir şekilde denetim yapılmalıdır. Taşeronlaşmanın önüne geçilmelidir. Koşullar iyileştirilmeden ölümlerin bitmesini beklemek ahmaklık olur.

Paylaş

Nebil SARIKAYA
Şırnak Üniversitesi


Yıllardır Şırnak ve Şırnak halkı sokak gösterileri, polis müdahalesi ve faili meçhul cinayetler ile anılıyor. Ama bu sefer ardı ardına gelen iş kazalarında ölen işçiler ile gündemde.
Türkiye'de henüz son zamanların en büyük iş katliamının acısı dinmemişken başka yaralar açıldı halkın yüreğinde. Acıların azaltılması gerekirken, acıya derman bulmak gerekirken yıllardır makam ve mevki peşinde koşan insanlardan acıyı hafifletecek hiçbir teşebbüs göremiyoruz. Aksine yaraya tuz serpiyorlar. Şırnak Valisi Hasan İpek kalıcı çözümler üreteceğine yani istihdamı sağlayacak iş olanaklarını teşvik edeceğine, olmuyorsa maden ocağındaki çalışma koşullarını iyileştireceğine madenleri kapatması, işçileri açlıktan ölüme mahkum etmektir.

BAŞKA İŞ İMKANI YOK

Doğayı tahrip etmesini bir yana bırakırsak madenlerin kapatılması işçilerin yararına değil zararınadır. Çünkü başka iş imkanı yok Şırnak'ta. Ya bu insanlar göç edip batıda mevsimlik işçi olarak çalışacaklar ya da yine maden sahiplerinin başka bir ölüm makinesi olan termik santrallerde çalışacaklar. Valinin madeni kapatması bir nevi termik santrale teşviktir.
Hükümetin ölümleri kader kelimesi ile meşrulaştırma çabası sürüyor. Şırnak'ta yaşanan ölümler karşısında ise sus pus oldu. Bu da hükümetin acizliğinin ve umursamazlığının göstergesidir.

ŞIRNAK KENDİ YASINI TUTUYOR

Şırnak'ta yaşanan iş kazaları ve ölümler ülke gündemini ne kadar ilgilendiriyor ve vatandaş ne kadar takip ediyor acaba? Bizleri derinden üzen şey bizim gösterdiğimiz hassasiyeti göremememizdir. Soma için kader diyen hükümet Şırnak'ı tamamen görmezden geliyor. Şırnak halkı aylardır düğün yapamıyor çünkü acıları her gün yenileniyor. Soma için günlerce yas tutan Şırnak, şimdi yalnız bir şekilde kendi yasını tutuyor. Çözüm süreci zedelenmesin diye eylem yapmaktan da çekiniyor. Maden işçileri ise sesini çıkarmak istemiyor yoksa tek iş imkanını da yitirecek.

Hükümetin yapabileceği çözümler arasında madenlerinin kapatılması olmamalı en azından şu anlık. Yeni iş imkanları yaratılmalı ve iş standartları düzenlenmelidir. Düzenli bir şekilde denetim yapılmalıdır. Taşeronlaşmanın önüne geçilmelidir. Özelleştirme bir çözüm değildir, tam tersine denetim yoksa ölümleri artırma kaynağıdır. Koşullar iyileştirilmeden ölümlerin bitmesini beklemek ahmaklık olur. Madende yitirdiklerimizi saygı ile anıyor, yeni ölümlerin olmaması için bir an önce gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyorum


DEVLET KAÇAK MADENLERİ GÖRMÜYOR!

Her gün geçen askeri araçların geçiş noktası üzerinde bulunan kaçak maden hiç mi şüphe çekmez? Roboski'de masum vatandaşı katleden ve terörist ibaresini yapıştıran TSK, geçiş güzergahının hemen yanındaki katliamı görmüyor. Bu büyük bir çelişkidir. Madenin kaçak olması bir şeyi değiştirmiyor aslında zira devletin elindekiler de aynı. Bareti, maskesi olmayan işçilerin bellerinden sarkıtılarak ocağa gönderilmesi işçileri diri diri mezara gömmektir. İşçiler bunun farkındalar ancak evde ekmek bekleyen evladına ekmek götürecek parayı kazanacak başka yer yok. Evladına ayakkabı alacak parası olmayınca çocuğuna mahçup olmamak için eve evladı yattıktan sonra giden babalar başka ne yapabilir ki?

ÖNCEKİ HABER

Grev bölünmüştür, AKP ölmüştür

SONRAKİ HABER

Kuru çaya yüzde 15 zam yapıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa