'Mazlum'un yüreklere düşürdüğü ateş tüm ülkeyi kasıp kavuran ateştir'

TMK mağduru çocuklar için birçok girişimde bulunan Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu, Dersim kırsalında yaşamını yitiren, aynı zamanda TMK mağduru olan HPG'li Mazlum Erenci'nin yaşamının, TMK mağduru çocukların yaşadıklarının boyutunun nereye varacağının görülmesi bakımından çok önemli olduğunu belirtti. Maz

Çağdaş Kaplan

'GENÇLER MAZLUM GİBİ TEPKİ VEREBİLİRLER'

Yıllardır TMK mağduru çocuklar için girişimlerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Doç. Dr. Psikolog Serdar Değirmencioğlu, Mazlum Erenci'nin yaşamını yitirmesi ile gündeme gelen TMK mağduru çocukların durumunu değerlendirdi. Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu, Erenci'nin yaşadıklarının TMK mağduru çocukların gözaltına alındıkları andan cezaevlerinde yaşadıkları ve 'korkunç' olarak nitelendirdiği muamelenin boyutunun nereye varabileceğini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. TMK mağduru çocukların hukuken çocuk da olsalar belirli meseleler noktasında fikir sahibi olan gençler olduğunu ifade eden Değirmencioğlu, karşılaştıkları ve yaşadıkları şeyler karşısında ise karşılaştıkları şeylerin ne olduğunu da bir çocuktan farklı olarak değerlendirdiklerini söyledi. "Bu gençlere eğer sen bunu yaptığın için ben sana çok kötü davranacağım derseniz, o gençleri düşündüklere şeye daha çok yönelecekleri bir tutuma itersiniz. Yaşananların ardından ben zaten niye burada duruyorum ki dedirtecek duruma getirirsiniz" diyen Değirmencioğlu, yaşadıkları karşısında gençlerin ve çocukların tıpkı Mazlum Erenci gibi tepki gösterebileceklerini söyledi. Erenci'nin tepkisini kişisel bir tepki olarak algılamamak gerektiğini ifade eden Değirmencioğlu, adı bilinmeyen birçok TMK mağduru çocuğun yaşadığı ve birçok insanın canını yakan bir durum olduğunu söyledi. Değirmencioğlu, "Ayrıca sadece TMK mağduru olup cezaevinde kalmanız da şart değil. Siz Diyarbakır sokaklarında bir genç bir çocuk da olabilirsiniz. Olan biteni gördükten sonra da insanlar tepkilerini tıpkı Mazlum gibi gösterebiliyorlar. Onun için Mazlum'un yaşadıklarından çok daha genele gidebiliriz. Ve bu genel şey maalesef çok uzun süredir yaşanmakta" diye konuştu.

'KAYBETTİKLERİNİ VERMEK ZORUNDAYIZ'

TMK mağduru çocuklarla ilgili yapılan yasal düzenlemenin ardından çözüm yaşandı diye bir sevinç yaşadıklarını belirten Değirmencioğlu, fakat kısa bir süre sonra TMK mağduru çocuklara yaşatılanların başka bir kisve altında sürdürüldüğünü gördüklerini söyledi. Türkiye'nin TMK mağduru çocuklara kaybettiklerini vermek zorunda olduğunu belirten Değirmencioğlu tekrar gündeme gelen TMK mağduru çocuklar hakkında tüm duyarlı kesimlerin tepki vermeleri gerektiğini söyledi. "Onları sokakta, okulda gördüğümüzde bizim çocuklarımız demek kolay geliyor insanlara ama onları ellerinde taş ya da farklı bir şey gördüğümüzde bizim çocuklarımız demek zor geliyor insanlara. Ama onlar bizim çocuklarımız" diyen Değirmencioğlu, adı bilinmeyen birçok TMK mağduru çocuk için de harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.

'TÜRKİYE'NİN SORUNU'

Polis ve asker baskısı ile bir halk hareketinin taleplerinin bastırılamayacağını kaydeden Değirmencioğlu, bu talepleri dile getirenlerin 8 yaşında olmasa bile hukuki anlamda çocuk olmaları durumunda da ellerindeki taşları fırlatmamaları için bu gerçeği görerek taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. TMK mağduru çocukların yaşadıklarının sadece çocukların değil, tüm Türkiye'nin sorunu olduğunu vurgulayan Değirmencioğu, TMK mağduru çocukların sorunlarına son vermenin tek yolunun ise barış olduğunu söyledi. Değirmencioğlu, "Mazlum yaşasaydı biz daha mutlu olacaktık. Mazlum'un yakınlarının bağrına ateş düştü. Aslında bu düşen ateş bütün ülkeyi yakıp kavuran, ister Mersin olsun ister İstanbul olsun ister Dersim olsun her yeri yakan bir mesele. Tek bir gencin meselesi değil Mazlum gibi birçok yaşıtının, birçok gencin hayatına mal olabilecek bir durum. Bunun barıştan başka bir çıkış yolu yoktur. Mazlum'un yaşamını yitirmesi bizi üzdü. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum" diye konuştu. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net