11 Eylül 2014 12:10

Lice'de Kürtçe okul gerginliği

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde köylülerce Kürtçe eğitim verilmek amacıyla yapılan okul, askerler tarafından yıkılmak istendi. Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi ise, yeni eğitim ve öğretim yılında okulları boykot edip, Kürtçe okullarını sahiplenme çağrısı yaptı.

Paylaş

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde köylülerce Kürtçe eğitim verilmek amacıyla yapılan okulu yıkmak için askerler tarafından operasyon başlatıldı. Yurttaşların karşı çıktığı yıkımda, yaşanan kısa süreli çatışmanın ardından askerler tamamen geri çekildi.

Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kararın ardından Kerwas (Yalaza) köyünde köylülerin kolektif emeğiyle yapılan Kürtçe okulu yıkmak için askeri operasyon başlatıldı. Alınan bilgilere göre, sabah saatlerinde içerisinde özel hareket timlerinin de bulunduğu yüzlerce asker, 30 zırhlı araçtan oluşan konvoyla köye doğru hareket etti. Köyü ablukaya alan askerlerin okulu yıkmasına karşı çıkan köylülerse askerin geçişini engellemek için köyün girişinde canlı kalkan oldu. Askerlerin yıkıma karşı çıkan yurttaşlara rağmen ilerlemesinin ardından çatışma çıktı. Yaklaşık 20 dakika boyunca devam eden çatışmada ölen ya da yaralanan olmazken askerler Ortaç (Menyas) köyüne çekildi.

Askerlerin geri çekilmesinin ardından yaklaşık 200'e yakın yurttaş okulun bulunduğu alanda bir araya gelerek, bekleyişe geçti. Yurttaşlar, "Canımızı veririz ama okulumuzu yıktırmayız" diyerek bekleyişlerini sürdürdü.

Askerlerin tamamen ayrılmasının ardından çevre köylerden gelen yurttaşlar da köylerine döndü. Akşam saatlerine doğru atmosferin normale döndüğü köyde yurttaşlar da günlük işleriyle uğraşmaya koyuldu.

Öğlen saatlerinden sonra askerler köy çevresinden tamamen çekilirken, sabah saatlerinde kimi noktalarda trafiğe kapatılan karayolları da ulaşıma açıldı. Ancak söz konusu kimi askeri noktalarda az da olsa askerlerin beklediği öğrenildi.

'YIKIM KARARI HUKUKSUZ'

Yıkım kararına ilişkin DİHA'nın görüştüğü Lice Belediyesi Eş Başkanı Harun Erkuş, okulun köye ait bir yapı olduğuna ve dolayısıyla mahkemece böylesi bir kararın alınamayacağına dikkat çekerek, kararın tamamen hukuksuz olduğuna vurgu yaptı. Erkuş, ilçe sınırları içerisinde olduğundan dolayı yıkım için söz sahibinin belediyede olduğunu söyledi. 

HALK; NÖBET EYLEMİNE BAŞLADI

Askerlerce sabah saatlerinde zırhlı araçlarla yıkıma yönelik yapılan operasyona halkın karşı çıkmasıyla birlikte askerler köyden çekilirken, halk okul için nöbet eylemine başladı. Çevre köylerden yıkım kararını duyan yurttaşlar köye gelirken, özellikle Diyarbakır güzergahından gelen yurttaşlar askeri kontrol noktalarından geçişlerine izin verilmiyor. Mermer Jandarma Karakolu, Kocaköy ilçe çıkışı ve Duru Jandarma Karakolu'nda askerlerce kurulan noktalarda geçişler, valilik talimatıyla yasaklandı. 

Eğitimin önümüzdeki günlerde başlayacağı okulu yıktırmamak için nöbet tutan yurttaşlar ise, okulu hiçbir şekilde yıktırmayacağını belirterek, çözümün Kürt dili üzerindeki engellerin kaldırılmasıyla gelişebileceğine vurgu yaptı. Nöbet eylemi tutan yurttaşlardan Recep Aslan isimli yurttaş, okulu kendi çocuklarının anadillerinde eğitim alabilmesi için inşa ettiklerini belirterek, diyalog ve müzakere sürecine işaret ederek, böylesi bir girişimin sürecin ruhuna ters olduğunu söyledi. Aslan, okulu "insanlık" için yaptıklarını belirterek, "Bizim de dilimiz var biz de insanız. Bir halkın varlığı diliyle olur. Dili yoksa o halkta yoktur" diyerek, anadilde eğitimin kendileri için vazgeçilmez olduğunu söyledi. (DİHA)


EĞİTİM SEN: KÜRTÇE OKULLARI SAHİPLENELİM

Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, anadilde eğitim ve okul boykotuna ilişkin İl Milli Eğitim Müdürlüğü basın açıklaması yaptı. Emekçiler sık sık "Bê ziman jiyan nabe" ve "Dilimiz onurumuzdur" sloganları attı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Diyarbakır Şube Eş Başkanı Yıldırım Arslan, her halkın kendi varlığını ve yaşamını dilleri ile sağladığını dile getirdi. Dil üzerindeki yasakları "Beyaz Kırım" ve soykırım olarak tanımlayan Arslan, bunun kültürel bir jenosit olduğunu dile getirdi. Bir halkın dilinin özgür olmadan kendisinin de özgür olamayacağını belirten Arslan, "Yıllarca bütün haklar üzerinde Türkleştirme politikası yürütüldü. Türkiye'de bulunan bütün renkler yasaklandı" dedi. Bütün Türkiye ve Anadolu halklarına çağrıda bulunan Arslan, Pomak, Gürcü, Asuri, Hemşin, Ermeni, Laz ve Süryanilerin insan değerlerine karşı yapılan haksızlığa karşı seslerini yükseltmesi gerektiğini belirtti. 

Aslan, konuşmasının sonunda devlet ve hükümet yetkililerine şu önerilerde bulundu: 

"*AKP hükümeti, Kürt halkının haklarına karşı saygılı davranmalı ve ellerinin çekmeli,

*AKP hükümeti tekçi politikalarından vazgeçip, kendini demokrasi bilinciyle yenilemeli,

*Kürtçe eğitim ve öğretim anayasal güvenceye alınmalı,

*Okullarda Kürtçe eğitim derslerinin önü açılıp, Eğitim Bakanlığı, sistemini buna göre değiştirmeli,

*Kürtçe eğitimin önünde ki bütün engellemer kaldırılıp, Kürtçe okullara yasaklar konmamalı,

*Kürtçe eğitim, anaokullarından üniversiteye kadar özgür bir şekilde kullanılmalı,

*Kürtlerin ulus olarak kabul edilip kolektif hakların belirlenmesi ve bir statüye kavuşturulması,

*Kürtlerin başta siyasi hakları olmak üzere bütün doğal hakları evrensel çerçevede çözülmesi,

*Çok dillilik, kültür ve dinler Türkiye'nin zenginliği olarak görülmesi,

*Avrupa da yaşayan Kürtlerin başlatmış olduğu 'Nehat Fêmkirin' kampanyası, bölgedeki bütün örgüt, kurum, siyasetçi ve belediye eşbaşkanları tarafından önemsenmeli,

*Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan öncülüğünde, 'Demokratik Kurtuluş, Özgür Yaşam' sloganı ile başlatılan çözün süreci, barışçıl bir şekilde çözüme kavuşturulmalı." 

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde köylülerce Kürtçe eğitim verilmek amacıyla yapılan okulu yıkmak için askerler tarafından yapılan operasyona tepki vermek amacıyla, İl Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesinde kısa süreli oturma eylemi yapıldı. (DİHA)

ÖNCEKİ HABER

Altın Portakal’ın heykeli yeniden tasarlandı

SONRAKİ HABER

İstanbul güne yağmurla başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa