17 Eylül 2014 06:00

Para yoksa kardeşlik de yok

Avrupa ve dünyanın her yerinden turistler geliyor ülkemize. Başımızın üstünde tutuyoruz onları. Memnun etmek için adeta birbirimizle yarışıyoruz. Oysa dilleri ayrı, dinleri ayrı, kültürleri ayrı ama para olunca, döviz olunca bütün farklar kalkıyor ortadan... Ya Suriyeliler?

Paylaş

Cuma GÖKSU*

Avrupa ve dünyanın her yerinden turistler geliyor ülkemize. Başımızın üstünde tutuyoruz onları. Memnun etmek için adeta birbirimizle yarışıyoruz. Oysa dilleri ayrı, dinleri ayrı, kültürleri ayrı ama para olunca, döviz olunca bütün farklar kalkıyor ortadan. Para varsa hoşgörü var, kardeşlik var. Yılda bilmem kaç milyon turist geliyor ülkemize hiç şikayet yok. Neden? Çünkü döviz bırakıyorlar.
Ya SURİYELİLER? Gözümüzde dilenci, sırtımızda ağır bir yük, kazancımıza ortak olacaklar endişesi. İlk geldiklerinde paraları vardı, değerlilerdi. Çarşıda tabelalar bir anda Arapça yazılarla doldu. Para varsa yaşasın dillerin kardeşliği! Durumu fırsata çeviren ev sahipleri kömürlükleri temizleyip daire fiyatına verdiler. Normal daireleri hangi fiyata verdiklerini tahmin edin artık. Onlar canlarının derdindeler, pazarlık yapma şansları yok nasılsa.
Peki şimdi ne oldu da Suriyeliler istenmez oldu? Şimdi neden kötü oldular, düşman oldular? Çünkü para suyunu çekti ve kardeş Suriyeliler kalleş oldu birden. Vatan haini oldular, Osmanlıyı arkadan vuran oldular birden bire. Nerden nereye? Hani Müslüman Müslüman’ın kardeşi idi, hani onlar mazlumdu ve başımızın üstünde yerleri vardı? Demek para olmayınca kardeş kalleş oluyormuş.
Zengin ve parası olan Suriyeliler hâlâ kardeş ama. Belediye başkanımız Fatma Şahin söyledi ya, işi gücü, evi, parası olan Suriyelilerle sorun yok. İşsiz, parasız, evsiz olanları sürdüler Antep’ten. Para yoksa kardeşlik de yok.
Köle gibi çalıştırılan Suriyeli kardeşlerimizden kimsenin haberi yok. Çok düşük ücrete 12 saat köle gibi çalıştırılıyorlar. Resmi bir kayıt yok, oturumları yok. Ortada ne çalışma bakanlığı var ne hükümet. Bir de Antepli isçilerle karşı karşıya getiriyorlar. Bize işçi mi yok, Suriyeliler sizden ucuza çalışıyor diyerek, Suriyelileri ucuz iş gücü olarak kullanıyorlar. Onların çaresizliğinden böyle yararlanıyorlar. Bunları düşünmeyen işçiler, hükümetin sorumluluğunu, patronların fırsatçılığını görmek yerine, yoksulluğun faturasını Suriyelilere kesiyorlar. Sanki daha önce servet kazanıyorlarmış gibi. Ben bir işçi olarak onlardan gelen külfete razıyım. Suriyeliler ucuz çalışıyor diye onlara değil, gücümüz varsa onları köle gibi ucuz çalıştıran işverenlerin karşısına geçelim. Bu durumu fırsata çevirip hem Suriyelileri hem bizi bu yoksulluğa mahkum edenlere karşı mücadele edelim. Suriyeli ve Antepli demeden yoksulların ve işçilerin kardeşliği için mücadele edelim. Gerçek kardeşlik budur.

*Başpınar OSB’den bir tekstil işçisi, Antep

ÖNCEKİ HABER

Objektife yansıyan mülteciler

SONRAKİ HABER

Konut satışları yarı yarıya düştü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa